T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1548 KARAR NO : 2025/1353 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 26.09.2019 ESAS-K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1548 KARAR NO : 2025/1353 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 26.09.2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2007/229 E., 2019/846 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 30.12.2025 YAZIM TARİHİ : 30.12.2025 Davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl dosyada; Davacı vekili özetle; davalı şirketin 13.06.2006 tarihli mutabakat yazısı ile davacı şirkete 31.12.2005 tarihi itibariyle 669.285,09 TL borcu olduğunu bildirdiğini ve davacı şirketin mutabık kaldığı miktarı süresinde ödediğini, takip eden aylara ilişkin faturaları da gününde ödediğini, tüm fatura bedellerin ödenmesine rağmen davalı tarafın fatura borcu olduğundan bahisle 1.473.602,82 TL talep ettiğini, talep edilen bedelin ticari ilişkilerin bozulmaması ve faiz yürütülmemesi için ihtirazi kayıtla 28.03.2007 tarihinde ödendiğini, davalının daha sonra ödeme tarihine kadar fahiş miktarda hesapladığı 2.287.772,92 TL gecikme zammı bedelini de 02.04.2007 tarih 2195 sayılı yazı ile ayrıca talep ettiğini ancak davalıya hiçbir borçları olmadığını ileri sürerek, bu bedel yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ihtirazi kayıtla davalıya ödenen 1.473.602,82 TL'nin ödeme tarihi olan 28.03.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile istirdadına, davalının %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle; davalı tarafından müvekkili şirkete ait 400 KV PS3 Silopi-Zakho Enterkonneksiyon Hattı kullanmak sureti ile Eylül 2003 ayından itibaren Kuzey Irak'a elektrik ihracatı yapıldığını, söz konusu yazının yazıldığı tarihte davacı şirketin, davalı ... muhasebe kayıtlarında ''120 alıcılar'' hesabında ''669.285,09 TL'', ''128 şüpheli alacaklar'' hesabında ''1.069.165,21 TL'' borcu olduğunu, çünkü davalının davacı olarak bulunduğu Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/279 sayılı dava dosyasında, alacak davasına konu edilen 1.069.165,21 TL'nin 29.12.2005 tarih 615 nolu mahsup işlemi ile "120 alıcılar" hesabından çıkarılıp "128 şüpheli alacaklar" hesabına aktarıldığını ancak denetim şirketinin bu bedelin sadece "120 alıcılar" hesabına yazılmasını istediği için şüpheli alacaklar hesabındaki bakiyenin davacı hesabına yazılmadığını, davacının fatura bedelleri nedeni ile borcu olmadığına dair iddiasının asılsız olduğunu, davacının 2004 fatura bedellerinin tamamının ve 2005 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan Ayı fatura bedelleri toplamı olan 2.023.723,92 TL'yi ise ödemediğini, davacı tarafından yapılan 30.06.2006 tarihli 550.121.09 TL tutarındaki ödemenin bu borçtan mahsup edildiğini, bakiye 1.473.602,83 TL'nin ise 12.02.2007 tarihli ihtarname ile davacıdan istendiğini, bu bedelin ödenmesinden sonra ödeme tarihini takip eden gün itibariyle gecikme cezasının da hesaplanıp talep edileceğinin belirtildiğini bu nedenle daha sonra 1.473.602,83 TL'ye uygulanan gecikme cezası bedeli olan 2.287.772,92 TL'nin davacıdan talep edildiğini ancak ödenmediğini, davacıdan 12.04.2007 tarihine kadar 1.162.936,88 TL ana para ile 1.456.559,69 TL gecikme zammı istendiğini, gecikme zammının sehven fazla hesaplandığını ana para ve gecikme zammı toplamı olarak 2.369.768,56 TL borcu olduğunu, açılmış icra takibi bulunmadığı için kötüniyet tazminatı talebinın yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada; Davacı vekili özetle; dava konusunun 14 adet fatura olduğunu, fatura bedeli 2003 yılına yönelik olarak 1.069.165,21 TL olup bunlara uygulanan gecikme zamlarının tahsili amacıyla Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan bir başka dava sonucunda verilen karar kısmında görüleceği üzere yapılan kısmi ödemeler bulunduğunu, kısmi ödemenin ana para ve feri alacaklarına mahsup edildiğini, davalının 2004 yılı fatura bedellerinin tamamı ile 2005 yılı Ocak, Şubat, Nisan ayı fatura bedelleri toplamı 2.023.723,92 TL alacaklarının halen bulunup 30.06.2006 tarihine kadar ödeme yapılmadığını, 30.06.2006 tarihinde 550.121,09 TL yatırıldığını, bakiye kalan 1.473.602,83 TL için davalıya temerrüt ihtarı gönderildiğini, davalı tarafından bu miktarın 28.03.2007 tarihinde şirkete yatırıldığını, 02.04.2007 tarih ve 2195 sayılı yazı ile 1.473.602,83 TL'ye ait 2.287.772,92 TL gecikme zammının istendiğini, ödeme yapılmadığını, davalı tarafından daha önce gönderilen faturalar nedeni ile 1.473.602,82 TL ödemenin bahsi geçen davanın Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/229 esas sayılı dosyası ile derdest bulunduğunu, dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibat olduğunu iddia ederek bu dosyanın Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/229 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Mart 2004 - Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları ile 2005 Ocak, Şubat, Nisan aylarına ilişkin faturalara ait 1.162.936,88 TL'nin son ödeme tarihlerinden, 1.076.648,54 TL gecikme zammı ile 193.796,74 TL KDV olmak üzere toplam 1.270.445,28 TL'nin 08.06.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, Eylül 2005 dönemine ait 119.162,21 TL faturanın 3 günlük gecikmesi nedeni ile hesaplanan 357,49 TL gecikme zammı ile 64,35 TL KDV olmak üzere toplam 421,84 TL'nin 30.09.2005 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Asıl dava bakımından yapılan değerlendirmede; ...Her ne kadar, yazı başlığı olarak ''hesap mutabakat talepli'' olarak düzenlendiği anlaşılmakta ise de; anılan belgenin hukuki olarak hesap mutabakatı olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır, zira; mutabakat tarihi olan 13.06.2006 tarihinden sonra, az yukarıda ayrıntıları belirtilen Ankara 4 ATM'ne ait 2004/279 Esas 2006/28 Karar sayılı dava dosyasında hükmedilen alacağın, Ankara 9 İcra müdürlüğü 2006/7738 sayılı dosyasında 29.06.2006 tarihinde, 117.404,67 TL olarak tahsil edildiğinin anlaşılmasına göre; anılan yazıda, davacının cari hesapta ve şüpheli alacaklarda görünen borçlarının tümüyle nazara alınmamış olduğu, 13.06.2006 tarihi nazara alındığında, taraflar arasında derdest olan davaların mevcut olduğu ve yazı içeriğinde de, devam eden dava ve takiplerde yer alan alacak miktarından vazgeçildiğinin açıkça belirtilmemiş olduğu, buna göre 669.285,09 TL'lik bedelin taraflar arasındaki cari ilişkinin tamamına ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca 13.06.2016 tarihli yazının bir hesap mutabakat belgesi olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin iddiaya hukuki değer atfetmek olanaklı görülmemiştir. Mahkememizce yargılama esnasında alınan ve denetime elverişli olmakla asıl dava bakımından hükmün tesisinde esas alınan 02.05.2014 tarihli bilirkişi kurulu kök raporunda ve aynı heyete ait ek raporlarda belirtildiği üzere, davacının dayandığı 13.06.2006 tarihli belgenin mutabakat belgesi olamaması nedeniyle, davalının gecikme zammı talebinde haklı olduğu, gecikme zammı nazara alınarak yapılan hesaplama neticesinde de davacının davalı tarafa fazla ödemesinin bulunmadığı anlaşılmış olmasına göre, asıl davanın reddine, Birleşen dava bakımından yapılan değerlendirmede ise; Birleşen davanın, davacının hattını kullanan davalının, hat kullanım ücretine dair düzelenen bir kısım faturaların ödenmediği iddiasıyla açıldığı, davacının 2004 ve 2005 yılı faturalarından doğan toplam alacağına mahsuben davalı tarafça ihtirazi kayıtla 1.473,602,83 TL ödeme yapıldığı, davacı alacağının hesaplanma şekli bakımından, yine aynı taraflar arasında görülen başka bir döneme ait hat kullanım faturalarına dayalı olarak açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen emsal nitelikteki Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/279 Esas ve 2006/28 Karar sayılı dosyasında davacı alacağı belirlenirken davalının ödemelerine 818 Sayılı Yasa'nın 84. maddesi uygunlamak suretiyle davacı alacağı tespit edildiğinden, 818 Sayılı Yasanın 84. maddesi dikkate alınarak hesaplama yapan 28/03/2018 tarihli bilirkişi kurulu 2. ek raporunun hesaplama şekli bakımından hükme esas alındığı, ancak 2005 Eylül ayına ait 119.162,21 TL bedelli faturaya ilişkin sadece 3 günlük gecikme zammı ve KDV'si dava konusu olup fatura miktarı dava konusu olmadığından, bu fatura tutarı da dahil edilerek hesaplama yapan anılan bilirkişi kurulu ek raporunda belirlenen 1.084.875,20 TL asıl alacaktan 119.162,21 TL fatura bedeli düşülmüş buna göre davacının asıl alacağının 965.712,99 TL olduğu mahkememizce resen yapılan hesaplama neticesinde tespit edilmiştir. ...Davacının dava dilekçesinde 119.162,21 TL'lik fatura için 3 günlük gecikme zammı ve KDV'sini talep ettiği, yine hükme esas alınan bilirkişi kurulu ikinci ek raporunda bu fatura için 619 gün gecikme için 49.511,08 TL gecikme zammı hesaplanmış olmakla bu verilerden yola çıkarak mahkememizce yapılan hesaplama (( 49.511,08/619) X3) sonucu anılan fatura nedeniyle davacının 239.94 TL gecikme zammı ve bu tutarın % 18 KDV'si olan 43,19 TL'yi talep edebileceği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 965.712,99 TL bakiye fatura tutarı, 1.076.648,54 TL gecikme zammı, 193.796,74 TL KDV, 119.162,21 TL faturaya ait 239,94 TL gecikme zammı ve 43,19 TL KDV si olmak üzere toplam 2.236.441,40 TL'nin 08/06/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline..." karar verilmiştir. Davacı/karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13.6.2006 tarihli mutabakat yazısı ile dava konusu döneme ilişkin borç miktarının kesin olarak belirlendiğini, mutabakat kapsamında bildirilen borcun tamamının süresinde ve eksiksiz ödendiğini, buna rağmen aynı döneme ilişkin yeniden asıl alacak ve gecikme zammı talep edilmesinin ve ...’ın, yaptığı ihtarnamelerde ödemeyi açıkça anaparaya mahsup ettiğini kabul etmesine rağmen sonradan bu iradesinden dönerek ödemeyi fer’î alacaklara mahsup etmeye çalışmasının hukuka aykırı olduğunu, ...’ın anonim şirket statüsünde olup ticari esaslara göre faaliyet gösterdiğini, kuruluş mevzuatında ve ilgili yasal düzenlemelerde 6183 sayılı Kanun hükümlerini uygulama yetkisi bulunmadığını, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle bileşik faiz veya cari hesap hükümlerinin uygulanmasının da mümkün olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada müvekkili kurum tarafından talep edilen toplam fatura alacağı ve fer’ilerine ilişkin hesabın mahkemece eksik ve hatalı şekilde yapıldığını, özellikle Eylül 2005 dönemine ait 119.162,21 TL tutarındaki fatura alacağının ve buna bağlı gecikme zammı ile KDV’sinin karar kapsamı dışında bırakıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında müvekkili kurumun itirazlarının değerlendirilmediğini, 119.162,21 TL tutarındaki ödemenin Haziran 2006 dönemine ait sistem kullanım ve sistem işletim faturalarına mahsup edildiği halde, bu ödemenin dava konusu 2004 yılı faturasına yapılmış gibi kabul edilerek hatalı hesaplama yapıldığını, davacı şirketin müvekkili kuruma yaptığı ödemelerin toplamının 669.283,30 TL değil 550.121,09 TL olarak dikkate alınması gerektiğini, bu husus gözetilmeden yapılan hesaplamanın müvekkili kurum aleyhine eksik alacağa hükmedilmesi sonucunu doğurduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesinin birleşen davaya yönelik kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Asıl dava, taraflar arasında tanzim olunan sistem kullanım sözleşmesi kapsamında tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile haksız ödendiği ileri sürülen bedelin istirdadına; Birleşen dava ise, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ödenmeyen fatura alacağı ve gecikme faizinin tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına davacı ve birleşen davada davalı ....A.Ş'nin Mahkemenin ticari defter ve belgelerin incelenmesi yönünde verilen ara kararından rücu edilmesini istemesine göre; davacı ve davalı vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı ve davalı vekillerinin HMK m. 353/1.b.1 gereğince İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE, 2-) Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 54,40 TL harcın düşümü ile kalan 561 TL harcın davalı/karşı davacıdan; Asıl dava yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 54,40 TL harcın düşümü ile kalan 561 TL harcın ve birleşen dava yönünden alınması gereken 152.772 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 38.247,40 TL harcın düşümü ile kalan 114.524,60 TL harcın davalı/karşı davacı ....Tic. A.Ş'den alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 31.12.2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...