T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1062 - 2026/216 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1062 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/216 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/564 E - 2023/129 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 27/02/2026 YAZILDIĞI TARİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1062 - 2026/216 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1062 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/216 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/564 E - 2023/129 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 27/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından dava dışı ...'ye verilen ve 09/07/2019 tarihinde ... tarafından keşide edilen 50.000,00 TL tutarındaki çekin müvekkili tarafından tahsile konulduğunu, ancak çekin karşılığının çıkmadığını, çekle ilgili olarak yapılan takibin de semeresiz kaldığını, davalı bankanın Çek Kanunu kapsamında çek hesabı açarken göstermesi gereken özen ve dikkati göstermediğini, çek hesabı açılmaması gereken mali durumu yeterli olmayan kişi adına çek hesabı açarak müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla HMK 107. maddesi gereğince artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin öncelikle çekin karşılıksız çıktığı tarihten aksi halde dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile toplam talebini 23.985,00 TL'ye yükseltmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacak belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılamayacağını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği, müvekkilinin çek yaprağı verirken basiretli ve özenli davranma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, gerekli araştırmaları yaptığını, alınan 11/06/2018 tarihli istihbarat raporunun olumlu çıktığını, birçok alanda araştırma yapıldığını, firmadan istenilmesi gereken tüm belgelerin çek karnesi teslim edilmeden önce temin edildiğini, çek defterinin teslim edildiği tarihte firmanın karşılıksız çıkan çekinin bulunmadığını, firmanın ekonomik durumunun çek defteri verildikten sonra bozulmuş olmasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının çeki alırken gerekli araştırma ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın 04/04/2018 terihinde tescil edilen ... ... şirketine tescil tarihinden yaklaşık 1,5 ay sonra, 10.770,28 TL tutarında 1 adet ödenmemiş çek kaydının bulunması sebebiyle İstihbarat Genel Sonucunun “red” olan 11/06/2018 tarihli Ticari Otomatik İstihbarat Raporuna rağmen dava konusu çek yaprağının aralarında bulunduğu 10 adet çek yaprağını dava dışı ...'ye vermesi nedeniyle kusurlu olduğu, tacir olan davacının ticari ilişkide bulunduğu kişilerin mali durumlarını ve ödeme kabiliyetlerini araştırarak sonucuna göre ticari iş yapması gerektiği, davacının da 15 adet protestolu senet kaydı olmasına rağmen dava konusu çeki kabul etmesi nedeniyle kusurlu olduğu, belirlenen duruma göre tarafların %50 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle karşılıksız çıkan çek bedeli olan 50.000,00 TL'ndan davacı banka tarafından yasal yükümlülük bedeli olarak ödenen 2.030,00 TL'nin düşülmesi sonucunda kalan 47.970,00 TL ile ilgili olarak % 50 kusur oranına göre 23.985,00TL maddi tazminatın çekin karşılıksız çıktığı 10/09/2019 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrarla, alacak belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılamayacağını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, çek karnesi verilmeden önce gerekli araştırmaların yapıldığını, 11/06/2018 tarihli istihbarat raporunun olumlu çıktığını, elde edilen veriler ile firmadan talep edilen belgelerin ilgili birimce kontrol edildikten sonra çek karnesinin verildiğini, çek karnesi verilirken ...'nin herhangi bir kanuni takibinin bulunmadığını, davacının gerekli araştırma ve özen yükümlülüğüne uymadığını, raporda eksik inceleme yapıldığını, banka tarafından düzenlenen istihbarat raporunun 11/06/2018 tarihli olduğunun belirtildiğini, oysaki çek yaprağının basım tarihinden önce 25/05/2018 ve 29/05/2018 tarihli istihbarat raporlarının da mevcut olduğunu, 11/06/2018 tarihli istihbarat raporunun çek defterinin tesliminden önce teyit amaçlı alındığını, çek teslim tarihi olan 11/06/2018 tarihinden önce müşteri hakkında 06/06/2018 tarihinde alınan adli sicil kaydında çek yasaklığı olmadığını, istihbarat raporunun "red" olarak görülmesinin çek karnesi verilmesine engel olmadığını, rapordaki çek hesabı açma yasağı kararlarının 15/09/2019 ve 27/05/2021 tarihleri arasında olduğunu, keşide tarihinde çek hesabı açma yasağının bulunmadığını, bilirkişi raporunda bu hususların gözönünde bulundurulmadığını, eksik inceleme yapıldığını, rapora itirazların dikkate alınmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davalı bankanın dava dışı borçluya çek karnesi verirken 5941 sayılı Kanun 2.maddesi gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, davacının bu bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, zarardan davalı bankanın sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 5941 sayılı yasanın 2. maddesi kapsamında davalı bankanın sorumlu olduğu iddiasına dayalı olarak açılan tazminat davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya konu çekin davalı bankanın ... Şubesine ait olduğu, çekin 09/07/2019 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli olduğu, çekte keşidecinin dava dışı ..., lehtarın davacı şirket olduğu, 10/07/2019 tarihinde çekin bankaya ibraz edildiği, karşılığının bulunmadığına dair bankanın kaşesinin bulunduğu görülmüştür. Ankara 17.İcra Müdürlüğünün 2019/9977 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 23/07/2019 tarihinde davacı şirket tarafından dava dışı borçlu ... aleyhine çeke dayalı 47.970,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 53.090,30 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, haczi kabil mal bulunmadığına dair haciz tutanağı tutulduğu görülmüştür. Mahkemece bankacı bilirkişiden alınan 20/06/2022 tarihli raporda özetle; davalı bankanın 04/04/2018 tarihinde tescil edilen ... ... Şirketine tescil tarihinden yaklaşık 1,5 ay sonra, 10.770,28 TL tutarında 1 adet ödenmemiş çek kaydının bulunması sebebiyle İstihbarat Genel Sonucunun “RED” olduğu belirtilen 11/06/2018 tarihli Ticari Otomatik İstihbarat Raporuna rağmen dava konusu çek yaprağının aralarında bulunduğu 10 adet çek yaprağını dava dışı ...'ye vermesi nedeniyle kusurlu olduğu, davacı şirketin ise tacir olması sebebiyle ticari ilişkide bulunduğu kişilerin mali durumlarını ve ödeme kabiliyetlerini araştırarak sonucuna göre ilişki kurma zorunluluğunun bulunduğu, dava konusu çeki kabul ederken yapacağı istihbarat ile en azından çek keşide tarihinde mevcut olan 15 adet senet protesto kaydını fark etmesinin gerektiği ve sonuç olarak davacı şirketin de tacir olması nedeniyle dava konusu çeki keşide eden dava dışı ... hakkında herhangi bir istihbarat yapmadan 15 adet protestolu senet kaydı olmasına rağmen dava konusu çeki kabul etmesi nedeniyle kusurlu olduğu, davalı bankanın %50, davacı şirketin de %50 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş belirtildiği görülmüştür. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle HGK 16/05/2019 Tarih, 2016/22-1166 Esas, 2019/576 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere belirsiz alacak davası koşullarının bulunmaması, kısmi dava koşullarının bulunması halinde davaya kısmi dava olarak devam edilmesinin mümkün olmasına, denetime elverişli bilirkişi raporundaki ayrıntılı inceleme içeren tespit ve değerlendirmelerin dosya içeriğine ve mevzuata uygun olmasına, davalı bankanın çek karnesi verirken kanuni düzenlemelere riayet ederek üzerine düşen özen yükümlüğünü yerine getirmemiş olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.638,41 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 409,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.228,81 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 27/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."