11. Hukuk Dairesi 2008/7103 E. , 2010/3601 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.04.2008 tarih ve 2006/150 - 2008/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2010 gününde davacı vekili Av.... ile davalı vekilleri Av...., Av.... ve Av.... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada haz…
**11. Hukuk Dairesi 2008/7103 E. , 2010/3601 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.04.2008 tarih ve 2006/150 - 2008/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2010 gününde davacı vekili Av.... ile davalı vekilleri Av...., Av.... ve Av.... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili ,müvekkili şirketin Çiğli A.O.S.B.'de "elektrik trafosu üretiminde" aralıksız 20 yılı aşkın süredir ticari faaliyetini sürdürdüğünü, elektrik trafosu imalatının hammaddesi olan "silisli sac" ürününü dış piyasalardan tedarik etmek zorunda bulunan müvekkili şirketin Estonya menşeli firma olan "Rosferrex Oy Estonia" ile silisli sac alımı konusunda anlaşma sağladığını ve "teyitli akreditif" ilişkisi kurulması konusunda mutabakata varıldığını, bundan sonra davalı Oyakbank A.Ş. ile müvekkili arasında 18.11.2005 tarihinde "akreditif şartnamesi" akdedildiğini, ne var ki akreditif ilişkisi sürecinde bankanın müvekkilini zarara uğrattığını, bu bağlamda 07.12.2005 tarihinde akreditif konusu mallar için taşıma sigortası düzenleyen "Inges Insurance Company Ltd." firmasından doğrudan Oyakbank A.Ş. A.O.S.B. Şube Müdürlüğüne geçilen faks yazısında "sigorta poliçesinin bedelinin ödenmemesi sebebiyle poliçenin iptal edildiği"nin belirtildiğini; akreditif şartlarına göre malların 5 tonluk rulolar halinde olması gerektiği yolundaki akreditif şartının analiz raporunda çiğnendiğini, zira transformatör üreticilerinin sahip oldukları dilme makinelerinin maksimum 5 tonluk silisli sac rulolarının dilimleyecek şekilde imal edildiğini, analiz raporunda belirtilen 6 tonluk bir silisli sacın üretime tabi tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ikazı üzerine davalı bankanın rulo ağırlığı konusundaki kayıtlardaki çelişkili durumu ve diğer vesaikte belirtilen konteyner sayıları ile konşimentoda belirtilen konteyner sayılarının birbirlerini tutmadığını ileri sürerek Estonya bankasına 07.12.2005 tarihinde saat 19.44'te rezerv bildiriminde bulunduğunu; muhabir Estonya bankasından Oyakbank A.Ş.'ne gönderilen yazıda, 08.12.2005 tarihinde Rambursmann Bankası nezdindeki Oyakbank A.Ş. hesabından ilgili mal bedeli çekilerek muhabir Estonya Bankası tarafından satıcıya ödendiğinin belirtildiğini, bu ödemeden sonra Oyakbank A.Ş.'nin 16.12.2005 tarihli ihtarname ile müvekkili şirketten akreditif bedeli olan 550.164,00 Euro'nun hesaplarına ödenmesi konusunda talimat verilmesini, aksi halde "genel kredi sözleşmesi" uyarınca 550.164,00 Euro tutarındaki miktarın kredi hesabından çekileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine ihtirazi kayıt ile davacıya ait Oyakbank A.Ş. Çiğli A.O.S.B. Şubesinde bulunan 3106300-MY-002 no.lu hesapta tutulan bu paradan çekilebileceğinin bildirildiğini ve bunun üzerine 550.164,00 Euro'nun müvekkili hesabından davalı banka tarafından çekildiğini, ancak henüz malların İzmir'e ya da Türkiye limanlarından birine gelmediğini, bu suretle davacı bankanın basiretli bir işadamı gibi hareket etmediğini; akreditif ilişkisi gereği vesaiki (çeki listesi ve koli ambalaj listesi, analiz sertifikası, konşimento, taşıma sigortası poliçesini) inceleme yükümlülüğü ve sorumluluğunu yerine getirmediğini bildirerek müvekkilinin uğradığı 920.864,50 