T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/974 - 2026/1553 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/974 KARAR NO : 2026/1553 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :... NUMARASI :... Esas, ... Karar DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Sigorta…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/974 - 2026/1553 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/974 KARAR NO : 2026/1553 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :... NUMARASI :... Esas, ... Karar DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 12/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ..., ... tarihinde, ... sevk ve idaresindeki davalı şirketçe sigortalanmış ... Poliçe Numaralı ... plakalı çekici ile ... plakalı yarırömork aracın, arıza şeridinde park halinde dururken kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve ... plakalı yarırömork aracın sol arka kısmına çarpması sonucunda hayatını kaybettiği, müteveffa geride bakmakla yükümlü olduğu murislerin; ..., ... ve ... olduğu, konu ile ilgili başlatılan soruşturmada bilirkişi raporları hazırlandığı, davalı şirketçe sigortalanmış araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu tespit edildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesi ...Esas, ... Karar ... Tarihli kararında ...'nın kusurlu olduğunun tespiti ile hakkında hapis cezasına hükmedildiği, davacıların, muris ...'ün vefatından sonra desteğinden mahrum kalmış ve maddi zorluklar çektiği, davacılar, sigorta poliçesindeki teminat kapsamında davalı şirketten destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu, sigorta şirketi talebine cevap vermediği, herhangi bir tazminat ödemesinde bulunmadığı, mahkememizce sigorta şirketinden hasar dosyasının celbi talep edildiği takdirde ayrıntılı dosya içeriğinin görüleceği, davalı sigorta şirketine başvuru da ısrarlı uzlaşı taleplerine rağmen davalı şirketçe yaklaşık bir yıl, uyuşmazlık konusunun esası ile ilgili olmayan eksiklerin giderilmesi bahanesi ile taleplerinin sürüncemede bırakılmış nihayetinde başvurunun olumsuz sonuçlandığı, ... Arabuluculuk Bürosuna yaptığı başvuruda davalı şirketçe yine anlaşmaya varılamadığı, haksız eylem sonucunda vefat eden kişinin geride kalan mirasçıları, vefat edenin desteğinden mahrum kalacaklarından, destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanacak oldukları, davacıların destekten yoksun kalma tazminat haklarını tazmini için diğer bütün yasal girişimlerinin sonuçsuz kaldığı, iş bu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber tahsiline, yargılama giderleri ve yargılama masraflarının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, usulden ret sebebi şu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile davacı ... için 300.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ... tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile belirtilen miktarda davacılara verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kazanın iş kazası olduğunu, SGK tarafından rücuya tabi bir gelirin bağlanıp bağlanmadığı hususunun tam olarak netlik kazanmadığını, hukuka aykırı bir şekilde avans faiz değerlendirilmesi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, tazminat hesaplaması yapılırken davacının anne ve babasının hayatta olup olmadığı, dava dışı desteklerinin bulunup bulunmadığı yönünde bir araştırma yapılmadığını ve bu yönüyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini aksi halde TRH tablosu %1.8 teknik faiz dikkate alınarak ek bilirkişi raporu alınmasını, %0 teknik faiz ile hesaplama yapılmasını kabul etmediklerini, mahkemece karar verilirken müterafik kusur incelemesi yapılmadığını belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazasına dayalı maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karar Davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin kazanın iş kazası olduğuna yönelik istinafının incelenmesinde: Davalı vekili dava konusu kazanın iş kazası olup SGK'ya yazı yazılarak davacılara psd'ye tabi gelir bağlanıp bağlanmadığı tespit edilmesi gerektiği, haksız eylem sonucu yaralanma ve ölüm sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesi gerektiğini savunmuşsa da; SGK il Müdürlüğünün ... tarihli cevabi yazıyla; hak sahipleri tarafından iş kazası ölüm geliri talebinin olmadığı ve hak sahiplerine herhangi bir gelir ve ücret bağlanmadığının bildirildiği, davalı şirketin kazaya neden olan aracın trafik sigortacısı olarak davacıların zararından sorumlu olduğu anlaşılmış olup davalı vekilinin bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir. Somut olayda; mahkemece alınan ATK kusur raporunda; "Müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki çekici ve bağlı römorku banket üzerine park ettiği sırada karıştığı kazada hatalı tutum veya davranışı bulunmadığı anlaşılmakla kazada atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır." şeklinde görüş bildirilmiş olup müteveffanın kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı gibi müterafik kusur teşkil edecek bir eyleminin de bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin faiz türüne yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Davacıların desteğinin kullandığı aracın ve sigortalı aracın tır ve çekici olduğu, her iki aracın da ticari araç niteliğinde olduğu anlaşılmakla mahkemece ticari faize hükmedilmiş olması yerindedir. Aktüerya hesabına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Hükme esas alınan aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin ... Esas-Karar sayılı ... günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin ... sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı, davacıların desteği için asgari ücret esas alındığı anlaşılmakla davalı vekilinin aktüerya raporuna yönelik istinafı yerinde bulunmamıştır. Ancak hükme esas alınan aktüerya raporunda müteveffanın sağ olan anne ve babası için pay ayrılmadığı görülmüştür. Destekten yoksun kalma zararının hesabından destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Ölenin parasal veya bedensel destekliğinin derecesi ile bundan yoksun kalanların tazminat isteklerinin ölçüsü ya da hesaplama yöntemi konusunda hakim takdir hakkını kullanarak yardım miktarını belirleyebilir. Bu belirlemede destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar göz önünde bulundurulacaktır. Buna göre gelirin tamamının yardım görenlere tahsis olunmuş varsayılamayacağı, ölenin gelirinden bir bölümünün kendisine ayıracağı, bu tahsisten vazgeçilemeyeceği ve bu suretle yardımın geliri yutmaması ilkesi dikkate alınmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumlarda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde bulundurulması gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... E, ... K, ... E, ... sayılı kararı ve benzer kararları) Bu kapsamda Dairemizce alınan ... tarihli aktüerya raporunda; davacı eş ...'ün destek alacağı 1.535.860,95 TL, davacı çocuk ...'ün destek alacağı 80.368,37 TL, davacı çocuk ...'ün destek alacağı 160.757,63 TL, desteğin dava dışı annesinin destek alacağı 320.685,46 TL ve dava dışı babasının destek alacağı 233.490,77 TL (toplam 2.331.163,17 TL) olarak hesaplanmış, poliçe limiti 410.000 TL'ye göre yapılan garame hesabı neticesinde; davacı eş ...'ün destek alacağı 270.123,94 TL, davacı çocuk ...'ün destek alacağı 14.135,02 TL ve davacı çocuk ...'ün destek alacağı 28.273,71 TL olarak belirlenmiş olup davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Davalı vekilinin istinafı yerindedir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; -Davacı ... için 270.123,94 TL, davacı ... için 14.135,02 TL, davacı ... için 28.273,71 TL destekten yoksun kalma tazminatının, ... tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 4-a-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21.349,11-TL karar harcından, peşin yatırılan 145,16-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.203,95-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince ... günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine, d-)Davacılar tarafından yatırılan 145,16-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 5-6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi uyarınca arabuluculuk aşamasında Devlet tarafından sarf edilen 1.360,00-TL arabulucu ücretinin kabul ve ret oranları göz önünde bulundurularak 1.089,86-TL'nin davalıdan, geri kalan 270,15-TL'nin ise davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Suç üstü ödeneğinden ödenmesine karar verilen 2.420,50-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları göz önünde bulundurularak 1.939,71-TL'sinin davalıdan, geri kalan 480,80-TL'nin ise davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 14.137,02 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 28.273,71 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Reddedilen kısım yönünden davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 11-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine, İstinaf giderleri açısından; 12-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 13-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 14-Davalı tarafından yapılan 522,00-TL dosya gönderim ücreti ve 7.500,00-TL aktüerya bilirkişi rapor ücreti olmak üzere toplam 8.022,00-TL'nin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.12.05.2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.