T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1965 - 2025/2341 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1965 KARAR NO : 2025/2341 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 06/04/2023 NUMARASI : 2021/220 Esas, 2023/263 Karar DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... LİMAN İŞLETMECİL…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1965 - 2025/2341 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1965 KARAR NO : 2025/2341 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 06/04/2023 NUMARASI : 2021/220 Esas, 2023/263 Karar DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... LİMAN İŞLETMECİLİĞİ ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ : 27/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.04.2023 tarih ve 2021/220 Esas, 2023/263 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'a ait ... plakalı araç, müvekkili şirket ... Sigorta A.Ş nezdinde kasko sigortası sözleşmesi ile sigortalandığını, davalı ... ... Liman İşletmeciliği Anonim Şirketi sorumluluğunda bulunan ... Limanında dava dışı sigortalının maddi hasar gördüğü trafik kazası gerçekleştiğini, gerçekleşen kazada davalı tarafından gereken iş sağlığı ve güvenliği talimatlarına uyulmadığını, davalının kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olduğunu, gerekli iş güvenliğini ve önlemleri almadığını, ortaya çıkan maddi hasar sonucunda müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından dava dışı sigortalı ...'a kasko sigorta poliçesi kapsamında 59.500 TL ödeme yapıldığını, taraflarınca davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2020/8440 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça söz konusu bu icra takibine 04/01/2020 tarihli dilekçe ile haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğunu ve itiraz sonucu icra takibi durdurulduğunu, davalının yapmış olduğu itiraz haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan dolayı davalının yapmış olduğu itirazların iptali gerektiğini, bu sebeplerle mahkeme nezdinde itirazın iptalini talep ettiğini, söz konusu dava açılmadan önce dava şartı olan arabuluculuk bürosuna başvuru yapıldığını, görüşmeler neticesinde anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, alınacak sebeplerle, fazlaya dair her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla açmış oldukları davanın kabulünü, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2020/8440 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamını, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin deliller kısmında yer alan hiç bir evrak taraflarına tebliğ edilmediğini, zamanaşımı itirazları olduğunu, söz konusu kazada müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, 07/07/2020 tarihinde ... Limanı'nda B-10 olarak adlandırılan bölgede müvekkili şirkete ait ... numaralı araç B-10 bölgesinden B-9 bölgesine doğru 20km/saat hız ile kendi şeridinde seyir halinde iken, dava dışı ...'a ait ... idaresindeki ... plakalı araç, müvekkili şirkete ait aracın arka sol bölgesine doğru tedbirsiz biçimde manevra yaptığını ve müvekkili şirkete ait aracın arka sol dorse kısmına çarptığını, bu kaza neticesinde davacının sigortalısına ait aracın sağ ön kısmında da hasar meydana geldiğini, kazaya ilişkin fotoğraflardan açıkça görüleceği üzere kazanın meydana gelişinde müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının sigortalısına ait araç şoförünün hatalı manevrası sonucu iş bu kaza meydana geldiğini ve müvekkili şirkete ait aracın sol arka dorse kısmında hasar oluştuğunu, her ne kadar davacı, dava dilekçesinde müvekkilin gerekli iş sağlığı ve güvenliği talimatlarına uymadığını iddia etse de, bu iddia gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket, işletmekte olduğu ... Limanı içerisinde alınması gereken tüm tedbirleri aldığını, söz konusu kaza davacının sigortalısına ait araç şoförünün kendi tedbirsizliği ve yapmış olduğu hatalı manevra sonucu