Hukuk Genel Kurulu 2020/317 E. , 2022/1040 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi tarafından ilk derece mahkemesi kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilme…
**Hukuk Genel Kurulu 2020/317 E. , 2022/1040 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi tarafından ilk derece mahkemesi kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, ilk derece mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkilinin "fit", "fit x", "fit indeks”, "fit index", ibareli çok sayıda tanınmış seri markaların bulunduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Fitsure” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, bu başvuruya müvekkili tarafından “fit” ibareli markaları mesnet gösterilerek itirazda bulunulduğunu, yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin markalarının tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfları ile davalı başvurusunun mal ve hizmet sınıfının birebir aynı olduğunu ve davalı şirketin başvurusunun müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olması nedeniyle iltibas tehlikesinin bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını, müvekkilinin tanınmışlığından haksız yarar sağlamanın amaçlandığını, ayrıca bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK kararın iptaline ve davalı başvurusunun tescil edilmesi hâlinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Cevabı: 5.1. Davalı .... vekili; müvekkilinin “Fitsure” ibareli markasının davacının “Fit” ibareli markalarıyla benzerlik göstermediğini, müvekkili markasının iki kelimenin bir araya gelmesinden oluştuğunu, “Fitsure” ibaresinde gerek harflerin baskınlığı gerekse kelimelerin uzunluğu dikkate alındığında göze çarpan kısmın “sure” ibaresi olduğunu, “Fitsure” ibareli markanın “Fit” markasıyla kavramsal, işitsel ya da görsel açıdan iltibas ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 5.2. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili; davalı şirketin markası ile davacı markası arasında iltibasa mahal verir nitelikte benzerliğin bulunmadığını, zira davacı markaları ile davalı başvurusu arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklılıklar bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: