12. Hukuk Dairesi 2025/9045 E. , 2026/1783 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sai…
12. Hukuk Dairesi 2025/9045 E. , 2026/1783 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçluların icra mahkemesine başvurarak borca itirazda bulundukları, İlk Derece Mahkemesince; itirazın reddi ile borçlular aleyhine takip konusu alacağın % 20’si oranında tazminata hükmedildiği, borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlular tarafından temyiz edildiği görülmektedir. Borçluların iddiası, İİK'nın 168/5 ve 169. maddelerine dayalı borca itiraz niteliğindedir. Bu durumda, itiraz hakkında İİK'nın 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup, anılan maddenin 6. fıkrasında; itirazın icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle reddi halinde, takibin muvakkaten durdurulmuş olması koşuluyla, alacaklının isteği üzerine, borçlunun, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre tazminata esas alınacak tutar asıl alacak miktarıdır. Buna göre; borçlular aleyhine asıl alacak üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken takip konusu alacak üzerinden hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 18.09.2025 tarihli ve 2024/1046 E. 2025/2407 K. sayılı sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesi ile uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İstanbul 43. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 16.06.2023 tarihli ve 2022/617 E. 2023/295 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının tazminata ilişkin “2” nolu bendinde yer alan; “takip konusu alacağın” ibaresinin karar metninden çıkarılmasına, yerine "asıl alacağın” ibaresinin yazılmasına, kararın 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.