T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/837 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/300 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2022 ESAS-KARAR NO : 2020/633 E - 2022/802 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/837 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/300 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2022 ESAS-KARAR NO : 2020/633 E - 2022/802 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 12/03/2026 YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üretmekte olduğu ürünleri test etmek için savunma sanayi ürünlerinin testinde kullanılan bir ölçüm cihazı olan Coordinate Measuring Machine (CMM) olarak adlandırılan cihaza ihtiyaç duyduğunu, cihazın hangi teknik gereksinimlere sahip olması gerektiği belirlenerek pek çok yerli ve yabancı şirketten teklif alındığını, alınan tekliflerin değerlendirmesi sonucu ... marka ... model cihazın ... Dış Ticaret Kollektif Şirketi ... ve Ortağı unvanlı şirketten alınmasının makul görüldüğünü, bu doğrultuda hazırlanan sipariş emrinin ... tarafından da imzalanarak sözleşmenin kurulduğunu, cihazın ... tarafından Almanya'dan ithal edilerek müvekkili ...'ın Elmadağ'daki yerleşkesinde kurulum işlemlerinin tamamlandığını, taraflar arasındaki sözleşme niteliğindeki sipariş emri ve eklerinden açıkça anlaşılacağı üzere kabul işlemine tabi bir alım işleminin söz konusu olduğunu, cihazın hassas ölçüm kabiliyetine sahip olması gereken ve kullanımı uzmanlık gerektiren bir ölçüm makinası olması nedeniyle sahip olması gereken niteliklerin yine uzmanlar tarafından tespit edilmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini, cihazın müvekkili ... yerleşkesinde pek çok kez denenmiş olmasına rağmen ihtiyaçları karşılamadığını, ölçümler de sıklıkla tolerans eşiği aşılarak hatalı sonuçlar alındığını, bu hatalı sonuç oranının cihazın kullanımını yararsız kıldığını, satıcıya gecikmeksizin bildirimde bulunulduğunu ve ... ile 07/03/2014 tarihinde toplantı gerçekleştirildiğini, toplantıda cihazın mekanik ve elektriksel olarak değerlendirilmesine karar verildiğini, neticesinde 04/04/2014 tarihinde cihazın gerekli kriterleri taşımadığının ... yetkilisinin de imzası ile tutanak altına alındığını, bu nedenle cihazın kabulünün olumsuz olarak sonuçlandığını, kesin kabulün ... tarafından yapılmadığını ve cihazın reddedildiğini, ... yetkililerince imzalanan pek çok belgede cihazın ayıplı olduğunun kabul edildiğini, süreç içerisinde sözleşmeden dönme, malın iadesi ile bedel iadesi ile zararların tazmini taleplerinin karşılanmadığını, müvekkilinin 26/01/2016 tarihli yazısının gereğinin de ... tarafından yerine getirilmediğini, malın ayıplı olduğu ve tolerans dışı ölçümlerin çevresel faktörler ile alakalı olmadığı hususlarının işbu davadan önce Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesinin Değişik İş sayılı dosyasında alınmış olan bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, ağır kusurlu olan ve ticaret sicilinden terkin edilen ...'nın ortakları olan davalılara seçimlik haklara ve zararın tazminine yönelik işbu davanın açıldığını, ürünün ayıplı olduğunu, ayıbın ...'nın kabulünde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla sözleşmeden dönme ile ayıplı mal için ödenmiş olan 135.000,00 Euro semenin, cihazın ayıplı olması nedeniyle yapılmak zorunda kalınan işçilik, nakliye, banka komisyonu, KDV, damga