11. Hukuk Dairesi 2023/6097 E. , 2025/116 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1750 Esas, 2023/1060 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen…
**11. Hukuk Dairesi 2023/6097 E. , 2025/116 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1750 Esas, 2023/1060 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.01.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/997 E. sayılı dosyasıyla görülen şirket yöneticisinin sorumluluğu sebebiyle tazminat davasında gerçekleşen zararın 505.202,19 TL olarak tespit edildiğini, anılan davada 10.000,00 TL'lik kısmi tazminat taleplerinin kabul edildiğini ve bu kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, bakiye 495.202,19 TL'nin tahsili için davalılar hakkında ilamsız icra takibi yaptıklarını, davalıların takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçelerinde; taraflar arasındaki kısmi davanın kesin hüküm oluşturmadığını, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürede açılmadığını, davacı iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, ana dava hakkındaki yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi sebebiyle işin esası incelenerek eldeki davanın ek dava niteliğinde olduğu, kısmi dava olarak açılan ilk davanın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu durumun davalıların şirkete özen ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı hareket ettikleri ve bundan şirketin zarar gördüğü yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini, zarar yönünden ilk davada hükme esas alınan rapordaki zarar kalemlerinin kuvvetli delil niteliğinde bulunması sebebiyle hükme esas alınmasında sakınca bulunmadığı, ana davada alınan bilirkişi raporunun alacağı muayyen hale getirmeyeceği, alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, yapılan takibe yönelik davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ceza zamanaşımı dikkate alındığında davanın zamanaşımı süresinde açıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b (1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.01.2015 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.