YTL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, banka şubesinin tüzel kişiliği bulunmadığından davacı tarafa süre verilerek husumetin doğru tevcih edilmesinin sağlanması, aksi halde davanın husumetten reddi gerektiğini, yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğunu, öte yandan taraflar arasında akreditif ilişkisi kurulduğunu, davacının talebi üzerine düzenlenen akreditif metninin 18.11.2005 tarihinde davacı tarafça onaylandığını, aynı gün akreditifin Estonya'da mukim "Rosferrex Oy Estonia" firması lehine teyitli ve sight olmak üzere açıldığını, ihracatçının bankası akreditifte yine davacı talebi ile SEB EESTI UHISPANK ESTONIA (muhabir banka) olarak tespit edildiğini, muhabir banka SEB'in akreditife teyit eklemeyi kabul ettiğini ve 25.11.2005 tarihli swift mesajı ile teyidini bankaya ihbar ettiğini, bu mesajı müteakip SEB'in 01.12.2005 tarihli şifreli swift mesajı ile 550.164 Euro tutarındaki vesaikin akreditif lehdarı tarafından kendilerine teslim edildiğini, vesaikin akreditif şartlarına uygun olduğunu ve akreditif bedelini rambursmann bankadan 08.12.2005 valorü ile talep ettiklerini, ilgili mesajın müvekkili banka tarafından davacıya 02.12.2005 tarihinde bildirilerek hesabın müsait hale getirilmesinin istendiğini, vesaikin bankaya 05.12.2005 tarihinde akşam saatlerinde ulaştığını ve 06.12.2005 tarihinde incelemeye alındığını, inceleme sonucunda vesaik üzerinde herhangi bir aykırılık (rezerv) tespit edilmediğinin ve akreditife uygun olduğunun davacı tarafa bildirildiğini, ancak akreditife konu mal CIF teslim şekline göre yüklenmiş olup sigorta poliçesi tüm vesaik ile birlikte bankaya ulaşmışken, rambursmann gününden bir gün öncesi olan 07.12.2005 tarihinde davacı tarafın müşterisi olduğu davalı bankanın şubesine sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden akşam saat 16.42'de ilgili sigortanın priminin ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğine dair bir faks ulaştığını, bu kez davacı firmanın ısrarları üzerine müvekkili bankanın rezerv bildirim işlemi ile eş zamanlı olarak 07.12.2005 tarihinde ödemenin durdurulabilmesini teminen rambursmann bankası American Express Bank Frankfurt'da bir mesaj göndererek rambursmanın iptalini talep ettiğini, ödeme günü olan 08.12.2005 tarihinde rambursmann bankasından yetkinin iptal edilmediğine dair mesaj alındığını, teyit bankasının gönderdiği 14.12.2005 tarihli son mesaj ile de müvekkili banka tarafından iletilen aykırılıkların kabul edilemeyeceğinin, mal bedelinin tahsil edildiğinin ve dosyanın kapatıldığının bildirildiğini, olayda davacı şirketin ticari ilişkisi olmayan bir firmaya "teyitli ve sight" bir akreditif açtırarak basiretsiz davrandığını, bu tür akreditifte müvekkili bankanın değil ihracatçının bankasının vesaiki inceleme yükümlülüğü bulunduğunu, teyit bankasının bu yükümlülüğünün akreditif bankasından tamamen bağımsız ve tâli olduğunu, müvekkili bankanın vesaiki makul derecede özen ile ve dış görünüşü itibariyle inceleme yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı tarafın haklarının gözetildiğini, akreditif vesaikinin rezervsiz olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı arasında 16.11.2005 tarihli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği ve davacı talebi üzerine bankaca düzenlenen akreditif metninin 18.11.2005 tarihinde davacı tarafça onaylandığı; aynı gün akreditifin Estonya'da mukim "Rosferrex Oy Estonia" firması lehine teyitli ve sight olmak üzere açıldığı, yine davacının talebi ile SEB EESTI UHISPANK ESTONIA (muhabir banka) olarak tespit edildiği, muhabir bankanın akreditife teyit eklemeyi