vergisi ve tespit dosyası giderleri için şimdilik 77.102,28 TL zararın ve sözleşmenin eki niteliğindeki General Terms And Conditions Art. 6'da belirtilen sipariş emri üzerinden %8 cezai koşul alacağı olan 12.000,00 Avro'nun tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkilinin ithalata aracılık yaptığını, husumetin üretici firmaya yöneltilmesi gerektiğini, davaya konu makinenin ön kabulünün 18-21 Eylül 2013 tarihinde yapıldığını, kurulumun ise 4-5 Aralık 2013 tarihinde gerçekleştirildiğini, TBK'nun 223. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacıya fiilen teslimden itibaren 7 yıl geçtiğini, makinenin satışında ...'nın, müvekkillerinin ve üretici ...’in kusurunun bulunmadığını, makinenin davacı tarafından bizzat Almanya Federal Ekonomi ve İhracat Kontrol Dairesi (BAFA) den alınan özel izin ile ve yine davacı tarafından verilen sipariş emri ve teknik şartnamesine göre Alman ... firmasına özel olarak yaptırıldığını, dolayısı ile davacının makine iadesine ilişkin talebi yönünden bir değerlendirme yapılabilmesi için öncelikle üretici ...'in de davaya dahil edilmesinin zorunlu olduğunu, davanın üretici ...’e ihbarını talep ettiklerini, dava konusu makinenin davacı ...’ın sipariş emri ve teknik şartnamesine uygun olarak üretici ... tarafından imal edildiğini ve ... teknik heyetince üretici ... tesislerinde test edilerek ön kabulünün yapıldığını, buna rağmen yapılan muhtelif ölçümlerde dahi hiçbir zaman genel şartnamedeki ± (5 + L/200) mikron değerini aşan bir sapma olmadığı gibi, makine katalogunda yer alan ve ancak uygun ortam koşullarında erişilebilecek (2,3+L/300) mikron değerini de uygun olmayan ortam koşullarına rağmen, 1000 ölçümden sadece 10 tanesi, 0,5 mikron aşarak karşıladığını, dava konusu makinenin teknik şartname koşullarını sağlamasına rağmen ...’ın makine katalog değerlerini istediğini, esasen davacıya teslim edilen makinenin, davacının siparişi ve teknik şartnamesindeki özelliklerden çok daha üstün olarak üretildiğini, ayrıca makina katalog değerlerinin Almanya’daki ön kabulde olduğu gibi, ancak uygun sıcaklık ve nem değerlerinin sağlandığı laboratuvar şartlarında geçerli olacağını, hali hazırda makinenin kurulu olduğu alanda bu şartların mevcut olmadığını, buna rağmen makine hassasiyeti, 100 ölçümün 95’inde 2,3 mikron sınırında, içinde 5 ölçümde 3 mikron olarak geldiğini, bu değerlerin, teknik şartnamedeki ± (5 + L/200) mikronu sağladığını, katalog değeri 2,3 mikronluk değerinden sadece 0,7 — 0,8 mikron olarak saptığını, çevre şartlarının, katalogta tanımlandığı gibi yeterli olması halinde, bu ufak sapmanın da yaşanmayacağını, ...'ın talebi üzerine üretici ...’in uzman teknik personelinin de Türkiye’ye getirtildiğini ve onun nezaretinde gerekli test ve ölçümlerin yapıldığını, teknik şartname değerlerinin sağlandığını, katalog değerlerinden ise belirtilen cüzi sapmaların olduğunu, makinanın ...’ın kullanım amacı için yeterli olmasına rağmen, yine de ...’a şayet daha iyi sonuç isteniyorsa çevresel şartların uygun olduğu ortamda testlerin tekrarlanabileceğinin önerildiğini ancak bu önerinin kabul görmediğini, anlaşmazlık için TÜBİTAK, UME gibi bir bağımsız kuruluştan danışmanlık ve/veya hakemlik desteği önerilerinin de davacı tarafından kabul edilmediğini, delil tespiti dosyasına ve rapora itiraz edildiğini, raporun müvekkilleri yönünden bağlayıcılığının olmadığını, her yıl kalibrasyonu ve özel bakımı