T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/617 - 2025/1467 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/617 KARAR NO : 2025/1467 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 14/10/2022 KARAR TARİHİ : 12/02/2025 NUMARASI : 20…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/617 - 2025/1467 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/617 KARAR NO : 2025/1467 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 14/10/2022 KARAR TARİHİ : 12/02/2025 NUMARASI : 2022/524 Esas - 2025/89 Karar DAVACI : ... MAKİNE VE İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0.... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .... KİMYA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. .... İHBAR OLUNAN : ... MAKİNE İMALAT DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İSTİNAF EDEN : Davalı vekili Taraflar arasındaki Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Makine San. Tic. Ltd. Şti. 15 seneyi aşkın bir süredir genellikle sanayi sektöründe kullanılan makine ve cihazlarının imalat ile ihracı alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin müvekkili şirketten tam otomatik köpük dolum makinesi ile çalkalama makinesi sipariş ettiğini, müvekkili tarafından sipariş üzerine özel olarak imal edilen söz konusu makineler eksiksiz ve sorunsuz bir şekilde davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirket tarafından makinelerin sorunsuz bir şekilde kullanılmasına rağmen müvekkili şirkete fatura bedelleri ödenmediğini, davalı şirket hakkında söz konusu faturalardan kaynaklı olarak başlatılan Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/49678 E. sayılı icra takibine haksız ve kötü niyetli bir şekilde müvekkilinin alacağının sürüncemede bırakmak kastıyla itiraz edildiğini, icra takibi durdurulduğunu, gerek davalı şirket için özel olarak imal edilen makinelerin ödemesinin alınamaması gerekse de ülkemizin son yıllarda yaşadığı ekonomik kriz ve pandemi ile beraber müvekkili şirketin, ekonomik sıkıntılara girmiş ve itirazın iptali davasının ikamesi için harç ve masraflarının ödemesini yapmakta sıkıntı yaşadığını, itirazın iptali davası için yasal süreler geçmiş olduğundan davanın, alacak davası olarak açıldığını, dava konusu faturalardan yasal olarak hakkında başlatılan Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/49678 E. sayılı dosyası ile muttali olduğundan faiz başlangıç tarihi olarak icra takibinin açılış tarihinin baz alınarak, temerrüt faizi ile davalıdan tahsilinin gerektiğini, davalı hakkında başlatılan Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/49678 E. sayılı dosyasının açılış tarihi itibarinden başlamak üzere yasal temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari bir ilişki olmadığını, davacı taraftan herhangi bir makine alınmadığını, taraflar arasında bir sözleşme olmadığını, herhangi bir sipariş bulunmadığını, Fenerbahçe'nin göndermiş olduğu faturaların İade edildiği, davacının iddia ettiği irsaliyelerin asılların üzerindeki kimselerin incelenmesi gerektiğini, İrsaliye ile teslim alınan malların ... firması yerine seven davacı adına kabul edilmiş olabileceğini, iddia edilen makinenin ... makine firmasından yapılan sözleşmeye bağlı olarak alındığını, dava dışı ... firmasına 495.600 TL ödeme yapıldığını, ... firmasının makinelerinden dolayı bir alacağı kalmadığını, davacının dava dışı ... makina firmasına adına bir kısım makine parçaları yapmış olabileceğini, müvekkili tarafından ... firmasına gönderilen ürünlere ait sevk irsaliyesinin davacı firma tarafından ... makina ismi çizilerek el yazısıyla davacı firmanın kendi ismini yazdığını belirtilerek davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; 30.04.2018 tarihinde davalı ... kimya san. Tic. A.ş. ile müvekkil şirket arasında sözleşme imzalandığını, müvekkili şirket tarafından Full Otomatik Poliüretan Köpük Dolum Makinesi ile Çalkalama Ünitesi üretilerek davalı ...’a satıldığını, bu ürünler 20.12.2018 tarihinde tamamen davalıya teslim edildiğini, işbu ürünlerin karşılığında tüm bedeller müvekkili şirkete ödenmiş olduğunu, taraflar arasında herhangi bir hukuki ihtilaf olmadığını, müvekkili şirketin işbu ürünlerin bir bölümünü davalıya ulaştırmak üzere davacıya teslim ettiğini, davacı şirket transferi gerçekleştirirken kötü niyetli olarak kendi firması adına sevk irsaliyesi ile fatura düzenlemiş ve işbu evraklarda tahrifat yaparak teslimatı yaptığını, davacı şirketle müvekkili şirket arasında da hukuki ihtilaf bulunduğunu, Bakırköy 8.