meydana geldiğini, kendi şeridinde Liman içerisinde geçerli hız sınırları çerçevesinde seyir halinde giden müvekkili şirkete ait araca çarptığını ve iş bu kazanın oluşmasına sebebiyet verdiğini, liman sahasında hizmet veren konteyner taşıma iş makinesi liman sahası içerisinde konteyner taşıma işi gördüğünü, davacı sigorta firması tarafından sigortalanan araç sürücüsü dikkatsiz, tedbirsiz ve hızlı araç kullanması neticesinde müvekkili şirkete ait araca çarptığını, davacının sigortalısına ait araç şoförünün, B-10 olarak adlandırılan operasyon sahasında uyması gereken hız kurallarına uymadığını ve yapmaması gereken bir manevra sonucunda iş bu kazaya sebebiyet verdiğini, arz olunan nedenlerle davanın reddini, haksız takibi ve davası nedeniyle davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut bulunan hasar dosyası, tutanak vs ile davalının kusurlu olduğu sabit iken bunun aksine hazırlanmış olan bilirkişi raporunun esas alınarak hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu, gerçekleşen olayda tutulan söz konusu tutanak gereğince davalının kusurlu ve müvekkiline karşı sorumlu olduğunun sabit olduğunu, olay tarihinden çok sonra yapılan keşfi de kabul etmediklerini ayrıca yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalının maliki olduğu ... (söz konusu terbergin davalıya ait olduğu davalının cevap dilekçesi ile sabit olup davalı aracın kendisine ait olduğunu kabul etmiştir.) araç sürücüsünün kusurlu olduğu tespit edilmiş ancak davalının bu kusur sebebiyle sorumlu olmadığını belirtilerek hukuka aykırı bir tespit yoluna gidilmiş olduğunu, söz konusu raporda ki kusur oranlarını kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla davalının maliki olduğu araç sürücüsüne kusur atfedildiği için davalının TBK hükümleri gereğince de müvekkiline karşı sorumluluğunun söz konusu olacağını, bu açıdan da davalının müvekkiline karşı sorumlu olduğunun Yargıtay tarafından kabul gördüğünü, hukuki değerlendirme konusunda takdirin mahkemeye ait olup, somut uyuşmazlıkta hangi kanunun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı eş deyişle hangi kanun hükümleri gereğince davalının sorumlu olup olmayacağı konusunda görevin mahkemeye ait olduğunu, davalının gerek sorumluluklarını yerine getirmemesi gerek kendisine ait olan işlettiği ve çalışanın kullandırdığı araçta adama çalıştıran sebebiyle gerekse de mevzuatın diğer hükümleri gereğince müvekkiline karşı sorumlu olup hangi gerekçeler ile davalının sorumluluğu yoluna gidileceği konusunda hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu, böyle olunca yerel mahkemece bu hususlar göz önüne alınmaksızın değerlendirme yapılması ve davanın reddi yoluna gidilmesinin kabul edilebilir olmadığını beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında zarar görene ödenen bedelin, rücuen iadesi talebine dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; İlk derece mahkemesince 07/02/2022 tarihli keşif sonucunda yapılan gözlemde olay yerinin liman B sahasında olduğu, araçların tek yön olarak seyrettiği, tek yön tabelasının bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemesince 3'lü bilirkişi heyetinden alınan 26/02/2020 tarihli raporda; Liman içerisinde B-10 bölgesinde trafik akımının Doğu istikametinden Batı istikametine, Batı istikametinden Doğu istikametine, Kuzey istikametinden Güney istikametine, Güney istikametinden Kuzey istikametine doğru karşılıklı olduğu kesişen kavşakta sağa veya sola doğru manevra yapılmasının yasak olduğunun beyan edilmiş olduğu, anılan B-10 bölgesinin dört yönlü bir kavşak olduğu zemininin beton olduğu yer işaret çizgilerinin ve sağa sola dönüşlerin yasak olduğuna dair levhalarının olmadığı, park yasak levhasının olmadığı boş veya dolu konteynırların indirilip yüklenmesiyle alakalı bölgelerin yoldan ayrıldığına dair yer çizgilerinin ve dikey bilgi işaret levhalarının olmadığı kavşakta bir adet yön levhası ve bir adet deniz veya nehir kıyısında