11. Hukuk Dairesi 2023/3257 E. , 2024/5284 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1097 Esas, 2023/520 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/97 E., 2018/37 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve marka hükümsüzlüğü asıl ve birleşen davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve ikinci birleşen davanın reddine ilk birleşen dav…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3257 E. , 2024/5284 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1097 Esas, 2023/520 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/97 E., 2018/37 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve marka hükümsüzlüğü asıl ve birleşen davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve ikinci birleşen davanın reddine ilk birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davacı vekili tarafından asıl dava bakımından, birleşen ilk davada davalı ikinci davada davalı vekili tarafından birleşen davalar bakımından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen ilk davada davacı tarafça asıl ve birleşen ilk davaya ilişkin, birleşen ilk davada davalı ikinci davada davacı tarafça birleşen davalar bakımından temyiz edilmekle; asıl ve birleşen ilk davada davacı vekilinin birleşen ilk davaya ilişkin istinaf isteminde bulunmadığı, bu durumda temyiz isteminde de bulunamayacağından birleşen ilk davada davacı vekilinin anılan birleşen dosyaya ilişkin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Asıl davada davacı vekilinin asıl davaya ilişkin karşı tarafın ise birleşen davalara ilişkin usulüne uygun temyiz dilekçelerinin kabulü ile Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin Park Avenue markasını 37. sınıf içinde yer alan tüm hizmetler için tescil ettirildiğini, davalı tarafın kötü niyetli olarak müvekkilinin tescilinden sonra YDA Park Avenue, Park Avenue ve The Park Avenue ibarelerini tescil ettirdiğini, markalar arasında iltibas riski bulunduğu gibi tecavüzün de meydana geldiğini, davalının tescil sınıfları dışında müvekkili markasına yanaşarak kullanım gerçekleştirdiğini ileri sürerek 2013/67402, 2013/67403 ve 2013/67409 sayılı davalı markalarının hükümsüzlüğüne, davalının markaya tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, müvekkiline ait tescilli markaların kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, tüm görsel ve yazılı medya ile sosyal medya ve diğer reklam mecralarında yer alan reklamlarının durdurulmasına, masrafı davalıdan alınarak hükmün tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde ilanına, şimdilik 10.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 21.12.2017 tarihli ıslah dilekçesinde, 10.000,00 TL olarak talep etmiş olduğu maddi tazminat talebinin 1.617.362,72 TL olarak ıslah ettiğini maddi tazminatın bu miktar üzerinden değerlendirilerek davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili ilk birleşen dava dilekçesinde; davalı şirketin kötü niyetli tescilini gerçekleştirdiğini, YDA Park Avenue markasının müvekkili şirketin tescilli olan Park Avenue markası ile iltibas yarattığından benzerlik taşıdığını ileri sürerek 2013/67403 YDA Park Avenue markasının tescilinin hükümsüzlüğünün tespiti ile tescilin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 3.İkinci birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin YDA Park Avenue markasını 19 ve 37. mal ve hizmet sınıflarında geçerli olmak üzere başvuruda bulunduğunu, bu başvurunun itiraza uğramadan 2013/67403 sayı ile tescil edildiğini, davalı tarafın ise PARK AVENUE markasını 37. sınıfta geçerli olmak üzere kötü niyetli olarak tescil ettirdiklerini, park ve avenue kelimelerinin 37. sınıfta düzenlenen inşaat hizmetleri yönünden herhangi bir ayırt ediciliğe haiz olmadığını, söz konusu sınıfta benzer birçok ibarenin tescil edildiğini ileri sürerek 2011/62655 sayı ile tescilli PARK AVENUE markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; 2013/67403 sayılı YDA PRAK AVENUE markasının 02.08.2013 tarihinde 19 ve 37. sınıfta, 2013/67409 sayılı PARK AVENUE markasının 02.08.2013 tarihinde 19 ve 37. sınıflarda ve 2013/67402 sayılı THE PARK AVENUE markasının 02.08.2013 tarihinde 19 ve 37. sınıfta müvekkili adına tescil edildiğini, AVENUE kelimesinin Türkçe karşılığının cadde, yol, bulvar, ağaçlı yol, iki yanı ağaçlı yol olduğunu ve anonim özellik gösterdiğini, müvekkilinin markası incelendiğinden ayırt edici unsurun AVENEU değil YDA olduğunu, davacının PARK AVENUE markasını henüz kullanmadığı, projelendirilmediği, nereye yapılacağının belirlenmediği, tanıtımlarının yapılmadığı ve bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla davacının marka hakkından doğan haklarının kullanımı sayılabilecek hiçbir fiil gerçekleştirmediği halde müvekkilinden marka hakkına tecavüz, maddi manevi tazminat talep etmesinin kötü niyet teşkil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.