İcra dairesi 2021/8715 E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davacı şirket aynı yer ve adreste faaliyette bulunmasına rağmen müvekkili şirketten mal kaçırmak kastıyla şirketin unvanını değiştirmiş ve ... Makina Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi olarak faaliyetine devam ettiğini, taraflarınca yapılan icrai işleme unvan değişikliği yaptırılan şirkete üçüncü kişi sıfatı ile itiraz ve istihkak iddialarında bulunulduğunu, fakat bu talepleri ve iddiaları ret edildiğini, bu gelişmelerin ışığında davacı taraf ile yaşamış oldukları bu durum bir şekilde davacı tarafça konu ile uzaktan yakından ilgisi olmayan davalı firmaya sirayet edilmeye çalışıldığını, müşterileri konumundaki kimi firmalara zarar verme ve müvekkili şirketin itibarını zedelemeye matuf bir anlayışla hareket edildiğini, davacı firma ve müvekkili şirketin alacaklı olduğu dosya borçlusu ... Makina Ltd. Şti. vekillerinin aynı olmasının bir tesadüften ibaret olmadığını, tüm evraklar bir arada incelendiğinde müvekkilinin şirket ile ... Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında ticari ilişki bulunduğunu, satım sözleşmesi tanzim edildiğini, işbu sözleşme çerçevesinde tüm teslimatların yapıldığını, ödenmesi gereken bedelin müvekkili şirkete ödendiğini, davacının evraklarda tahrifat yapmak ve yetkisi bulunmaksızın fatura, sevk irsaliyesi düzenleyerek haksız kazanç elde etmeye çalıştığı ve işbu haksız davayı ikame ettiğini, bu nedenlerle dava konusu ticari ilişkinin müvekkili şirket ile davalı arasında olduğunu, tüm ödemelerin müvekkili şirkete yapıldığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; "davanın kabulüne, toplam 607.700,00-TL alacağa 26/03/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkil arasındaki ticari ilişkinin ispat edilemediğini, davacı ile davalı müvekkili arasında sözleşme ilişkisi ya da ticari ilişkisinin bulunmadığını, teslim edilen ürünlerin dava dışı şirket tarafından gönderildiği düşüncesinde olduğu, bu çalışanın kaşe vurma yetkisi olmadığı yönündeki beyanlarına rağmen irsaliyede kaşe bulunduğu ve davacının söz konusu irsaliyenin birinci kopyası aslını sunamadığını ve üçüncü karbon kopyasının sunulduğu hususlarını değerlendirilmeden karar verildiğini, davacı tarafça sunulan sevk irsaliyelerinin delil mahiyetinin bulunmadığını, tanık ifadeleri davacının davasını ispatlamaktan uzak olup aksi yöndeki mahkeme kararının eksik inceleme ve yanılgıya dayalı olduğu ve hukuken kabul edilemeyeceğini, davacı ile dava dışı şirket arasındaki borç ilişkisi sonucu davacının haksız menfaat elde etmeye çalıştığı ve davacının vergi kurumlarınca özel incelemeye alınmış olması hususları değerlendirilmeden karar verildiğini, bu nedenlerle davacının sahte belge kullanma eğilimini ve haksız kazanç elde etmeye çalıştığını ispatlamakta olup yerel mahkemece bu hususların değerlendirilmeyerek eksik ve hatalı verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisinin bulunduğunu, dava dosyasında mevcut sevk irsaliyeleri ile mahkemece dinlenen tanıkların beyanıyla da davada haklı olduklarını ispatlandıklarını, müvekkil şirketin vergi kurumlarınca incelemeye alınmış olması dava konusu ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkil şirket ile dava dışı şirket arasındaki iddia olunan borç ilişkisinin dava konusu alacak ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, bu sebeple davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK 3. Değerlendirme ve karar Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı davasında aralarındaki siparişi üzerine özel olarak imal edilen tam otomatik köpük dolum makinesi ile çalkalama makinesi imalatı ve montajına ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğunu, fatura konusu makinelerin 2.08.2018 tarihli ... No.lu sevk irsaliye ve 28.11.2018 tarihli .... No.lu irsaliye sevk irsaliyeleri ile davalı tarafa teslim edildiğini, bu akdi ilişkiye göre davalıdan olan alacakları için 2.8.2018 tarihli (430.700) TL.lik fatura ve 28.11.2018 tarihli (177.000) TL.lik fatura düzenlediği, ancak bedellerinin ödenmediğini belirterek fatura bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı savunmasında dava dışı ... Makine isimli firmadan "Full Otomatik Poliüretan Köpük Dolum Makinesi ve Çalkalama Ünitesi" satın aldığını ve söz konusu makinenin bir kısım parçası dava dışı firma tarafından davacı firmaya ürettirildiğini, davacı tarafından