11. Hukuk Dairesi 2010/12264 E. , 2012/3255 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.06.2009 tarih ve 2007/273-2009/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2010/12264 E. , 2012/3255 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.06.2009 tarih ve 2007/273-2009/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, 04.08.2001 tarihinde yapılmış olan olağan genel kurul toplantısında sermaye artırım kararına davalının da iştirak ederek 6000 TL sermaye artırım payını ödemeyi taahhüt ettiğini, alınan karar doğrultusunda, davalının sermaye borcunun 1/4'lük kısmı 1.500.00 TL yi en geç 25.12.2001, ¾ lük kısmı 4.500.00 TL yi 12.07.2003 tarihinde ödemesi gerektiği halde ödemediğini, hakkında yapılan takibinde itirazla durduğunu, itirazında haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %40 inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, rüçhan hakkı kullanılarak bir kısım ortaklar tarafından arttırılan sermayeye ilişkin ödeme yapıldığından aynı borcun ikinci kez istenilmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, TTK'nun 406 maddesindeki hükmün, muacceliyet için her durumda çağrıya zorunluluk bulunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında ve şirket ana sözleşmesinde bu hususta değişiklik yapılarak açıkça belirtildiği, davalının bizzat iştirak ettiği genel kurulda alınan karar ve şirket ana sözleşmesindeki hüküm dikkate alındığında, davalı tarafın sermaye koyma borcunun ancak usulüne uygun apel çağrısı yapılması halinde muaccel olacağı yönündeki savunması bu nedenle hukuki dayanaktan uzak olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.