biten yol ve yön levhasının olduğu görülmüş olup ilgili kurumun B-10 bölgesinde yolu kullanan araç sürücülerinin daha güvenli bir şekilde araçlarını kullanması için gerekli olan trafik bilgi yer ve dikey işaretlerini yapmadığı bu kazanın oluşumunda % 60 oranında kusurlu olduğu, kazanın meydana geldiği yerin ... liman işletmesi içerisinde B-10 bölgesinde meydana geldiği, kaza anında havanın açık zeminin kuru ve betan, trafik görüşünün açık olduğu yolun düz ve eğimsiz olduğu her iki araca ait fren ve sürtünme izine rastlanmamış olduğu, sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı Tedberg aracıyla 11 nolu rıhtımdan kantar istikametine doğru seyir halindeyken B-10 Bölgesine geldiği anda almış olduğu trafik eğitimi ve kullanmış olduğu arıcın büyüklüğünü göz önünde bulundurmadan dikkatsiz ve tedbirsizce hareket ederek gerekli olan özeni göstermeyerek bu kazanın oluşumunda % 20 oranında kusurlu olduğu, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkuyla B-10 Bölgesinde park halinde veya sağa doğru manevra yapmak istediği anda almış olduğu trafik eğitimi ve kullanmış olduğu aracın büyüklüğünü göz önünde bulundurmadan dikkatsiz ve tedbirsizce hareket ederek gerekli olan özeni göstermeyerek bu kazanın oluşumunda % 20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Yapılan itirazlar üzerine tanzim edilen 13/10/2022 tarihli ek raporda; sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkuyla B-10 Bölgesinde park halinde veya sağa doğru manevra yapmak istediği anda almış olduğu trafik eğitimi ve kullanmış olduğu arıcın büyüklüğünü göz önünde bulundurmadan dikkatsiz ve tedbirsizce hareket ederek gerekli olan özeni göstermeyerek manevraları düzenleyen genel kurallara uymadan hareket ederek bu kazanın oluşumunda % 80 oranında kusurlu olduğu, sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı Tedberg aracıyla 11 nolu rıhtımdan kantar istikametine doğru seyir halindeyken B-10 Bölgesine geldiği kazaya karıştığı araçların almış olduğu hasar bölgeleri incelendiğinde kazanın oluşumunda kural ihlalinin olmadığı, Liman içerisinde B-10 bölgesinde trafik akımının Doğu istikametinden Batı istikametine, Batı istikametinden Doğu istikametine, Kuzey istikametinden Güney istikametine, Güney istikametinden Kuzey istikametine doğru karşılıklı olduğu kesişen kavşakta sağa veya sola doğru manevra yapılmasının yasak olduğunu beyan etmiş olduğu, anılan B-10 bölgesinin dört yönlü bir kavşak olduğu zemininin beton olduğu yer işaret çizgilerinin ve sağa sola dönüşlerin yasak olduğuna dair levhalarının olmadığı, park yasak levhasının olmadığı boş veya dolu konteynırların indirilip yüklenmesiyle alakalı bölgelerin yoldan ayrıldığına dair yer çizgilerinin ve dikey bilgi işaret levhalarının olmadığı kavşakta bir adet yön levhası ve bir adet deniz veya nehir kıyısında biten yol ve yön levhasının olduğu görülmüş olup ilgili kurumun B-10 bölgesinde yolu kullanan araç sürücülerinin daha güvenli bir şekilde araçlarını kullanması için gerekli olan trafik bilgi yer ve dikey işaretlerini yapmadığı bu kazanın oluşumunda % 20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Yapılan itirazlar üzerine ve kök rapor ile ek rapor arasındaki çelişki sebebiyle önceki bilirkişi heyetinden farklı 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 05/02/2023 tarihli raporda; dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan yarı römork aracıyla, ... ... Liman İşletmeciliği içi, B-10 sahasının bulunduğu kavşaktan sağa doğru manevraya başlamadan önce, Manevralara dair kuralları düzenleyen Karayolları Trafik Kanunun 67. ve bağlı Yönetmeliğin 137. