11. Hukuk Dairesi 2022/4050 E. , 2024/3338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1844 Esas, 2022/443 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/24 E., 2021/551 K. Taraflar arasındaki tazminat, menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince
**11. Hukuk Dairesi 2022/4050 E. , 2024/3338 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1844 Esas, 2022/443 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/24 E., 2021/551 K. Taraflar arasındaki tazminat, menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bisiklet ve motosiklet tamircisi olduğunu ayrıca yedek parça satışını da yaptığını, davalıdan motosiklet ve bisiklet parçaları aldığını, aralarında ticari bir ilişkinin bulunduğunu, mal alımı için davalıya sıralı senetler verdiğini ancak davalının malın tamamını teslim etmediğini bu nedenle bu senetlerin iadesi ve iptalinin gerektiğini, ihtarname çekildiğini ancak yine malların teslim edilmediğini,davalının teminat verilmesi halinde sürekli olarak mal göndereceğini belirtmesi üzerine davacının, taşınmazın tapu kaydını davalıya teslim ettiğini, hem senetlerin karşılığı ürünleri hem de teminat verilmiş olmasına rağmen kötü niyetli olarak ürün göndermeyerek müvekkilinin ticari zarara uğramasına sebep olduğunu, davalının para ödemediği halde teminat aldığı taşınmaza malik gibi davrandığını ileri sürerek Samsun ... Mah.103 ada 13 parselde kayıtlı zemin kat 34 nolu dükkanın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini, tapu iptal talebinin kabul edilmemesi halinde bu talepleriyle terditli olarak müvekkili tarafından ödenen 180.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini, 159.000,00 TL'lik senetlere karşılık sadece 48.000,00 TL'lik mal gönderilmiş ve başkaca mal gönderilmemiş olduğundan tüm senetlerin iptaline, keşidecisi Mehmet Duyar olan ve müvekkiline ciro yoluyla verilen ve ödenen 13.000,00 TL'lik iki senedin de ödenmesi nedeniyle bu senetlerin de iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davacının kendisinden hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, bononun bir ödeme aracı olup, teslimatı yapılmamış bir mala ilişkin önceden düzenlenip verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması ilkesi de dikkate alındığında gerek daha önce şahsına gönderilen ihtarname içeriğinde gerekse de dava dilekçesinde bu duruma ilişkin ileri sürülen hususların hukuken karşılığı bulunmadığını, bonoların iade edilmemiş ve bonoların karşılığı olarak anlaşılan malların teslim edilmemişken bir de bir taşınmazın mülkiyetinin devrinin gerçekleşmesinin olağan hayat tecrübelerine aykırı olduğunu, devredilen taşınmaza karşılık nakit para ödemesi yapılması ve çek keşide edilip verilmesi ile ayrıca ipotek tesisinin kararlaştırılması hususları nazara alındığında yapılan işlemin satışa ilişkin olduğunun açık ve net bir biçimde görüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesi incelendiğinde davacı tarafın birden fazla talebinin olduğu görülmekle her talebin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafın birinci talebinin teminat olarak davalıya verilen dükkanın tapu kaydının iptali, bu talebin reddi halinde terditli olarak ödenen 180.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline ilişkin olduğu, yargılama sırasında alınan tapu kaydından dava konusu yapıldığı anlaşılan Samsun ili ... ilçesi ... mahallesi 103 ada 13 parselde kayıtlı zemin kat 34 nolu asma katlı işyeri niteliğindeki bağımsız bölümün dava tarihinden sonra 02.03.2020 tarihinde dava dışı Yeliz Kılıç'a temlik edildiğinin tespit edildiği, bunun üzerine davacı vekilinin 20.10.2020 tarihli dilekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesi gereği tapu iptali tescil talebini tazminat davasına dönüştürdüğü, mahkemece alınan bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihi olan 09.01.2020 ve dava tarihi itibariyle ve rayiç değeri 405.000,00 TL olduğu görülmekle tazminat talebinin bu miktar olması gerektiği sonucuna varıldığı, davacının tapu iptali tescil talebinin tazminata dönüştüğü, tazminat talebinin dayanağının ise adi yazılı sözleşme olduğu, ancak davalının bu sözleşmenin borçlusu durumunda bulunmadığı, davacının ancak ödeme yaptığı kişiden talepte bulunabileceği anlaşılmakla tazminat talebi ve terditli talebin reddi gerektiği, avans senetleri yönünden ise davacının 48.000,00 TL mal aldığını kabul ettiği, kalan 111.000,00 TL yönünden verilen senetlerin avans senedi olduğu kesin yazılı delillerle ispatlayamadığı, yemin deliline dayanmadığı, 7.000,00 TL ve 6.000,00 TL bedelli iki adet senedin ödendiğinin de yazılı delille ispat edilemediği gibi bilirkişi raporundan bu senetlerin ödenerek üçüncü kişiden teslim alındığının belirlendiği, bu şekilde davada ileri sürülen hususların ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz satış vaadine dayalı olarak yapılan inşaat bulunduğunu, dava konusu dükkanın topraktan satın alındığını, bu satışların hukuken geçerli olduğunu, şahitlerin dinlenmesi gerektiğini, daire alacağının temlik edildiğini, hayatın olağan akışında avans niteliğinde mal göndermeden senet verildiğinin herkesçe bilindiğini, bu nedenle mahkemece verilen kararın hatalı olduğu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, taşınmazın tapu kaydına göre taraflar arasında sözleşme düzenlenen tarihte üzerinde kat mülkiyeti tesis edilen tapuda kayıtlı taşınmaz olması ve senetlerin avans olarak verildiğinin ispatlanamaması karşısında, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tazminat, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.