kabul ettiği ve 25.11.2005 tarihli swift mesajı ile teyidini bankaya ihbar ettiği; bu mesajı müteakip SEB'in 01.12.2005 tarihli şifreli swift mesajı ile 550.164 Euro tutarındaki vesaikin akreditif lehdarı tarafından kendilerine teslim edildiğini, vesaikin akreditif şartlarına uygun olduğunu ve akreditif bedelini rambursmann bankadan 08.12.2005 valorü ile talep ettiklerini bildirdiği, ilgili mesajın davalı banka tarafından davacıya 02.12.2005 tarihinde bildirilerek hesabın müsait hale getirilmesinin istendiği, vesaikin bankaya 05.12.2005 tarihinde akşam saatlerinde ulaştığı ve 06.12.2005 tarihinde incelemeye alındığı, inceleme sonucu vesaik üzerinde herhangi bir aykırılık (rezerv) tespit edilmediğinden ve akreditife uygun olduğundan bahisle davacı tarafa bildirildiği; ancak akreditife konu mal CIF teslim şekline göre yüklenmiş olup sigorta poliçesi tüm vesaik ile birlikte bankaya ulaşmışken rambursmann gününden bir gün öncesi olan 07.12.2005 tarihinde davacı tarafın müşterisi olduğu davalı bankanın şubesine sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden akşam saat 16.42'de, ilgili sigortanın priminin ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğine dair bir faks ulaştığı, bu kez davalı bankanın rezerv bildirim işlemi ile eş zamanlı olarak 07.12.2005 tarihinde ödemenin durdurulabilmesini teminen rambursmann bankası American Express Bank Frankfurt'da bir mesaj göndererek rambursmanın iptalini talep ettiği, ödeme günü olan 08.12.2005 tarihinde rambursmann bankasından yetkinin iptal edilmediğine dair mesaj alındığı; teyit bankasının gönderdiği 14.12.2005 tarihli son mesaj ile de davalı banka tarafından iletilen aykırılıkların kabul edilmediğinin ve mal bedelinin satıcıya ödendiğinin belirtildiği, bilahare, mal bedeli 550.164,00 Euro'nun davalı banka tarafından davacıya ait hesaptan -davacının ihtirazi kaydı ile- çekildiği ve bu tutarın dava tarihi itibariyle YTL karşılığının 920.864,50 YTL olduğu konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, akreditifin açılması üzerine akreditif bankası ile amir (alıcı-ithalatçı) arasında meydana gelen hukuki ilişkinin vekalet sözleşmesi niteliğinde olduğu, buna karşılık akreditif amiri (alıcı) ile muhabir banka ve teyit bankası arasında akdi bir ilişki bulunmadığı, ancak, akreditif bankası ile muhabir banka ve teyit bankası arasında bir hukuki ilişkinin kurulduğu öğreti ve uygulamada genel kabul gördüğü, belgeli (vesikalı) akreditifte satıcının parayı alması için ibraz etmek zorunda bulunduğu belgelerin neler olduğu ve bunların ne gibi yazıları kapsaması gerektiği, alıcının akreditif için başvurduğu bankaya verdiği talimat ile belli edildiği,bu banka tarafından muhabir bankaya olduğu gibi ulaştırılan talimata muhabir bankanın uygun davranmasının gerektiği, bunun için, muhabir bankanın satıcının kendisine ibraz ettiği belgelerin hepsinin ibraz edilmiş olduğunu ve bu belgelerde talimatta öngörülen yazıların eksiksiz bulunduğunu tespit etmedikçe ödeme yapmaması gerektiği, teyitli bir akreditifte teyit bankası, satıcının kendi bankası ile yaptığı teyit sözleşmesine dayanarak ibraz ettiği akreditif belgelerinin akreditif şartlarına uygunluğunu makul süre içinde incelemek ve uygun bulursa akreditif bedelini ödemekle yükümlü olduğu. Şayet akreditif belgelerinden bir kısmının akreditif şartlarına uygun olmadığı veya eksik bulunduğu tespit edilirse banka belge için akreditife rezerv koyarak satıcıya red ve rezerv gerekçelerini bildirmek zorunda olduğu, Akreditif belgelerinin akreditifteki şartlara uygun olmadıkça mal bedelinin satıcıya ödenmeyeceği ve uygun olmayan belgelere dayalı bir ödemeyle akreditif bankasına rücu edilemeyeceği, zira, teyit bankasının belgeler üzerinde yaptığı inceleme ve kabul ancak akreditif bankasınca doğrulanması halinde nihai sonuç doğuracağı, akreditif belgelerinin yetkili bankalarca incelenmesi konusundaki makul sürenin Milletlerarası Ticaret Odası 500 sayılı Yeknesak Kuralları'nın 13/b maddesi ile ibraz tarihinden itibaren 7 gün olarak belirlendiği, yine anılan maddenin d bendi gereğince, "bankalar belgeleri dış görünüşleri itibariyle akreditif şartlarına uygun görünüp görünmediğinden emin olmak için makul derecede özen göstererek incelemelidirler. Belgelerin dış görünüşü itibariyle akreditif şartlarına uygunluğu milletlerarası standart bankacılık uygulaması ile tespit edilecektir" denildiği, bu hükme göre bankalarca incelenecek önemli belgelerin konşimento, ticari fatura, kalite kontrol raporu, çeki listesi, koli ambalaj listesi olduğu, akreditif şartları ile belirtilen vesaik içeriklerinin uygunluğunun , makul özenle yapılması gerektiği, akreditif belgelerinin banka tarafından dış görünüşleri itibariyle incelenmekle birlikte bu belgelerin birbiri ile uyum içinde olmalarının da gözetilmesi gerektiği, taraflar arasında akdedilen akreditif sözleşmesi ile hedeflenen silisli sac malzemesinin 2005 yılından beri satıcısı tarafından davacı alıcıya teslim edilmediği, böylelikle 550.164,00 Euro semeni ödemesine rağmen malı teslim alamayan davacının zarara uğradığı ve akreditif ilişkisinden beklenen faydayı elde edemediği ve olayda davacıya atfedilebilecek hiç bir kusurun bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı, buna karşılık konşimentoya göre malların sevk tarihi 22.11.2005 iken sigorta poliçesinde tanzim tarihinin 29.11.2005 olarak gösterilmesi suretiyle sigorta teminatını en geç taşımanın başlaması anından geçerli olması yönündeki Yeknesak Kuralların 34/e maddesinin ihlal edilmesi, çeki listesindeki ağırlığın fatura ve konşimentoda gösterilen miktarla aynı olması gerekirken farklı yazılmış olması ve keza koli ambalaj listesindeki sayıların fatura ve konşimentodaki mal adedi ile aynı olması gerekirken farklı yazılması ve akreditif şartlarında bobin ağırlığının 5 ton olarak gösterilmesine rağmen seri 2003411RSF sayılı bobinin 6 ton ağırlığında gösterilmesi nedenleri ile davalı bankanın sözü edilen kuralları ihlal etmesi, akreditif şartları ile belirtilen vesaik içeriklerinin uygunluğunu makul özenle inceleme ve bu belgelerin birbiri ile uyum içinde olmalarını gözetme borcunun yerine getirilmemesi, genel anlamda ise, bankacılık ve akreditif işlemlerinde basiretli bir işadamı gibi davranmaması nedenleriyle mal bedelinin ödenmesi sonucu ortaya çıkan zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunun kabulünün gerekeceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı banka vekilince temyiz edilmiştir. MTO’nın 500 sayılı Yeknesak teamüller ve Uygulamalar yayınına tabi tutulan tüm akreditifler açısından bu kurallar,akreditif amiri (ithalatçı), akreditif lehdarı (ihracatçı), akreditif bankası ve teyit bankası için bağlayıcı sözleşme hükümleri niteliğini kazanır. Davacı ... A.Ş, Oyakbank’a başvurusunda açılmasını istediği akreditifin MTO Yayınları 500 sayılı broşür hükümlerine tabi olduğunu kabul ettiğinden, akreditif amirinin de 500 sayılı Kurallara tabi olacağı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta 01.12.2005 tarihinde teyit bankası 550.164,00 Euro tutarındaki vesaikin lehtar tarafından kendilerine teslim edildiğini,vesaikin şekil şartlarının akreditife uygun olduğunu ve parayı akreditifte belirlenen Rambursman Bankası'ndan 08.12.2005 valörü ile talep ettiklerini davalı bankaya bildirmiştir. 05.12.2005 tarihinde vesaik davalı Oyakbank’a intikal etmiş, 06.12.2005 tarihinde incelemeye alınan vesaikte 07.12.2005 tarihinde inceleme tamamlanmış her hangi bir uygunsuzluk görülmemesi üzerine belgelerin uygun olduğu akreditif amirine iletilmiş, ancak ... A.Ş’nin belgeleri incelemeye alarak rezerv koyulmasını istemesi üzerine Oyakbank’ın iki hususta rezervi teyit bankasına bildirdiği, ayrıca davalı bankaya sigorta poliçesini düzenleyen şirket tarafından 07.12.2005 saat 16.42’de primler ödenmediğinden poliçenin iptal edildiğine dair bir faks mesajı ulaştığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtilmesi gereken husus akreditifin akıbetinin mallarla değil, münhasıran vesaikle ilgili olduğudur. 500 sayılı Yeknesak Kuralların 3.maddesinde açıkça akreditiflerin doğaları itibarıyla satış sözleşmelerinden ve diğer sözleşmelerden ayrı işlemler olduğu belirtilmiş, 4.maddede ise akreditif işlemlerinde tüm ilgili tarafların vesaikin ilgili olabileceği mal, hizmet ve/veya diğer yapılan işleri değil vesaiki göz önünde bulundurarak (vesaik üzerinden) işlem yaparlar denilmektedir. Yine aynı yeknesak kuralların 13.maddesi vesaikin incelenmesine ilişkin standartları ortaya koymuş, dış görünüşleri itibarıyla Akreditif şartlarına uygun gözüküp gözükmediklerinden emin olmak için bankaların Akreditifte şarta bağlanan bütün vesaiki makul derecede özen göstererek inceleyecekleri, vesaikin dış görünüşleriyle Akreditif şartlarına uygunluğunun uluslar arası standart bankacılık uygulaması (pratiği) ile belirleneceği öngörülmüştür. Öte yandan ICC 500 21.maddesinde “Taşıma belgeleri, sigorta belgeleri ve faturalar dışında kalan belgelerin istenmesi halinde Akreditif bu belgelerin kimler tarafından düzenleneceklerini ve yazı veya bilgi olarak içeriklerini şarta bağlamalıdır. Akreditif bunları şarta bağlamamışsa bankalar bu tür belgeleri, içerikleri diğer belgelerle uyumsuzluk göstermemek kaydıyla ibraz edildikleri biçimde kabul edeceklerdir.” denilmektedir. Başka bir anlatımla taşıma belgeleri, sigorta belgeleri ve faturalar dışında kalan belgeler “diğer vesaik" hükmünde olup, Akreditif bunları şarta bağlamamışsa bankalar bu tür belgelerin ticari hayatta kullanılan şekilde olup, olmadıklarını araştırmayacaklardır, belgelerin talep edilen şekilde olması yeterlidir. Somut olayda Akreditifte lehdar tarafından ibrazı gereken belgeler ise şu şekilde yer almıştır; 1-Fatura, 2)Konişmento, 3)Paketleme listesi, 4)Ağırlık listesi, 5-Menşe Sertifikası, 6-Sigorta Poliçesi, 7-İmalatçı tarafından düzenlenmiş analiz raporu. Mahkemece akreditifte asıl vesaik olarak adlandırılabilecek konşimentoya göre malların sevk tarihinin 22.11.2005 olmasına karşın sigorta poliçesinin tanzim tarihinin 29.11.2005 olarak gösterilmesi nedeniyle Yeknesak Kuralların 34/e maddesinin ihlaledildiğinden söz edilmekte ise de, söz konusu 500 sayılı Yeknesak Kuralların 34/e maddesinde “Akreditifte aksine bir şart yoksa veya sigorta belgesinden sigortanın en geç malların yüklenme veya sevk edilme veya teslim alınma tarihinden itibaren geçerli olduğu anlaşılmadığı sürece, taşıma belgesinde belirtilen,malların yüklenme veya sevk edilme veya teslim alınma tarihinden sonraki bir düzenleme tarihi gösteren sigorta belgesini bankalar kabul etmeyeceklerdir.” denilmekte olup, somut olayda 29.11.2005 düzenleme tarihli sigorta poliçesinde sigortanın 22.11.2005’den, yani malların sevk tarihinden itibaren 31.01.2006 tarihine kadar geçerli olduğu