yapılması gereken ve son derece hassas uygun ortam koşulları (yer ısı, sıcaklık, yükseklik, ses vs) değişmeksizin süreklililik arzetmesi gereken, bir ortamda bulunması gereken makinaların atıl bırakılarak, bakım ve kalibrasyonları yapılmadan yıllar sonra böyle bir tespit yolu ile alınan rapora itibar edilemeyeceğini, tüm belirsizlik ve uygunsuzluklara rağmen, laboratuar şartları hali hazırda oluşturulmadan ve 5 senedir bakım ve kalibrasyon ayarları yapılmamış makinenin ... Teknik Şartname değerlerini karşılamaya devam ettiğinin görüldüğünü, ... tarafından sipariş emrinde yer alan ve siparişle birlikte gönderilen Teknik Şartnamede istenilen şartlarda açıkça ifade edildiği üzere (5,0+1/200) mikron olduğunu, davacıya satılan makinanin bir an için ayıplı olduğu farz edilecek olsa bile bu aşamada davacının sözleşmeden dönmesi ve bedel iadesi ile ceza ve zarar ziyan talebinde bulunmasının TTK ve TBK hükümleri ile dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının siparişine ve teknik şartnamesine uygun olarak makine teslim edilmesine rağmen, davacının tesislerinde makinaya uygun hassas fiziki ortam koşullarını sağlamaması/sağlayamaması sonucu, makinenin katalog değerlerine ulaşılmamasından dolayı 7 yıl sonra TBK 227-1 gereği satılanı geri verme hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönmesinin TMK 2 maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, özel izinler alınmadan makinanın ... tesislerinin dışına çıkarılmasının uluslararası anlaşma ve kanunların devreye girmesine yol açabileceğini, bu durumun hem ...’ı hem ...’yı hem de ülkeyi zor duruma düşürebilececeğini, ayrıca davacının da kabulünde olduğu üzere makinanın satıs bedelinin %10’lık kısmının ödenmediğini, davacının bu ödeme yükümlülüğünü tamamen ifa etmemesine rağmen sözleşmeden dönmesi de suiniyetinin bir başka göstergesi olduğunu, davacının cezai şart talebinin de dinlenilemeyeceğini, zira cezai şart talebinin dayanağının şartnamenin ekinde yer alan ve ...’nın imzasını taşımayan, davacının tek taraflı olarak tamamen kendi lehine düzenlemiş olduğu “Genel Koşullar ve Şartlar” başlıklı 6.maddesinde yer aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin satım sözleşmesi olduğu, davacının sözleşmenin kabul şartına bağlı bir alım sözleşmesi olduğunu iddia etmiş ise de sipariş emirleri ve eklerinde bu hususta bir sözleşme hükmü bulunmadığı gibi bunun dışındaki belgelerde de bu yönde her hangi bir hüküm bulunmadığı, sipariş emrinde kabul koşuluna bağlı tutulan tek hususun bakiye ödeme tutarı olduğu, makinenin yurt dışında imalatının yapılarak davalı yanca ithal edildiği, davacı ...'ın dava konusu makinenin alımı ve ... tarafından özel izinle üretilip ihraç edilmesi için Alman Federal Ekonomi ve İhracat Kontrol Ofisin'den bizzat özel izin aldığı, 18-21 Eylül 2013 tarihlerinde ... 2 çalışanı ile makinenin tüm teknik özelliklerini ... sitesinde test ettiği, ön kabul testinin yapıldığı ve ön onayın ...'e gönderildiği, makinenin ...'ın Elmadağ tesislerine kurulumunun 05/12/2013 tarihinde yapıldığı, 06/01/2014 tarihinde makinenin kalibrasyon faaliyetlerine başlandığı, 04/04/2014 tarihli davacı ve davalı şirket temsilcilerinin imzalamış olduğu Teknik Değerlendirme Tutanağında ön kabulde beyan edilen kalibrasyona ulaşılamaması ve yapılan çalışmalardan istenen sonuçların alınamaması nedeni ile davacı ... A.