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, karayolunu kullananlar için tehlike ve engel yaratmaması için İşaret vermeden önce, iç ve dış aynalardan ve gerekli hallerde başını çevirip bakmak suretiyle ön, arka ve yanlardaki trafik durumu kontrol etmesi, niyetini önceden ve uygun bir zamanda ve mesafede dönüş ışıklarını yakarak veya kol işareti ile açık ve yeterli bir şekilde belirterek işaret vermesi, işaretini manevra süresince devam ettirtmesi, görüşüne açık alanda emniyetle sağlanamıyor ise, tehlikesizce hareket edebilmesi ve uyarılması için bir gözcü bulundurması gerekirken, bu kurallara riayet etmemesi, yol ve trafik durumunu, aracın boyutunu, manevra kabiliyetini, manevra alanının fiziki durumunu dikkate almaması, manevra sırasında ön, arka ve yanlardaki trafiği kontrol etmemesi, kendisine göre geçiş önceliği bulunan ... Terberg aracının geçişini beklememesi, manevra sırasında bir gözcü bulundurmayarak; karayolunu kullananlar için tehlike ve engel yaratacak şekilde davranışta bulunması sonucu çekicinin sağ ön kısmını, kavşaktan doğru giden (batıdan doğuya) 14 metre uzunluğundaki terberg aracının dorsesinin arka kısmına çarpması şeklindeki davranışı; kazanın oluşumuna asıl sebebiyet verdiğinden meydana gelen kazada %80 oranında kusurlu olduğu, sevk ve idaresinde bulunan ... nolu Terberg aracıyla, Liman sahası içerisinden 11 nolu Rıhtım bölgesinden kantar istikametine (batıdan doğuya) seyir ederken olay mahalline yaklaştığında, kendisi gibi başkalarının da kavşağı kullanabileceği öngörüsüyle hareket ederek aracının hızını mahal şartlarına göre ayarlaması ve dikkatli olması gerekmekte olup, araçların çarpışma yeri ve kaza sonucu durduğu noktalar dikkate alındığında, sürücü ... batıdan doğuya 14 metre uzunluğundaki terberg aracıyla seyir ederken, olay mahalli B-10 bölgesi kontrolsüz kavşağa geldiğinde, gidiş istikametine göre yolun solundan sağa doğru manevra yaptığını gördüğü ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork araca çarpmamak için yeterli mesafe, zaman ve alan bulunmasına rağmen, korna, fren ve direksiyon tedbirine başvurmaması, kavşaktan geçiş kurallarına riayet etmemesi, seyir hızıyla kavşağı geçmek istemesi, çarpışma yerinin 15 metre ilerisinde durabilmesi durumu dikkate alındığında, meydana gelen kazada % 20 oranında kusurlu olduğu, trafik kazasının meydana geldiği yolun limana giriş çıkış yapan ve limanda çalışan araçlarca kullanılması, kazanın yol sorunu ve işaretleme eksikliğinden kaynaklanmaması, çekici aracının bulunduğu yerden sağa doğru manevra yaptığı esnada ön kısmının, doğru giden uzun aracın dorsesinin sol arka kısmına çarpması şeklinde kazanın meydana gelmesi, olay mahalli kavşağı kullanan tüm araç sürücülerinin Karayolları Trafik Kanunun 57. maddesinde belirtilen kavşaktan geçiş kurallarına riayet etme zorunluluğunun bulunması nedeniyle, davalı İdare ... ... Liman İşletmesi A.Ş.nin herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Görüldüğü üzere alınan bilirkişi raporları arasında kusur oranlarının belirlenmesinde çelişkinin bulunduğu görülmekle mahkemece bu çelişki giderilmeksizin alınan son raporun hükme esas alınması hatalı görülmüş; mahkemece dosyada bulunan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın İTÜ Makine Mühendisliği veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi heyetine tevdii edilerek dosyadaki kusur raporları arasında yer alan çelişkinin giderilmesi, tarafların kusur durumlarının yeni bir çelişki oluşturulmaksızın oransal olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. Buna göre mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacı ile yeniden kusur raporu alınmadan karar verildiğinden, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bu nedenle HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kabulüyle, alınacak bilirkişi raporu ile kusur oranları arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi amacıyla kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Tüm bu sebeplere göre yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.04.2023 tarih ve 2021/220 Esas, 2023/263 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince harç iade ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 27.10.2025 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır