11. Hukuk Dairesi 2016/8175 E. , 2018/2466 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.02.2016 tarih ve 2015/13-2016/45 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.03.2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağl…
**11. Hukuk Dairesi 2016/8175 E. , 2018/2466 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.02.2016 tarih ve 2015/13-2016/45 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.03.2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında 24.07.2006 tarihli işletme devir hakkı sözleşmesi imzalandığını, dava dışı ... Sanatları Yapım Yönetim Ltd. Şti. tarafından 26.06.2003 tarihinde ... aleyhine açılan alacak davası sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.12.2007 tarih, 2003/254-489 sayılı kararın kesinleşmesiyle icra yoluyla bu bedeli ödediklerini, sözleşme uyarınca faaliyetlerin .... taraflarından yapıldığı dönemde şirketten yapılacak her türlü talebin muhatabının ... olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, 91.470,13 ile 2.244,85 TL temyiz harç ve masraflarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, özelleştirmeye ilişkin sözleşmeler kapsamında hak ve borçların intikaline ilişkin bilançolar düzenlendiği, devir işleminin nasıl yapılacağı konusunda Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları ve Özelleştirme İdaresi yazılarının uygulandığı, buna göre devir işlemleri yapıldıktan sonra geçmiş yıllara ilişkin hak iddiasında bulunulmayacağı, şirketin tüzel kişiliğinde bir değişiklik olmadığına göre İşletme Devir Hakkı sözleşmesi, İhale Şartnamesi, Hisse Devri Sözleşmesinin hep birlikte gözetilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.12.2007 tarih ve 2003/254-489 sayılı kararına dayanılarak, davacı şirket tarafından .... 29. İcra Müdürlüğünün 2008/5481 Esas sayılı takip dosyasında yapılan toplam ödeme ve ödeme tarihleri, alacağın 8.621,06 TL kısmının kapatılmadığı ve takibin bu miktar yönünden derdest olduğu gözetildiğinde, takip alacaklısı On Görüntü Sanatları Yapı Yönetim Limited Şirketi tarafından ödenen 2.244,85 TL temyiz harcının temyiz eden takip alacaklısı tarafından ödendiği ve karar onanmakla bu harcın temyiz eden On Görüntü üzerinde bırakılması, bu miktardan ... Elektriğin sorumlu olması, ... Elektriği sorumlu olması, ... Elektrik borcu olmadığı halde temyiz harcını ödemişse bundan davalı ...'ın sorumlu tutulamayacağından, onama harcı yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 91.470,13 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça işbu davaya dayanak yapılan davada ödendiği iddia edilen temyiz harç ve masraflarına ilişkin istemin reddine karar verilmiş ise de, rücuya konu davada verilen karar işbu davanın davacısı tarafından temyiz edilmiş olup, 13.03.2008 tarihinde 561,30 TL temyiz harcı ile 40,00 TL temyiz masrafı yatırılmış olmasına ve buna ilişkin belgelerin dosya içerisinde bulunmasına rağmen anılan husus nazara alınmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3- Ayrıca, rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan ve davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.685,82 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.04.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davalı şirketin, 02.04.2004 tarih, 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile özelleştirme kapsamına alındığı, özelleştirmenin işletme hakkı devri ve hak sahibi şirketlerin hisselerinin blok satışının yapılması kararı benimsendikten sonra, ...'ın 20 ayrı dağıtım şirketi oluşturduğu, davacı şirketin de bu 20 şirket arasında yer aldığı, dağıtım şirketlerinin dağıtım lisansına sahip olmaları yanında sermayesinin tamamınında davalı kuruma ait olduğu, ancak davalı kurumdan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak dağıtım şirketlerinin faaliyet gösterdiği, Özelleştirme İdaresince görüşüne başvurulan, Danıştay 1. Dairesinin kararları uyarınca, ...'ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme varlıkları üzerinde, mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydı ile işletme hakkının devri suretiyle özelleştirmenin yapıldığı, bu bağlamda, öncelikle, davalı ... ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” imzalandığı, 4628 sayılı Kanun'un 14.maddesine 5496 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen “...'ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme ve varlıklar üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ile ... ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir” hükmüne istinaden ... ile %100 kamu hissesine sahip davacı arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığı, daha sonra %100 kamu hissesinin blok satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla ihaleye çıkarıldığı, davacı şirket için ihale şartnamesi çerçevesinde dava dışı şirketin teklif verdiği ve davacı şirketin devrinin imzalanan HSS ile gerçekleştiği, böylece davacı şirketin özelleştirilmesinde hisse satış modelinin uygulandığı, böylece, davacı şirketin tüzel kişiliğine bağlı hukuki statüsü korunarak, davacı şirketin tüm kamu hisselerinin dava dışı şirkete devredildiği, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi, İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi ile anlaşılmıştır. Özelleştirme kapsamındaki devirlerde, idarenin bu tür tasarrufları özel hukuk hükümlerine tabi olup, ÖUHK'da BK'nun hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmemiştir. O halde özel hukuk hükümlerine tabi bu tasarruflara da mülga BK'nın m.179 uygulanabilir. (Arıcı, Mehmet Fatih, Ticari İşletmenin Aktif ve Pasifi ile Devri-2008 BASI, Sayfa 62). Öte yandan ticari işletmenin devrinde olağan olan, işletmeye ait malvarlığının aktiflerinin yanı sıra, pasiflerinin de devrin kapsamına dahil edilmesi, böylece pasiflerin bir anlamda teminatını oluşturan aktiflerle birlikte bir bütün olarak devredilmesidir. (Bk m.179, TBK m.202, TTK 11/3) Yukarıda yapılan tespit ve açıklamalardan sonra, somut olaya gelindiğinde; İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi bağıtlandığında, davacı şirketin %100 hissesi davalı ...'a ait olup, Özelleştirme İdaresi'nin %100 davalı hissesini ihaleye çıkarması üzerine, dava dışı şirketce hisselerin tümü satın alınarak, hisse satış sözleşmesi imzalanmıştır. Bu bağlamda uyuşmazlığın hisselerin %100 devrini sağlayan ticari işletme devri niteliğinde olan, ikinci hisse satış sözleşmesine göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Belirttiğim nedenlerle, ikinci hisse satım sözleşmesine göre davanın reddi gerekirken, davalı ile yine davalının %100 hisseye sahip olduğu dönemde bağıtlanan ilk İşletme Hakkı Devir Sözleşmesine göre uyuşmazlığı ele alıp çözümleyen çoğunluk görüşüne karşıyım.