(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/12600 E. , 2012/35704 K. "" MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nun 158/1-f madde ve bendi uyarınca, bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlendiğinin kabulü için, bankaların etkin işlevi bulunan çek, hesap cüzdanı, dekont gibi maddi varlıklarının kullanılarak işlenmesi, mağdurun bankaya ait belgeye güvenerek aldanmış olması ger…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/12600 E. , 2012/35704 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nun 158/1-f madde ve bendi uyarınca, bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlendiğinin kabulü için, bankaların etkin işlevi bulunan çek, hesap cüzdanı, dekont gibi maddi varlıklarının kullanılarak işlenmesi, mağdurun bankaya ait belgeye güvenerek aldanmış olması gerekmektedir, somut olayda, Sanığın şikayetçinin para yatırmak için bankaya geldiği esnada yanına geldiği, parayı yatırırım makbuzu getiririm diyerek şikayetçiden 1300 TL aldığı, parayı ...'ın hesabına havele ederek şikayetçinin hesabına yatırmadığı, bankadan aldığı makbuz fotokopisinin parayı yatıran kısmını daksilleyerek şikayetçinin ismini yazdığı ve yeniden fotokopi çekerek parayı şikayetçinin yatırmış gibi düzenleyerek sahte makbuzu şikayetçiye verdiği böylece bankaya ait sahte makbuzu parayı almasından sonra düzenleyerek verdiği bankanın aracı olarak kullanılmadığı, Şikayetçinin suç tarihinde 74 yaşında olması, davanın da yaşlı olması nedeniyle şikayetçinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanılarak sahte belgeler hazırlayarak hileli davranışlarla dolandırıcılık suçundan açılmış olması karşısında; şikayetçinin algılama yeteneği araştırılarak eylemin 5237 sayılı TCK.nun 158/1-c maddesinde öngörülen “kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanılması” suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması. Kabule görede 5237 Sayılı Yasa’da 765 Sayılı Yasa’dan farklı olarak “gün para cezası sistemi” kabul edildiği için bu sistemde nispi para cezasına yer verilmemiştir.İlgili maddelerin gerekçe bölümlerinde de 5237 Sayılı TCK. nu sisteminde nispi para cezasının öngörülmediği açıkça belirtilmektedir. Ancak, 5237 Sayılı Yasanın 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29.06.2005 gün ve 5377 Sayılı Yasanın 19. maddesi ile değişik TCK. nun 158/1. fıkrasına eklenen “... Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katında az olamaz.” cümlesi ile getirilen yeni değişikliğe ilişkin gerekçede de belirtildiği üzere, 158. maddenin 1. fıkrasına eklenen son cümledeki “…adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması gerekmektedir.