TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/1 KARAR NO : 2026/1 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/07/2020 KARAR TARİHİ : 02/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/01/2026 Mahkememiz 19/06/2023 tarih ve 2020/320 Esas ve 2023/497 Karar sayılı gerekçeli karar ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 24/11/2025 tarih ve 2023/1322 Esas, 2025/1423 karar sayılı kaldırma…
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/1 KARAR NO : 2026/1 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/07/2020 KARAR TARİHİ : 02/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/01/2026 Mahkememiz 19/06/2023 tarih ve 2020/320 Esas ve 2023/497 Karar sayılı gerekçeli karar ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 24/11/2025 tarih ve 2023/1322 Esas, 2025/1423 karar sayılı kaldırma kararı ile yukarıda belirtilen sıraya kaydı yapılarak, dosya incelendi; DAVA: Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle, Müvekkilleri ... ve ... aleyhine ... 15. İcra Müdürlüğünün 2016/3374 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını ancak bu icra dosyasına dayanak olarak sunduğu kambiyo senet üzerindeki imza gerçek olmadığı gibi, senet üzerinde tahrifat yapıldığı ve tanzim tarihinin de olmadığını, müvekkillerinin borcu olmadığını, müvekkili ...'in imzası taklit edilerek düzenlenen, düzenleme tarihi içermeyen ve üzerinde tahrifat yapılmış bir belgeye dayanılarak kambiyo takibi yapılmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle takibin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, senedin sahteliğinin ve hükümsüzlüğünün tespitine karar verilerek takip talebinde yazılı olan 21.461,37 TL bakımından davacıların borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, dosyada araç satışı yolu ile tahsil edilen 12.100,00 TL.nın davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, ayrıca satış tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine kötü niyetli davalı aleyhine takip konusu alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davalılan alınarak davacılara verilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle; Görev, zaman aşımı ve hukuki yarar yokluğu itiraz olarak yetkili mahkemenin İcra Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının açılmasında davacıların hukuki yararı olmadığını, dava açma süresinin de geçtiğini, bu nedenle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın icra dosyasında talep ettiği tedbirin; davacılara icra dosyasında defalarca tebligat gönderilmesi, davacıların kötü niyetle kendilerine gönderilen tebligatları almaktan imtina etmeleri sebebiyle kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacıların çalıştıkları değişik işyerlerine gönderilen müzekkerelere dönüş yapılmadığını, aksine müzekkere gelir gelmez işten çıkarak borcu ödemekten kaçındıklarını, üstelik mezkur arabanın satışı sırasında neredeyse mezkur arabanın değerinden fazla yapıldığını, bononun yasal unsurları taşıyıp taşımadığı hususunun ancak icra mahkemesinde ileri sürülebileceğini, dava dilekçesinde gösterilen menfi tespit ve istirdat dava değerlerinin 2020 yılı için belirlenen Senetle İspat Zorunluluğu ve Senede Karşı Tanıkla İspat Yasağına İlişkin Parasal Sınır üzerine olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava; Menfi Tespit ve İstirdat İstemine İlişkindir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması veya tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan doğması veya özel kanunularda davaya Ticaret mahkemesinde bakılacağının belirtilmesi gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre, Makememizce yapılan yargılama neticesinde verilen karar "....Takibe konu 20.000,00 TL bedelli senette, davacı ...'in keşideci, davacı ...'ın avalist, davalı ...'nin lehtar olarak yer aldığı, senette keşide tarihinin yazılı olmadığı, tediye tarihi kısmında 01 Mayıs 2015, senedin metin kısmında vade tarihi olarak 01/06/2015 tarihinin yazılı olduğu, bu haliyle senette keşide tarihinin bulunmaması ve çift vade bulunması nedeniyle senedin kambiyo vasfında olmadığı görülmüştü. Öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığı incelenmiştir. Somut olayda, uyuşmazlık keşide tarihi bulunmayan ve çift vade içeren kambiyo niteliği taşımayan bonodan kaynaklanmakta olup TTK'nın 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereğince, mutlak ticari dava niteliğinde olmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekmektedir (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 19/02/20215 Tarih, 2014/17110 Esas, 2015/2257 Karar, Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 17/04/2017 Tarih, 2017/5647 Esas, 2017/3298 Karar sayılı kararları)...." gerekçesi ile ... BAM 22. Hukuk Dairesi'nin 2023/1322 E.2025/1423 K sayılı kararı ile kaldırılmış olup; Takibe dayanak senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı, senedin adi senet hükmünde olduğu ve davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra açıldığı, tarafların gerçek kişi tacir olduğu yönünde dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, davanın mutlak ticari dava olmadığı, davanın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olduğu ve tüm tarafların tacir olduğuna ilişkin unsurların oluşmadığı görülmekle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Neticede yukarıda açıklanan nedenlerle davaya genel mahkemelerde bakılması gerektiği ve Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE , 2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/01/2026 Katip ... ⌞ e-imzalıdır⌝ Hakim ... ⌞ e-imzalıdır⌝ *