belirtildiğinden, söz konusu poliçenin bankalar tarafından kabulü zorunlu olup, bu husus banka açısından bir rezerv oluşturmamaktadır. Her ne kadar mahkeme kararının gerekçesinde yer almamakta ise de, poliçenin sonradan iptal edildiğine dair faks mesajının geçerli olup, olmadığını, yetkili kişiler tarafından gönderilip, gönderilmediğini, prim borcunun ödenmemesinin poliçeyi iptale imkan verip vermediğini davalı bankanın değerlendirmesine olanak yoktur, bir likit delilden söz edilemeyeceğinin de açıklığı karşısında poliçenin sonradan iptaline dair faks mesajı da davalı banka için bir rezerv oluşturmaz. Mahkemenin davayı kabulünde diğer gerekçesi ise “çeki listesindeki ağırlığın fatura ve konşimentoda gösterilen miktarla aynı olması gerekirken farklı yazılmış olması ve keza koli ambalaj listesindeki sayıların fatura ve konşimentodaki mal adedi ile aynı olması gerekirken farklı yazılması ve akreditif şartlarında bobin ağırlığının 5 ton olarak gösterilmesine rağmen seri 2003411RSF sayılı bobinin 6 ton ağırlığında gösterilmesi nedenleriyle …” davalı bankanın yeknesak kuralları ihlal etmiş olmasıdır. Mahkemenin kabulünün aksine asıl vesaik niteliğindeki konşimento, fatura ve sigorta poliçesinde yer alan bilgilerde bir uyumsuzluk bulunmadığı gibi diğer vesaik niteliğindeki çeki listesinde ve koli ambalaj listesindeki kayıtlarında söz konusu asıl vesaikle veya kendi içlerinde bir uyumsuzluğuna da rastlanamamıştır. Konişmentoda 10 konteyner yerine 11 konteyner yazılmış olması RUVU7223429 numaralı konteynerin mükerrer yazımından kaynaklanmakta olup, eğer mahkemece görülen uyumsuzluk bu husus ise maddi hatadan kaynaklanan bu durumun vesaikler arasında bir uyumsuzluk olarak kabulü mümkün değildir. Akreditif şartlarında bobin ağırlığının 5 ton olarak gösterilmesine karşın diğer vesaik niteliğindeki Analiz Sertifikasında 2003411RSF sayılı bobinin 6 ton ağırlığında olmasının bir rezerv oluşturduğu kabul edilmiş ise de; teyit bankasınca davalı bankaya gönderilen 14.12.2005 tarihli mesajda akreditif gereklerine ve UCP 500 madde 21’e uygun bir analiz sertifikası ibraz edildiği,bu sertifikada verilen ağırlıkların analiz sertifikasında bobin ağırlıkları olarak sınıflandırılmadığı, dolayısıyla akreditifte veya diğer belgelerde verilen beyanlarla çelişen her hangi bir beyanın olmadığı, matematiksel hesaplamaların bankaların sorumluluğunda olmadığı belirtilmiştir, sözkonusu belgede yapılan incelemede belgenin “Konum No”, ”Seri”, ”Miktar”, ”Ağırlık” başlıkları altında düzenlendiği, "Seri” başlığı altındaki tüm numaraların 2003411RSF koduyla işaretlendiği, dolayısıyla bu numaranın bobin numarasına işaret etmediği anlaşılmakta olup mahkemenin bu yöndeki kabulünde de gösterilen gerekçe itibarıyla isabet bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece söz konusu analiz sertifikasında yer alan verilerin akreditife konu malın bobin ağırlığına mı, yoksa belirtilen ağırlıkların üretim seri numarası ağırlığına mı işaret ettiğinin gerekirse bu konuda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle belirlenmesi ve şayet belgedeki ağırlık dökümü rulo veya bobinlerle ilişkilendirilmemiş ise diğer belgelere ters düşen bir içerik veya uyumsuzluktan söz edilmeyeceğinden ICC 500 kurallarının 21. maddesine göre söz konusu belgenin ibraz edildiği şekilde kabul edilmesi gereken diğer vesaik niteliğinde olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirmelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davalı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.20010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.