İkinci birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin PARK ve AVENUE sözcüklerini birleştirmek suretiyle ayırt edici niteliğe sahip olan PARK AVENUE markasını tüketici nezdinde tanıttığını, müvekkili tarafından davacı .... müvekkilinin marka hakkına karşı yaptığı tecavüz nedeniyle açılan davada müvekkilinin markasına tecavüzün bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiğini, müvekkilinin markasının iptaline yönelik bu davanın zaman aşımına uğradığını, davacının birleştirme talebinin kötü niyetli olduğunu, bu dava ile müvekkilinin tecavüz davasının karara çıkartılmasını engellemek istediğini, müvekkilinin PARK AVENUE markasının ayırt edici ve özgür niteliğe sahip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; ıslah olunan değere ilişkin zamanaşımı yönünden yapılan itirazın söz konusu marka tecavüz davaların aynı zamanda ceza davasına konu olup, zamanaşımı süresi 8 yıl olduğundan bu yöndeki itirazın reddine, asıl davada davalılara ait 2013/67402, 2013/67403, 2013/67409 sayılı markalara yönelik hükümsüzlük taleplerinin söz konusu markalar asıl dava tarihi itibariyle tescilli olmadığında reddine, markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve yan istemler açısından davacı tarafın dava konusu yaptığı park aveneu markasına yönelik davalı tarafın YDA park avenue markasının dava açılmadan öncede tescil müracaatı yapıldığı davadan sonra tescil edildiği, tescilli markanın hükümsüz sayılıncaya kadar korunmaya haiz olduğu, davalı taraf kullanımlarının kendi tescilli markası kapsamında olduğu gerekçesiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönündeki tüm taleplerin reddine, ilk birleşen dava bakımından; davacı tarafa ait park avenue markası ile davalıya ait 2013/67403 sayılı yda park avenue markasının benzer nitelikte olduğu, davalı tarafın akvaryum kumları emtiası dışındaki sınıf ve emtialar yönünden de benzer bulunduğu gerekçesiyle birleşen ilk davanın kısmen kabulüne, davalıya ait 2013/67403 yda park aveneu markasının akvaryum kumları emtiası dışındaki mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, birleşen ikinci dava bakımından; söz konusu ibarelerin ticaret alanında herkesin kullandığı bir ibare olmadığı gibi, cins, vasıf belirten bir anlamıda tescilli sınıf yönünden söz konusu olmadığından davacı tarafa ait PARK AVENUE ibaresi tescil edilidiği sınıf yönünden mutlak tescil engeli barındırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili birleşen davalara ilişkin verdiği istinaf dilekçesinde özetle; birleşen ilk dosyaya ilişkin YDA Park Avenue markasında asıl unsurun YDA olduğunu, şirketin kurucusunun baş harflerini ihtiva ettiğini, tali unsurların ise herkesin kullanımına açık tanımlayıcı ibareler olduğunu, birleşen ikinci dosyaya ilişkin Manhattan'daki park avenue caddesine atıf olarak bu ibarelerin kullanıldığını, projelerinin hep ana arterler üzerinde bulunduğunu, bu ibarenin herkesin kullanıma açık olduğunu davalı markasının ayırt ediciliğinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Asıl davada davacı vekili asıl davaya ilişkin verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu davalı markalarının dava tarihinde tescilli olmadığını, yerel mahkemece davalı markalarına YDA unsurunun yeterli ayırt edicilik sağlamadığına ilişkin gerekçe kurulduğunu, reklam tarihlerine göre de davalının müvekkilinin markasını kullandığını, bilirkişilerin tazminat oranını yanlış hesapladığını beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davadaki hükümsüzlük talebinin süreden reddine ilişkin kararın taraflarca istinaf edilmediği, şekli anlamda kesinleştiği, birleşen ilk davaya ilişkin derdestlik dava şartının sonradan tamamlandığı, istinaf aşamasında bu dava şartı noksanlığının dikkate alınmasında tarafların hukuki yararının bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen ilk davada davalı ikinci birleşen davada davacı vekili ile karşı taraf vekili katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili birleşen davalara ilişkin verdiği temyiz dilekçesinde isitnaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Asıl davada davacı vekili asıl davaya ilişkin verdiği temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarına ek olarak anılan ibarelere kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırdıklarını, davalının kötü niyetli olduğunu, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar marka hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüzün tespiti ile yan istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 7, 8, 35, 42 ve 61 inci maddeleri. 3. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; A.Birleşen ilk davada davacı vekilinin birleşen ilk davaya ilişkin temyiz isteminin REDDİNE, B.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.