Hukuk Genel Kurulu 2018/703 E. , 2018/1749 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 2. İş Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen 09.07.2012 tarihli ve 2010/1535 E., 2012/559 K. sayılı karar, davalı Koçoğlu İnşaat San. Tarım ve Hayvancılık Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 21.05.2013 tarihli ve 2012/23443 E., 2013/11930 K. sayılı kararı ile; “…Davacı …
**Hukuk Genel Kurulu 2018/703 E. , 2018/1749 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 2. İş Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen 09.07.2012 tarihli ve 2010/1535 E., 2012/559 K. sayılı karar, davalı Koçoğlu İnşaat San. Tarım ve Hayvancılık Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 21.05.2013 tarihli ve 2012/23443 E., 2013/11930 K. sayılı kararı ile; “…Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesini, işverenin başka bir işçisinin hakaret etmesi sebebiyle haklı nedenle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesini feshinin haksız olduğunu, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, ödenmemiş sair işçilik alacaklarının ise bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında, iş sözleşmesinin işçi tarafından feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin (II) numaralı bendinin (b) alt bendi gereğince, işverenin işçiye veya aile üyelerinden birine hakaret etmesi, sövme fiilini işlemesi, sarkıntılıkta bulunması, işçiye iş sözleşmesini haklı fesih imkanı verir. Şeref ve namusa dokunacak söz ve davranışların, işveren veya işveren vekili tarafından gerçekleştirilmiş olması hukuki sonucu değiştirmez. Bu eylemlerin Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil etmesi de şart değildir. İşçinin ya da ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak söz, davranış veya eylemin, işverenin diğer bir işçisi tarafından gerçekleştirilmiş olması, kural olarak işçiye iş sözleşmesini haklı fesih imkanı vermez. Ancak, şeref ve namusa dokunan söz ve davranışlardan haberdar olan işverenin, eylemin tekrarlanmaması yönünde gerekli önlemleri alması, işçiyi gözetme borcunun gereği olarak zorunludur.