T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2210 KARAR NO : 2025/2290 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/10/2025 NUMARASI : 2024/542 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbire İtiraz Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar H…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2210 KARAR NO : 2025/2290 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/10/2025 NUMARASI : 2024/542 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbire İtiraz Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/10/2025 tarih ve 2024/542 E. Sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir isteyenler vekili, karşı tarafın "..." adresinde bulunan işletme içerisinde ve dışında, müvekkillerine ait 2011/108340, 2019/32707 sayılı ve ..." "..." ibareli markaları ile iltibas oluşturan "..." ibaresini kullandığını, ihtarlarına rağmen bu kullanımların durdurulmadığını ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve maddi manevi tazminat istemli davada ihlal oluşturan ibarenin kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılarak el konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece 25.06.2015 tarihli ara kararl , dava konusu kullanımlar ile ihtiyati tedbir isteyenin 2019/32707 "..." ibareli markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin 100.000, 00TL teminat karşılığında kabulüne karar verilmiştr. Karşı taraf vekili, ihtiyati tedbir isteyenin 1 haftalık yasal süre içerinde teminatı bloke etmediğinden ihtiyati tedbirin kalmış sayılacağını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda mesnet 2011/108340 sayılı marka ile dava konusu kullanımlar arasında iltibas bulunmadığının belirtildiği, raporda iltibas bulunduğu belirtilen 2019/32707 sayılı markanın ise müvekkilinin dava konusu kullanımlarının başladığı 2014 yılının Kasım ayından sonra tescil edildiğini, Yüksek Mahkeme kararlarında da benimsendiği üzere, markanın tescilinden ve kullanılmasından önce söz konusu markanın kullanıldığının ispatlanması halinde marka ihlalinden bahsedilemeyeceğini, dava konusu kullanımların 2014 yılının Kasım ayında başladığını, ihtiyati tedbir isteyenlerin müvekkilinin bu kullanıma sessiz kaldığını ve müvekkiline markanın kullanımı konusunda süresiz muvafakat verdiklerini, aynı olay nedeniyle Antalya Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2025/301-2025/551 E/K sayılı kararıyla beraat kararı verildiğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte yeni bir vakıanın bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbirin kaldırılması isteminin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf vekili, ihtiyati tedbir isteyenin 1 haftalık yasal süre içerinde teminatı bloke etmediğinden ihtiyati tedbirin kalmış sayılacağını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda mesnet 2011/108340 sayılı marka ile dava konusu kullanımlar arasında iltibas bulunmadığının belirtildiği, raporda iltibas bulunduğu belirtilen 2019/32707 sayılı markanın ise müvekkilinin dava konusu kullanımlarının başladığı 2014 yılının Kasım ayından sonra tescil edildiğini, Yüksek Mahkeme kararlarında da benimsendiği üzere, markanın tescilinden ve kullanılmasından önce söz konusu markanın kullanıldığının ispatlanması halinde marka ihlalinden bahsedilemeyeceğini, dava konusu kullanımların 2014 yılının Kasım ayında başladığını, ihtiyati tedbir isteyenlerin müvekkilinin bu kullanıma sessiz kaldığını ve müvekkiline markanın kullanımı konusunda süresiz muvafakat verdiklerini, aynı olay nedeniyle Antalya Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2025/301-2025/551 E/K sayılı kararıyla beraat kararı verildiğini ileri sürerek, müvekkilinin dava konusu ibareyi 2024/018817 sayılı marka sahibinin muvafakati ile kullandığını ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Talep, ihtiyati tedbire itiraz istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yukarıda özet kısımından da anlaşılacağı üzere, karşı taraf, mahkemenin bilirkişi raporu doğrultusunda karşı tarafın talep konusu kullanımları ile ihtiyati tedbir isteyenlere ait 2019/32707 sayılı ve "..." ibareli markası arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin kabulüne dair verilen karara karşı, diğer itirazlarının yanında talep konusu kullanımların mahkemece iltibas bulunduğu kabul edilen ihtiyati tedbir isteyene ait marka tescilinden önce 2014 yılı Kasım ayında başladığını bu nedenle marka ihlalinin söz konusu olmadığını ileri sürmüş ve bu hususta bir kısım deliller ibraz etmiştir. İlk derece mahkemesince ise karşı tarafın bu savunması ve delilleri değerlendirilmeden yazılı şekilde ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. Ancak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.10.2016 tarih, 2005/7175 E.- 2006/10558 sayılı “...” kararı ile bu karardaki ilkeleri tekrar eden 11.11.2020 tarih, 2019/5145 E.-2020/4970 K. sayılı kararında açıklandığı üzere gerçek hak sahipleri yasal süreler içerisinde sonraki tarihli marka başvurusuna itiraz etmemiş veya hükümsüzlük davası açmamış olsalar bile, markayı tescil ettiren kişiler, gerçek hak sahiplerinin önceye dayalı kullanımına karşı çıkamazlar. Aynı kararlarda, "bir markanın tescilinden önceki dönemde bu markanın aynısı veya benzerinin bir başkasınca tescilli marka aynı sınıf mal veya hizmetlerde sürekli bir şekilde kullanımı halinde, sırf sonradan tescil olunan markaya dayanarak, önceden beri var olan kullanımların önlenmesi “kazanılmış haklar” ilkesine ve TMK’nın 2. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder. Keza Türkiye’nin de tarafı olduğu TRIPs (Trade Related Intellectual Property Rights- Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları) Sözleşmesinin 16. maddesinde, marka sahiplerinin tescilli haklarına dayanarak üçüncü kişilerin markaya konu işareti veya benzerini tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kullanmalarını önleme yönünde üstün hakka sahip oldukları belirtilmiş, ancak tescile dayalı bu üstün hakların, başkalarının daha önceye dayalı haklarını etkilemeyeceğine vurgu yapılmıştır." açıklamasına da yer verilmiştir. Bu durumda bir markayı tescil ettiren kişi, bu markanın aynısını ya da benzerini, tescil ettirdiği markanın koruma tarihinden önce fiilen kullanan ve bu suretle marka üzerinde hak sahibi olan kişinin kullanımına karşı çıkamayacaktır. Somut olayda da mahkemece talep konusu kullanımlar ile iltibas oluşturduğu kabul edilen ihtiyati tedbir isteyenlere ait 2019/32707 sayılı markanın başvuru ve tescil tarihi, karşı tarafın talep konusu kullanımların başladığını iddia ettiği 2014 yılı Kasım ayından sonra olup, karşı tarafın bu savunmasının doğru olduğunun tespiti halinde, ihtiyati tedbir isteyenin adına sonradan tescil ettirdiği benzer ibareli markaya dayalı olarak karşı tarafın talep konusu kullanımına karşı çıkması mümkün olmayacaktır. Mahkemece karşı tarafın bu savunması ve bu hususta sunduğu deliller değerlendirilmeden verilen bir ihtiyati tedbir kararı, karşı taraf yönünden sonradan telafisi imkansız sonuçlar doğuracağından, bu aşamada ihtiyati tedbir isteminin dinlenebilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü mümkün olmayıp verilen tedbirin kaldırılması gerektiğinden, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/10/2025 tarih ve 2024/542 Esas sayılı ara kararın KALDIRILMASINA, 2-Karşı taraf vekilinin ihtiyati tedbire itirazının KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/06/2025 tarih ve 2024/542 E. sayılı ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, 3-İstinaf aşamasında karşı tarafça yapılan yargılama giderlerinin esas hakkındaki hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-Karşı tarafça istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde karşı tarafa iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 28/11/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...