11. Hukuk Dairesi 2011/7570 E. , 2012/14749 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2010/156-2010/1720 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2011/7570 E. , 2012/14749 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2010/156-2010/1720 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketince sigortalanan ...'e ait işyerinin depo olarak kullanılan bodrum katının temiz su tesisatı ve pis su giderinden kaynaklanan akıntı nedeniyle hasarlandığını, meydana gelen hasar nedeniyle 01/09/2008 tarihinde sigortalıya 5.595,67 TL hasar bedeli ödendiğini Borçlar Kanunun 250. maddesinde düzenlenen şekli ile kiralayanın kiralananın sözleşme süresinde sözleşmede öngörülen kullanmaya elverişli halde bulundurma borcu bulunduğunu, işyeri sahibi davalıların yasadan ve kira sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını yerine getirmediklerinden alacağın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, alacağın tahsili için davalılar aleyhine başlattıkları icra takibinin davalı borçluların itirazı nedeniyle durdurulduğunu iddia ederek, davalı borçluların icra takibine itirazlarının iptali ile takibin devamına %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetlerine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kiracının mecurda faaliyetini halen sürdürdüğü, mecurun akitten amaçlanan kullanım biçiminin mümkün olmayacak veya ehemmiyetli surette azalacak hale düştüğünün kabul edilemeyeceği, davacının icra takibine ve davaya konu zararın meydana gelmesinde davalıların kusurları ve hukuki sorumlulukları bulunduklarına ilişkin hukuki değere haiz mahkemece kabul edilebilir başka herhangi bir kanıt da ileri süremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre açılmış bina sahibinin sorumluluğuna dayalı tazminat davası olup,davalıların kusursuz sorumluluğuna dayanmaktadır. Buna göre zararın ortak tüm binanın temiz su borularının patlaması sonucu meydana gelmesi durumunda mal sahiplerinin tapudaki hisseleri oranında, davalının bulunduğu konuta ait temiz/pis su borularının patlaması sonucu zararın meydana gelmesi durumunda zararın tümünden daire sahibinin sorumlu olacağı gözönüne alınarak sorumluluğun belirlenmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı gerekçeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.