11. Hukuk Dairesi 2011/5208 E. , 2013/6570 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.02.2011 tarih ve 2008/659-2011/64 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
**11. Hukuk Dairesi 2011/5208 E. , 2013/6570 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.02.2011 tarih ve 2008/659-2011/64 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin sekiz ortaklı bir limited şirket olduğunu, ana sözleşmesinde süresinin ortakların oybirliğiyle uzatılabileceği düzenlemesinin bulunduğunu, şirketin ana sözleşmede belirtilen süresinin bitimi üzerine ve faaliyetinin devam ediyor olması nedeniyle şirket süresini uzatmak için karar alındığını, ancak davalı ...'nun imzası olmadığından bahisle kararın ticaret sicil müdürlüğünde ilan edilmediğini, faaliyetini sürdürmeye kararlı olan ortakların şirketin nev'ini değiştirme kararı aldıklarını, ancak davalının bu karara da muhalif kaldığını ve ticaret sicil memurluğunun bu dönüşüm talebini de davalı ...'nun imzası bulunmaması nedeniyle kabul etmediğini, davalının bu hal ve davranışlarıyla % 90 hisse sahibi olan diğer yedi ortağın ticari yaşamını engelleyip kaos yaratma yolunu seçtiğini, bu amaçla şirketin tasfiyesi amacıyla tasfiye memuru atanması talepli dava açtığını ileri sürerek, faal olan şirketin ticari yaşamını engelleme gayesinde olan davalının bu sebeplerle ...'nın 551/3'üncü maddesi hükmü uyarınca ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, şirket ana sözleşmesinin 6. maddesi hükmünce şirket müddetinin ortaklar kurulunun ittifak kararı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın izni ile uzatılıp kısaltılabileceğini, şirketin 31.12.2005 tarihinde süresinin bittiğini, şirket müddetinin uzatılması ile ilgili 22.11.2005 tarihinde toplanan ortaklar kurulunda bu karara muhalif kaldığını, ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/29 Esas sayılı dosyası üzerinden şirketin feshi ve tasfiyesine yönelik dava açtığını, sürenin bitmesiyle şirketin son bulacağını, buna rağmen davacı şirketin A.Ş. dönüşemeyeceğini, yasal hakkını kullanmış olmasının uyumsuzluk olarak nitelendirilemeyeceğini, yine yasal hakkını kullanarak fesih davası açmış olmasının da çıkarılmayı gerektiren bir davranış olarak değerlendirilemeyeceğini, savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin davalı dışındaki tüm ortaklarının katılımı ile yapılan 14/11/2008 günlü toplantıda davalı hakkında ortaklıktan çıkarılma davası açılması hususunda muvafakat verdikleri, davanın ön koşulunun yerine getirildiği, davalının açmış olduğu dava sonucunda şirketin ana sözleşmesine göre süresinin 31.12.2005 tarihinde dolduğu, sürenin uzatılması için ittifakla alınan bir karar olmadığı için bu tarihte sona erme halinin gerçekleştiği, yani şirketin 31.12.2005 tarihinde münfesih olduğunun kabul edildiği, şirketin ticari yaşamını fiilen sürdürdüğü, sürdürme kararlılığında olduğu, şirketin sekiz ortağından % 90 hissenin sahibi olan 7 ortak şirketin devam eden faaliyetinin yasal zemine oturtulması ve uygulanması için her türlü yasal yolları kullandıklarını, şirketin hali hazırda aktif bir şekilde faaliyetini sürdürdüğü, şirketin faaliyetleri, bulunduğu yer sakinlerine ve çevreye zarar veriyor ise bunun idari mercilere yapılacak başvuru ile kanıtlanması ve bu çerçevede gerçekten sakıncalı bir hali var ise idari merciler tarafından yasal prosedürün uygulanmasının gerekeceği, ticari yaşam ve uygulamada, asıl olanın şirketin varlığının sürdürülmesi olduğu, bir ortağın davranışları şirket faaliyetine engel olacak ve zarar verecek nitelikte ise bu ortağın objektif iyi niyet kurallarına uygun davranmadığının kabulünün gerekeceği,davalıya ödenmesine karar verilen 569.775,34 TL'nin karar tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.