Ş. kullanıcı müdürlüğü tarafından çalışmalara son verildiğinin belirtildiği, aynı yönde Teknik Değerlendirme Tutanağı başlıklı 21/04/2014 tarihli tutanağında da düzenlendiği, ayıba ilişkin ihbarın süresinde yapıldığı, zira davacı ve davalının sözkonusu makinenin alımına ve devamında çalıştırılması süreçlerinde birlikte yer aldığı, istenilen verimin alınamadığı yönündeki tutanağın da davalı şirket temsilcisi ile birlikte imzalandığı, davacı şirketin 26/01/2016 tarihli yazısı ile davalı şirkete bildirdiği yazı ile satıma konu makinenin istenilen kalibrasyon değerlerini sağlamadığı gerekçesi ile reddettiklerini ve bedelin iadesini talep ettiği, eldeki davanın ise 18/12/2020 tarihinde açıldığı nazara alındığında TBK 231. madde hükmü uyarınca satılanın alıcıya devrinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ayıp nedeni ile davanın açılması gerekmekte iken bu süre içerisinde davanın açılmadığı, davalının ağır kusurlu olduğuna dair bir veri bulunmadığı ve garanti süresi olarak daha uzun bir süre de davalı yanca üstlenilmediği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; satıcının ağır kusurlu olduğuna dair delil bulunmadığı yönündeki mahkeme kararının yerinde olmadığını, davalının cevap dilekçesinde tolerans dışı ölçümlerin kabul edildiğini, aynı tespitlerin bilirkişi raporunda da yer aldığını, yine davalı yetkilisinin cihazın tolerans eşiği dışında ölçüm yapabileceğine dair mailinin ayıbın kabulü niteliğinde olduğunu, değişik iş dosyasında malın ayıplı olduğunun tespit edildiğini, TBK 225/2 maddesine göre satıcının bilmesi gereken ayıpların da ağır kusur niteliğinde olduğunu, davalının cihazın ithalatçısı olup satıcılığı meslek edinen kişi olarak maldaki ayıbı bilmesi gerektiğini, bu nedenle zamanaşımından davanın reddi kararının yerinde olmadığını, sipariş emrinde semenin %10 luk kısmının müvekkili ... tarafından yapılacak kabul sonrası ödeneceğinin belirtildiğini, satımın kabule bağlı olduğunu, cihaz ayıplı olduğundan ve davalı ağır kusurlu olduğundan semen, zarar ve cezai şart taleplerinin yerinde olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, dava dışı şirket tarafından üretilip davalı tarafından ithal edilen satıma konu cihazın ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davanın süresinde açılıp açılmadığı, semenin iadesi, zarar ve cezai şart taleplerinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, alacak ve tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dosyanın yapılan incelemesine göre, 07/02/2013 tarihli davacının sipariş emri ile 150.000,00 Euro bedelli dava konusu cihazın temini konusunda taraflar arasında satım sözleşmesinin kurulduğu, cihazın ön kabülünün davacı ... tarafından yapıldığı, 05/12/2013 tarihinde ...'ın Elmadağ tesislerinde cihazın kurulumunun gerçekleştiği, davalının cihazın istenilen performansı sağlaması için davacı ile koordineli şekilde sorunları çözmeye çalıştığı, davacının 26/01/2016 tarihli yazısı ile ölçüm sonuçlarına göre cihazın mevcut hali ile kullanıma uygun olmayacağı değerlendirilerek cihazın reddi ile birlikte ödenen semenin iadesi, hatalı ürün nedeniyle zararın karşılanması ve cezai şartın davalıdan talep ettiği görülmüştür. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dosya kapsamı itibariyle sunulan delillerin davalının ağır kusurlu olduğunu kabüle elverişli olmamasına, davacı talepleri yönünden dava tarihi itibariyle TBK 231.maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."