İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...arasında 1…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/943 KARAR NO : 2025/1801 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/03/2022 NUMARASI : 2021/305 Esas - 2022/182 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...arasında 10/03/2017 tarihinden Genel Kredi Sözleşmesi ve Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, davalıların borçlarını ödememesi üzerine Ankara 18. Noterliğinin 01/11/2018 tarihli ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini ihtarnamenin 05/11/2018 tarihinde taraflara tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden takip başlattıklarını, davalıların ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılara dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ise de, davalılarca dosyaya cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , davacı ile davalılar arasında 09/03/2017 tarihli 400.000,00TL limitli GKS imzalandığını, davalı ...'in 400.000,00TL'ye kadar kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığı, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davalıya 03/04/2017 tarihinde 240.000,00TL tutarından taksitli ticari kredi kullandırıldığı, söz konusu kredinin 31/10/2018 tarihinde 212.347,08TL olarak TOA geçiş yapıldığı, 14/11/2019 ve 16/12/2019 tarihlerinde yapılan tahsilatlar sonucu 100.812,64TL olarak 18/12/2019 tarihinde yeniden yapılandırıldığı, yapılandırma sonrası 26/02/2020 tarihinde 6.300,79TL ve 27/04/2020 tarihinde 6.300,79TL tahsilat yapıldığı ve 16/06/2020 tarihi itibariyle 88.211,06TL olarak yeniden yapılandırıldığı ve aynı tarihte 11.523,84TL tahsilat sonrası 04/08/2020 tarihinde TOA geçiş yapıldığı ve 21/12/2020 tarihinde taksitli yapılandırılan hesabın bozulduğu, kredinin yıllık 14,75 ve aylık 1,23 faiz oranı ile kullandırıldığı, Ankara 18.Noterliğinin 01/11/2018 tarihli ihtarnamesinden sonra borcun yapılandırıldığı ve sonrasında ihtarname gönderilmediği görülerek ve 4/c maddesine göre temerrüt faizinin akdi faiz oranının azami %100 oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edileceğinin düzenlendiği, cari faiz oranının akdi faiz oranından daha yüksek olması halinde cari faiz oranına %100 oranında ilave yapılmak suretiyle temerrüt faizinin belirleneceğinin düzenlendiği dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda temerrüt faiz oranının yıllık %29,50 olduğu hesap edilmiş ise de, itirazın iptali davaları takip ile sıkı sıkıya bağlı olması ve davacının takip talebinde yıllık %17,55 oranında temerrüt faizi talep ettiği görülerek ve HMK'nın 26.maddesinde düzenlenen, taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının takip tarihi itibariyle davalılardan 76.687,22TL asıl alacak, 6.346,93TL işlemiş faiz, 317,35TL BSMV, 910,00 İhtiyati haciz vekalet ücreti ve 0,09TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.261,59TL alacaklı olduğuna karar verilmiş ve asıl alacak miktarına talep doğrultusunda takip tarihinden itibaren yıllık %17,55 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5 oranında BSMV uygulanmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Öte yandan İİK' nın 67/2.maddesinde itirazın iptali davasında borçlu- davalının itirazın haksızlığına karar verildiği taktirde borçlunun diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumu ve davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre hükmolunan meblağın %20' sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiş olup, somut olayda takip konusu alacak likittir. Bu nedenle davalılar aleyhine sorumlu oldukları alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kısmen kabül yönündeki kararının ortadan kaldırılarak yeniden yargılama yapılması ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Kamu Bankası tarafından ...ile akdedilen 10.03.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve 10.03.2017 tarihli Şirket Kredi Kartı/Kobi Kart Üyelik ve Kredi Sözleşmesine istinaden ...'e kredi kullandırıldığını, diğer borçlu ..., genel kredi sözleşmesini ve şirket kredi kartı/kobi kart üyelik ve kredi sözleşmesini, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcu vadesinde ödenmediği için hesap, Ankara 18. Noterliğinin 01.11.2018 tarihli ihtarı ile kat edildiğini ve 05.11.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu ...ve müteselsil kefil ... bugün itibarı ile müvekkili bankaya 97.556,37 TL borçlu olduğunu, borçlular tarafından ödenmeyen alacak sebebiyle bakiye 97.556,37 TLlik alacak için İstanbul 14.İcra Müdürlüğü ... Esas numaralı icra dosyası ile takip talebinde bulunulmuş olup ödeme emri her iki borçluya da usule uygun olarak tebliğ edildiğini, borçlular, söz konusu icra takibine haksız biçimde asıl alacağa, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü ... E. dosyası üzerinden ve talimat dosyası olan Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü ... Talimat sayılı dosyası üzerinden borçluların bilinen tüm adreslerine menkul haczine gidilmiş ancak borçluların taşındığı görülmüş ve haciz mahallinde herhangi bir hacze kabili mal tespit edilemediğini, borçlu ve müşterek borçlu/müteselsil kefilin pasif sorgulaması yapıldığında alacağı karşılar bir mal varlığına rastlanmadığını, davalı borçluların, icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerini, işbu haksız itirazdan sonra, taraflarınca arabuluculuğa başvurulmuş ve tüm çabalara rağmen anlaşma sağlanamadığını, davalıların, haksız itirazı ile müvekkili bankanın alacağının tahsilini sürüncemede bırakarak kasten uzatmak ve engellemek istediğini, kötü niyeti açıkça ortada olan davalılar/borçlular hakkında İİK’nın 67. Maddesi uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme'nin 21/12/2021 tarihli 2. celsesinin 2 numaralı ara kararı gereği dosya Bilirkişi incelemesine gönderilmiş olup, 11/02/2022 tarihli Bilirkişi Raporu'nda sözleşmede yer alan kefaletin geçerli şekil şartlarına haiz olduğu ve kefilin de hem kendi hem de davalı kredi lehtarının temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın müteselsilen sorumlu olduğu belirterek, davalarında haklı oldukların sonucuna ulaşıldığını, ancak, 28/02/2022 tarihli bilirkişi itiraz dilekçelerinde de açıkladıkları üzere Bilirkişi tarafından Bilirkişi Raporunda, yapılandırma sonrasında herhangi bir ihtarname gönderilmediği ileri sürülerek davalıların temerrüte düşürülmediği yönünde hatalı tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğunu, raporda bir takım eksik hesaplamalar ve değerlendirmeler yapıldığını, açıklanan nedenlerle İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/305 E, 2022/182 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın külliyen kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davacı yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının temerrüde düşüp düşmediği, bilirkişi raporunda hesaplamaların eksik yapılıp yapılmadığı noktalarındadır.Davacı alacaklı tarafından davalılar hakkında, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile " 910,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 76687,22 TL asıl alacak Tarih 04.01.2021 genel kredi sözleşmesi-şirket kredi kartı/Kobikartı üyelik ve Kredi Sözleşmesi Gereği 1.026,66 TL BSMV tutarı " nedeniyle 910,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti alacağı, 0,90 TL yasal işlemiş faiz, 76.687,22 TL asıl alacak , 29.533,25 TL % 17,55 yıllık işlemiş faiz, 1.026,66 TL Bsmv toplam 99.158,03 TL alacağın tahsili istemiyle 05.01.2021 tarihimde ilamsız takip başlatılmış, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmüştür.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı banka ile davalı ...arasında 09.03.2017 tarihli 400.00,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, davalı ...'in 09.03.2017 tarihli genel kredi sözleşmesini aynı limitle kefil sıfatıyla imzalamış, bu genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı ...03.04.2017 tarihli 240.000,00 TL tutarlı taksitli ticari kredi kullanmış, borcun ödenmemesi nedeniyle, davacı banka tarafından, Ankara 18. Noterliği 01.11.2018 tarihli ihtarname ile hesap kat edilerek davalılara borcun 3 gün sonra ödenmesi ihtar edilmiş, sonrasında 18.12.2019 tarihinde 100.812,64 TL olarak yapılandırılmış, 16.06.2020 tarihinde 88.211,06 TL olarak yeniden yapılandırılarak, 21.12.2020 tarihinde hesabın bozulduğu anlaşılmıştır.Dava konusu genel kredi sözleşmesinin 4/c bendinde; müşterinin temerrüde düşmesi halinde temerrüt faizi uygulanacağının, temerrüt faizinin akdi faiz oranına azami %100'ü oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edileceğinin, ancak cari faiz oranı akdi faiz oranından fazla ise cari faiz oranına azami %100'ü ilave edilmek suretiyle temerrüt faizinin tespit edileceği, kredi sözleşmesinin 4/d bendinde ise; Bankanın, kullandırılacak kredinin türüne göre sabit faiz uygulanmasının kararlaştırılmadığı hallerde uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme hakkına sahip olup cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışlar, müşteriye aynen yansıtılalacağı kararlaştırılmıştır. Somut olayda, dava konusu kredi 2 kez yapılandırılmış olup, 16.06.2020 tarihli yapılandırmada, davacı krediyi % 14,75 faiz oranı ile yapılandırılmış olup, aynı gün 11.523,84 TL tahsilat sonrasında herhangi bir ödeme olmaması üzerine, yapılandırma sonrasında herhangi bir ihtarname göndermeden 76.687,22 TL alacak için takip yapılmıştır. Bilirkişi tarafından, bu faiz oranı üzerinden, davacı tarafından yapılandırma sonrasında, ödemede temerrüt halinde önceki sözleşmelerin geçerli olacağına ilişkin bir kayıt içeren yapılandırmaya ilişkin protokol vs. de sunulmamış olması, davacının takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü de ispatlayamamış olması, davalının yapılandırma sonrasında temerrüde düşülmemiş olması da dikkate alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın denetime elverişli olması karşında Mahkemece hükme esas alınmasında ve davacı banka takip talebinde açıkça, alacak miktarına yıllık % 17,55 (sabit faiz oranı) temerrüt faizi talep ettiği, değişen oranlarda temerrüt faizi talebi olmadığından, faizin icar takibine sıkı sıkı bağlı olması karşısında, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek %17,55 temerrüt faiz oranının hesaba esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2025