7. Hukuk Dairesi 2023/3707 E. , 2024/2904 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/619 E., 2023/482 K. DAVA TARİHİ : 09.10.2017 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/343 E., 2019/389 K. Taraflar arasındaki komşuluk hukukundan kaynaklı el atmanın önlenmesi ve kal davası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın dava…
**7. Hukuk Dairesi 2023/3707 E. , 2024/2904 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/619 E., 2023/482 K. DAVA TARİHİ : 09.10.2017 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/343 E., 2019/389 K. Taraflar arasındaki komşuluk hukukundan kaynaklı el atmanın önlenmesi ve kal davası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ...'un 1619 ada 416 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaz üzerinde 2 katlı ... atölyesi ve teşhir salonu bulunduğunu, diğer müvekkillerinin 1615 ada 123 parsel sayılı taşınmazın malikleri olduğunu, taşınmaz üzerinde 4 katlı ... atölyesi, teşhir salonu ve ofisleri bulunduğunu, taşınmazların her gün yüzlerce tırın yükleme ve boşaltma yaptığı ... Kent diye bilinen bölgede olduğunu, müvekkillerinin işyerlerinin önündeki yolun tam ortasına davalı kurum tarafından 7x17 ebatlarında bir trafo inşaatı yapılmaya başlandığını ve trafo inşaatı için Belediye'den alınmış bir izin bulunmadığını, bu hususta verilmiş bir meclis kararı olmadığını, kaçak yapıldığını, ... Belediye Başkanlığının imar planında trafonun 1619 ada 416 parsel sayılı taşınmaza bitişik nizamda yapılması karar verilmesine rağmen, davalı kurumun 30.09.2017 tarihinde bu planı hiçe sayarak trafo inşaatına başladığını, trafo nedeniyle taşınmazların değerinde ve işlevselliğinde azalma olduğunu, trafondan çıkan kıvılcımın felakete yol açabileceğini, trafonun yer altına veya başka bir alana yapılabileceğini, sağlık açısından da zararlı olduğunu ileri sürerek, davalı tarafından yapılan trafo inşaatının kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, ... ... kaliteli trafo merkezlerine ihtiyaç duyulduğunu, trafonun 1619 ada içerisinde yer alan otopark kısmına yapılmasının planlandığını, davacıların itirazı üzerine Belediyeye teklifte bulunularak trafo merkezinin adanın üst kısmına kaydırılmasının istendiğini, Belediyenin imar planı tadilatı ile trafonun yerinin üst kısma kaydırıldığını, ... Belediye Başkanlığının 05.10.2017 tarihli Meclis Kararı ile dava açılmadan sorunun giderildiğini, yapının kaçak olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 18.07.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; dava konusu beton trafo köşklerinin enerji nakil hatlarının havadan değil yerden taşındığı, ... Yönetmeliğine uygun olduğu, 15.04.2019 tarihli Biyofizik bilirkişisi raporuna göre; muhtemel herhangi bir sağlık riski oluşturmayacağı, taşınmaz malikinin katlanma yükümlülüğü tamamen mülkiyetin içeriğinden doğduğu, Anayasanın 35 inci maddesine göre mülkiyet hakkının kamu yararına sınırlandırılabileceği ve mülkiyet hakkının toplum yararına aykırı kullanılamayacağı, dava konusu trafonun davacıların mülkiyet hakkına engel teşkil etmediği, trafonun sağlık riski oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ... Belediyesinin 05.10.2017 tarihli Meclis kararında teknik açıdan imkan verdiği ölçüde trafonun yer altında yapılması şartıyla denilmesine rağmen trafonun yer üstünde yapıldığını, Büyükşehir Belediye Meclis imar planı değişikliği içeren meclis kararı tarihinin 24.11.2017 olduğunu, ancak davalı kurumun inşaata 30.09.2017 tarihinde başladığını, dava konusu trafoda elektromanyetik alan ölçümü yapılmadığını, trafonun yapılabileceği alternatif taşınmazların olduğunu, 08.05.2018 tarihli raporda; 300 metre mesafede bulunan Belediyeye ait ... yapılabileceği, yükleme boşaltma işlerinde sorun yaşanabileceği, taşınmazların değerinde azalma olacağının belirtildiğini, trafonun can ve mal güvenliği için tehdit oluşturduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporları ile fotoğraflardan davaya konu elektrik trafosunun insan sağlığına herhangi bir zararının bulunmadığı, trafonun davacıların taşınmazlarına herhangi bir müdahalesinin olmadığı, trafonun her iki tarafından iki araçlık geçiş yolu bulunduğu, dolayısıyla komşuluk hukukuna herhangi bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, komşuluk hukukuna aykırılığın elatmanın önlenmesi ve kal suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. TMK'nın 683 üncü maddesindeki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir" hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. 2. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737 nci maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. 3. Yapma, kaçınma ve katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nın "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750 nci maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761 inci maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. 4. Taşınmaz malikinin katlanma yükümlülüğü tamamen mülkiyetin içeriğinden doğmaktadır. Mülkiyet geniş haklar, buna bağlı yetkilerin yanında, söz konusu ödevlerle birlikte bir bütündür. Anayasanın 35 inci maddesinde de mülkiyet hakkının kamu yararına sınırlandırılabileceği ve mülkiyet hakkının toplum yararına aykırı kullanılamayacağı öngörülmüştür. 5. Mahkemece yapılacak araştırmalarda somut olayın özelliği, komşu taşınmazların yerleri, nitelikleri, konumları, kullanma amaçları göz önünde tutularak, normal bir insanın hoşgörü ve tahammül sınırlarını aşan bir elatmanın bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Davacının sübjektif ve aşırı duyarlılığı ile değil, objektif her normal insanın duyarlılığına göre elatmaya katlanıp katlanamayacağı araştırılmalı; sonuçta katlanılabilir, hoşgörü sınırlarını aşan bir zarar veya elatmanın varlığı tespit edildiği takdirde mülkiyet hakkının taşkın olarak kullanıldığı sonucuna varılmalıdır. 6. Taşkın kullanma belirlendiği takdirde elatmanın tamamen ortadan kaldırılması veya tahammül sınırları içerisine çekilebilmesi için ne gibi önlemlerin alınması gerektiği bilirkişiler aracılığı ile tespit edilerek, tarafların yarar ve çıkar dengeleri de gözetilerek bunların en uygununa karar verilmelidir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.