İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.09.2018 tarihinde plakası, markası belirlenemeyen aracın sürücüsünü…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/560 KARAR NO : 2025/1946 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/12/2021 NUMARASI : 2018/658 Esas - 2021/920 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.09.2018 tarihinde plakası, markası belirlenemeyen aracın sürücüsünün yaya olan müvekkili ... ...'a çarpması neticesinde tek taraflı yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 23.02.2018 tarihli raporu ile davacının %6,3 oranında maluliyeti olduğunun belirlendiğini, davalı ... Hesabı'na 15.02.2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu ancak olumlu cevap alınamadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.500,00-TL daimi maluliyet ve 100 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 3.600,00 TL tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihi olan 15.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında sunduğu 25/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 6.328,17-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından sunulan 06/01/2020 tarihli raporla "... Kimliği tespit edilemeyen sürücü sevk ve idaresindeki kamyonet ile arka bagaj kapısı açık ve sağ yan kayar kapısı açık bir şekilde seyrederken 2008 doğumlu mağdur yayanın aracına bindiğini fark ettiğinde durup, aracına binen yayayı indirmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, aracını hızlandırdığında ise 2008 doğumlu mağdur yayanın açık olan sağ kayar kapısından aşağı atlayıp yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla; alt düzeyde tali derecede kusurlu olduğu,2008 doğumlu mağdur yaya ... ... olay mahallinde arka bagaj kapısı ve sağ yan kayar kapısı açık olarak yavaş bir şekilde seyreden kamyonete binmemesi, bindiği kamyonet hızlandığında ise kamyonetten atlamaması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye atarak sağ yan kayar kapısı açık kamyonetten aşağı atlayıp, atladığı kamyonetin sağ arka teker kısımlarının sadmesine uğradığı anlaşılmakla gerçekleşen kazada yaş ve davranış faktörleri de dikkate alındığında asli derecede etken olduğu,Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda sonuç olarak; kimliği tespit edilemeyen sürücü'nün %10 (yüzde on) oranında kusurlu, 2008 doğumlu mağdur yaya ... ...'ın yaş ve davranış faktörlerinin olay üzerinde %90 (yüzde doksan) oranında etken olduğu"nun rapor edildiği, Adli Tıp Kurumunun 17.07.2020 tarihli "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmelik" kapsamında düzenlenen raporunda davacı asilin %3 oranında maluliyetinin bulunduğu, iyileşme süresinin ise 1,5 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, mahkememizce aktüerya bilirkişisinden alınan ve TRH 2010 yaşam tablosu ve güncel yasa ve içtihat hükümleri dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının kusur oranı dikkate alındığında sürekli iş göremezlik tazminatının 6.328,17 TL olarak tespit edildiği, davacının kaza tarihinde 7 yaşında olması nedeniyle davacı yönünden geçici iş göremezlik tazminatının koşullarının oluşmadığı, temerrüt başlangıcının 28.02.2018 tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu gerekçesi ile;a-Davanın KISMEN KABULÜ ile;-6.328,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.02.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ... ...'a velayeten ... ... ve ... ...'a verilmesine,b-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; eldeki davaya konu kazaya ilişkin talepler bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde verilmiş kesin hüküm kararı bulunduğu, bu karar sebebiyle eldeki davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; meydana gelen kazaya mahkeme kararında belirtildiği gibi plakası belli olmayan bir aracın sebebiyet vermediği, kazaya sebebiyet veren aracın plakasının belli olduğu ve aracın sigorta poliçesi olup olmadığı araştırılmadan karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kusur durumunun hatalı olduğu, davacının kazanın meydana gelmesinde tam kusurunun olduğu, maluliyet raporunun yönetmelikte olan mevzuata göre hesaplanmadığı ve davacının fiziksel muaeyenesinin yapılmadığı, müvekkili kurumun sadece kaza ile illiyet bağı kurulabilen maluliyet oranından sorumlu olması gerektiği, aktüer raporunda da TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanıldığı, ancak kaza tarihi dikkate alınarak aslında TRH 2010 yaşam tablosu ile 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği, raporun bu yönüyle hatalı olduğu, davacının muaccel bir alacağının bulunmadığı, dolayısıyla müvekkilinin temerrüde düşmediği, bu nedenle faizin ancak dava tarihinden itibaren konulması gerektiği, bu nedenle mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Bilindiği gibi kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesini gerektirir. (HMK.m.303)Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir.Bir kararın kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi için de, evvelce verilen kararın usulüne uygun şekilde kesinleştirilmiş olması zorunludur.Anayasa Mahkemesi'nin 2005/465 nolu başvuru üzerine yaptığı inceleme sonucunda verilen 12/09/2018 günlü kararda; hakem heyeti kararları ile ilgili olarak, kararın mahkemece tebliğ edilmesi gerektiğine hükmedilmiş ve bu kararla aynı mahiyette bulunan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2018 gün ve 2018/5787 E.- 2018/11726 K. Sayılı kararında; "5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla hakem kararı kendisine verilen mahkeme, hakem kararının kendisine verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak tebliğ etmelidir. Her iki taraf hakkında da temyiz süresi ancak bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar." denilerek, sigorta tahkim komisyonu hakem kararlarına karşı istinaf/temyiz süresinin, mahkemesince tebliğinden itibaren başlayacağı kabul edilmiştir. Yargıtay 11. HD. 31/05/2018 gün ve 2018/1476 E. - 2018/4167 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir.Açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dosya arasında yer alan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 13.05.2018 tarihli 2018/20906 Esas 2018/30567 Karar sayılı kararının incelenmesinde; dosyamız davacısı tarafından davalısı aleyhine davaya konu kaza nedeniyle oluşan geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tazmini için talepte bulunulduğu, tahkim kararında, başvuru sahibinin 16.09.2015 tarihinde sigorta poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sürekli ve geçici iş göremez hale geldiği veya sigortasız aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile başvurunun reddine karar verildiği ancak mahkemece tahkim kararına itiraz edilip edilmediği, kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılmadığı görülmüştür. Eksik araştırma ve incelemeyle karar verilemez.Hal böyle olunca; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı önce itiraz edilip edilmediği, itiraz edilmiş ise Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının dosyaya celbi ve itiraza konu kararın kararı saklamakla görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise de mahkemece saklama kararı yazılıp yazılmadığı ve yazılmış ise kararın taraflara mahkemece tebliğ edilip edilmediği, bu suretle usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp belirlenmesi, henüz kesinleşmemiş ise talep edilen tazminat kalemleri yönünden derdest dava niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4 gereğince kaldırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2021 tarih ve 2018/658 Esas 2021/920 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025