dava dışı ... Makine adına üretilen bir kısım parçanın dava dışı ... Makine isimli firma adına davalıya ulaştırmak üzere teslim ettiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasında sözlü olarak kurulan akdi ilişki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır. Genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenici, sözleşmeye uygun meydana getirdiği eseri teslim borcu altındadır. Eserin teslim edilip edilmediğinin ispatında taraflar ispatın hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda bir delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir. Somut olayda değerlendirildiğinde, Davacı taraflar arasındaki tam otomatik köpük dolum makinesi ile çalkalama makinesi imalatı ve montajına ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğunu ve eseri teslim ettiğini iddia etmekte olup, sözleşmenin varlığını ve teslimi için 02.08.2018 ve 28.11.2018 tarihli faturalar ile ıslak imzalı sevk irsaliyelerine dayanmaktadır. Yazılı sözleşme bulunmayan hallerde fatura tek başına akdî ilişkinin varlığı ve alacağın miktarını kanıtlamaya yeterli değil ise de; fatura konusu işin yapıldığının teslim tutanağı, sevk irsaliyesi veya faturaların davalı defterlerine kaydı gibi delillerle ispatlanması halinde akdî ilişkinin kanıtlandığının kabulü gerekir. Davacı yüklenici, eser akdinde sözleşme konusu eseri davalıya teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğündedir. Davalı savunmasında dava konusu makineler için ihbar olunan firmadan satın aldığı, bedeli ödediğini ileri sürmekle ihbar olunan firma adına üretilen bir kısım parçanın davalıya ulaştırmak üzere davacı tarafından teslim ettiğini kabul etmektedir. Davacı ... Makine ... Ltd Şti tarafından, davalı ... Kimya ... Aş adına düzenlenen .... nolu sevk irsaliyesi incelindiğinde "tam otomatik köpük dolum makinesinin 6 parça makine ünitesi ve 3 parça konveyör ile toplam 9 parça halinde 02.08.2018 tarihinde davalı şirkete teslim edilmiştir. Sevk irsaliyesinin davalı şirketin kaşesi basılarak davalı şirketin SGK kayıtlarında göre çalışanı olan ... tarafından imzalanmıştır. Yine ... numaralı sevk irsaliyesi ile 1 adet çalkalama makinesi 20.11.2018 tarihinde davalı şirkete teslim edilmiştir. Sevk irsaliyesinde imzası bulunan ve teslim tarihinde davalı şirketin sigortalı çalışanı olan ... tanık olarak verdiği beyanında davalı şirket mal kabulde çalıştığını, 'teslim alan' kısmındaki el yazısının kendisine ait olduğunu, ancak, imzanın kaşe üzerine atılmış olması nedeniyle kendisine ait olup olmadığını tespit edemediğini beyan etmiştir. Dinlenen diğer tanık beyanları ve tanık ....'in beyanı dikkate alındığında sevk irsaliyesinin davalı şirket mal kabul yetkilisi tarafından verilmiş bir belge olduğu ve malın teslim alındığı ispatlanmıştır. Sevk irsaliyelerinin düzenleyen kısmında, davacı şirketin logosu ve ismine yer verildiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/2 maddesi uyarınca, her tacirin ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş insanı gibi hareket etmesi gerekmektedir. Davacının tarafı olmadığı, davalı ... Kimya ... A.Ş. ile dava dışı ... Makine arasındaki sözleşme, fatura ve sevk irsaliyeleri, tek başına davacı aleyhine delil niteliği taşımamaktadır. Sevk irsaliyesine konu ürünlerin davalı tarafından teslim alındığı, teslim alan kişinin davalı şirketin mal kabulde çalışan sigortalı çalışanı olduğunu, malın teslim alan davalı çalışanın evraktaki yazı içeriğini kabul ettiği, diğer tanık beyanları dikkate alındığında fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğinin ortaya konulduğu anlaşılmakla davalının sevk irsaliyelerindeki sıhhatine ilişkin itirazları yerinde bulunmamıştır. Buna göre, sözleşme konusu makineler için düzenlenen 02.08.2018 tarihli 430.000,00 TL bedelli fatura ve 28.11.2018 tarihli 177.000 TL bedelli fatura olmak üzere toplam bedeli olan 607.700,00 TL'nin davalının temerrüde düştüğü Kocaeli 8. İcra Dairesi'nin 2019/49678 esas sayılı dosyasındaki ödeme emrinin davalıya tebliğ tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2025 tarih, 2022/524 E - 2025/89 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 41.511,98 TL harçtan, peşin yatırılan 10.378,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.133,98 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliği ve diğer işlemlerin Dairemizce yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere 17/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır