T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1580 - 2025/1134 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ -İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1580 KARAR NO : 2025/1134 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi T…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1580 - 2025/1134 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ -İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1580 KARAR NO : 2025/1134 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04.06.2024 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/243 E., 2024/349 K. Taraf vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ... parsel sayılı taşınmazların sahibi olduğunu ve kayısı yetiştiriciliği yaptığını, müvekkilinin anılan parsellerdeki bahçelerinde yetişen ürünlerinin TARSİM kapsamında don ve diğer doğa olaylarına karşı sigortalı olduğunu, 2021 yılı Nisan ve Mayıs ayları içerisinde taşınmazın bulunduğu mevkide meydana gelen don neticesinde kayısı ağaçlarının zarar gördüğünü, müvekkili tarafından yapılan ihbar sonucu gelen sigorta eksperlerinin don hasarı olduğu yönünde tespitte bulunmuşlarsa da, ağaç başı verimin 40 kilo olduğunu belirtiklerini, müvekkilinin zararının davalı tarafından tespit edilenin çok daha üstünde olması nedeni ile müvekkilince Hekimhan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 D.İş sayılı dosyası üzerinden keşif yapılarak zararın tespit edildiğini, 111 ada, 3 parsele ilişkin olarak zararın 126.061,20 TL ve 112 ada, 1 parsele ilişkin olarak zararın 146.140,20 TL olarak hesap edildiğini, zararın teminat limiti içerisinde olduğunu, buna rağmen sigorta şirketi tarafından sadece 30.066,00 TL'lik ödeme yapıldığını iddia ederek, eksik ödenen şimdilik 1.000,00 TL'nin 03.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından yapılan hasar ihbarı sonucu, 14.05.2021 tarihinde geçici ekspertiz ve 16.06.2021 tarihinde kesin ekspertiz çalışması yapılarak normal koşullardaki verimin 40 kg, ağaç sayısının 180 adet ve teminat dahilindeki hasara ilişkin %97 don hasarı tespit edildiğini, 16074253 nolu poliçedeki hasara ilişkin olarak %97 hasar oranı üzerinden 13.745,00 TL tazminat tutarının 17.08.2021 tarihinde ödendiğini, 16036813 poliçe için ise 10.05.2021 hasar tarihinde don hasar ihbarı yapıldığını, 13.05.2021 tarihinde geçici ekspertiz ve 16.06.2021 tarihinde kesin ekspertiz çalışması yapıldığını, normal koşullardaki verim 41 kg, ağaç sayısı 450 adet ve riske bağlı hasarın %85 olarak tespit edildiğini, 16036813 nolu poliçedeki hasara ilişkin olarak %85 hasar oranı üzerinden 30.066,00 TL tazminat tutarının 17.08.2021 tarihinde ödendiğini, teminat dışı verim düşüşü nedeniyle davacıya prim iadesi yapıldığını, müvekkili şirketin dava konusu poliçeyle ilgili başka hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...Yapılan açıklamalar ve hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca; davalı tarafından davadan önce yapılan ödemelerin mahsubu sonucunda davacının 16074523 numaralı poliçeden dolayı bakiye 837,56 TL talep edebileceği, 16036813 numaralı poliçeden dolayı ise bakiye tazminat hakkının bulunmadığı anlaşıldığından bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiş, her ne kadar davacı tarafça alacağa tespit(03/06/2021) tarihinden itibaren faize hükmedilmesi talep edilmiş ise de, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarının B.7. maddesinde kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, hükmedilen alacağa poliçede belirlenen hasat tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesinin kararının hatalı bilirkişi raporuna dayandığını, bilirkişi raporunda TARSİM tespitlerinin fotoğraf ve inceleme olmaksızın doğruluğunun varsayıldığını, oysa Hekimhan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 D.İş sayılı dosyasında keşif yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda her iki parselde oluşan verim kaybının açıkça tespit edilmesine rağmen bu raporun dikkate alınmamasının hukuken dayanaksız olduğunu, bilirkişi tarafından poliçelere ilişkin yapılan hesaplamalarda kilogram değerlerinin TL gibi kabul edilerek çarpma işlemi yapılmaksızın esas alındığını, bunun açık bir matematik ve yöntem hatası olduğunu, doğru hesaplama yapılması halinde her iki poliçe yönünden çok daha yüksek zararın ortaya çıkacağını, muafiyet ve müşterek sigorta oranlarını kabul etmediklerini, davalı sigorta şirketinin her iki poliçede belirlenen teminat limitleri dâhilinde sorumlu olduğunu ve hesaplamaların teminat kapsamı gözetilerek yapılması gerekirken eksik ve hatalı hesaplama ile hüküm kurulamayacağını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davaya konu poliçelerde dain-i mürtehin şerhi bulunduğunu, sigortalının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını ve muvafakat alınmadan dava açılamayacağı için davanın husumetten reddi gerektiğini, poliçe, verim ve ekspertiz verileriyle alacağın belirlenebilir olduğu hâlde belirsiz alacak davası açılmasının usule aykırı olduğunu, müvekkili tarafından don hasar ihbarı sonrası alanda eksperlerce inceleme yapıldığını, 16074523 numaralı poliçe için %97 hasar oranı üzerinden 13.745,00 TL ve 16036813 numaralı poliçe için %85 hasar oranı üzerinden 30.066,00 TL tazminat ödendiğini, ayrıca teminat dışı verim düşüşü nedeniyle prim iadesi yapılarak müvekkilinin tüm yükümlülüklerini poliçe ve mevzuat doğrultusunda yerine getirdiğini, gerçek verim tespitine dayanmayan ve eksper yetkisini taşımayan tespit raporunun hükme esas alınamayacağını, hasar inceleme yetkisinin münhasıran TARSİM sertifikalı eksperlere ait olduğunu, faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, Genel Şartlar B.7 ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereği tazminata faiz uygulanmasının ancak hasat tarihinden sonra mümkün olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : 1-HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK’ne eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür. Buna göre, asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, dava tarihi olan 01.01.2022 tarihinden itibaren 8.000,00 TL olarak uygulanacaktır. Somut davada, dava tarihi 17.05.2022'dir. Dava konusu edilen alacak miktarı 1.000,00 TL olup mahkemece davanın 837,56 TL yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Görüldüğü üzere, davada kabul edilen ve davalı tarafça istinafa getirilen bu miktar, HMK'nin 341/2. maddesi gereğince dava tarihi itibariyle 8.000,00 TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından davalının istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta poliçelerine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİNE. 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/243E., 2024/349 K. sayılı dava dosyasında verdiği 04.06.2024 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Peşin alınan istinaf harcının istek halinde davalıya iadesine; Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına. 3-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 11.12.2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 11.12.2025 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza