16. Ceza Dairesi 2016/3657 E. , 2016/6896 K. "" Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2016 tarih ve 2016/132199 sayılı tebliğnamesi ve ekindeki Adalet Bakanlığının 25.03.2016 tarihli Kanun Yararına Bozma konulu yazılarında; hakaret ve iftira suçlarından şikayet edilen ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.04.2015 ve 2014/6544 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin A…
**16. Ceza Dairesi 2016/3657 E. , 2016/6896 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2016 tarih ve 2016/132199 sayılı tebliğnamesi ve ekindeki Adalet Bakanlığının 25.03.2016 tarihli Kanun Yararına Bozma konulu yazılarında; hakaret ve iftira suçlarından şikayet edilen ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.04.2015 ve 2014/6544 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.06.2015 tarih ve 2015/2299 D. İş sayılı kararının "Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında, söylediği sözlerin yasama sorumsuzluğu kapsamında olduğu, sözlerin içeriği ile ilgili ceza hukuku yönünden değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.11.2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, Anayasanın 83/1. maddesinde Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe başka bir karar alınmazsa Milletvekilinin sorumsuz olacağının belirtildiği, şüphelinin eylemini Türkiye Büyük Millet Meclisinde düzenlediği basın toplantısında gerçekleştirdiği, bu nedenle anılan madde kapsamında kalmaması karşısında, anılan Kanunun 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması talep olunmuştur. OLAY: Müşteki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ... vekili Av. ... Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu dilekçe ile; şüpheli CHP Konya Milletvekili ...'ın 25.03.2015 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde düzenlediği basın toplantısında : "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Almanya Stuttgart Savcılığının istinabe talebinin yasal gereğini yapmadığını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ..., Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı... ve diğer kişiler hakkında soruşturmayı sümen altı ettiğini, kadük hale getirdiğini,