T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/510 Esas KARAR NO: 2026/706 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/151 Esas - 2025/681 Karar TARİH: 17/09/2025 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 09/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/510 Esas KARAR NO: 2026/706 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/151 Esas - 2025/681 Karar TARİH: 17/09/2025 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 09/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka tarafından ihyası istenen ... Anonim Şirketi'ne karşı İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1457 E. Sayılı dosyasından menfi tespit davası açıldığı, 2019/338 E. Sayılı dosya ile birleşen iş bu davada 11.07.2024 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği, kararın tebliğe çıkarılmakla birlikte tebliğ aşamasındayken Mahkeme-ce yapılan araştırma sonucunda davalı firmanın 05.04.2021 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, 27.09.2023 tarihinde tasfiyesinin sona erdiği, 03.10.2023 tarihinde ise ticaret sicil kaydının terkin edildiği, Mahkemece oluşturulan 27.12.2024 tarihli ara karar ile taraflarına davalı firmanın ihyası davası açılması için 2 haftalık süre verildiği ileri sürülmüş; değinilen sebeplere dayanılarak davanın harçsız olarak kabulüne karar verilmesini, tasfiye işleminin bitimi sonrasında ticaret sicil kaydı terkin olunan ... Anonim Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişler-dir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğu, müvekkilin davanın açılmasına sebep olmadığı, yasal hasım durumunda olduğu, bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutula-mayacağı ileri sürülmüş; değinilen sebeplere dayanılarak müvekkil yönünden davanın reddi, aksi kanaat halinde müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi talep edilmiştir. Davalı tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin tasfiye ve terkininin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini, ihya talebinin dayanaksız olduğunu, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/338 E. Sayılı dosyası ile davacının alacaklı olması sebebine dayanarak ihya davasını açsa da konu dosyanın kesinleşmemiş olması sebebiyle davacının alacaklı olduğunun söylenemeyeceği, bu sebeple davacının hukuki yararının bulunmadığı ileri sürülmüş; değinilen sebeplere dayanılarak davanın reddine karar verilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/09/2025 tarih, 2025/151 Esas, 2025/681 Karar sayılı kararında; "Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararının sabit olduğu, buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olduğu şirketin ticaret sicilden kaydının silinme tarihi 03/10/2023 olup İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/338 E. Sayılı dosyası ile dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararının sabit görüldüğü, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/338 E. Sayılı dosyasının görülebilmesi için şirketin ihyasının zorunlu olduğu, tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğü-nün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı,..."gerekçesi ile, ''davanın kabulüne, ... ...sicil numaralı TASFİYE HALİNDE SANAL PAZAR ELEKTRONİK .... AŞ.'nin İstanbul Anadolu 4. ATM'nin 2019/338 esas sayılı dosyası için ihyasına, Tasfiye memuru olarak davalı ...'in atanmasına'' karar verilmiş ve karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye işlemlerinin müvekkili tarafından usulüne uygun olarak yapıldığı, tasfiye işlemlerine ilişkin müvekkilinin kusurlu olmadığı, ...'nün davalı sıfatıyla dosyada yer almasına rağmen yalnızca müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, ihyaya gerekçe gösterilen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/338 E. Sayılı dosyasının kesinleşmemiş olması sebebiyle davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı ve bu sebeple hukuki yarar dava şartının bulunmadığı ileri sürülmüş; değinilen sebeplere dayanılarak ilk derece hükmünün bozulması, yeniden görülmesine karar verilmesi halinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yönünde hüküm kurulması, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6102 sayılı TTK m.547'de ek tasfiye "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." şeklinde düzenlenmiştir. İhyası talep edilen şirketin sicil kayıtları kapsamından; 05/04/2021 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği ve davalı ...'in tasfiye memuru olarak atandığı, alacaklılara çağrı ilanlarının yapıldığı, 15/09/2023 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye sonu bilançosunun onaylandığı, tasfiyenin sonlanması nedeniyle, şirketin 03/10/2023 tarihinde sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. Eldeki ihya davasının davacısı tarafından İstanbul Anadolu 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/457 esas sayılı dosyasında ihyası talep edilen şirket aleyhine 14/06/2019 tarihinde menfi tespit davası açıldığı, bu dosyanın aynı mahkemenin 2019/338 esas sayılı davası ile birleştirildiği, 11/07/2024 tarihli ve 2024/566 karar sayılı karar ile asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verildiği, ihyası istenen şirketin anılan davada vekil aracılığı ile temsil edildiği, tasfiye sonu nedeniyle terkin tarihi itibariyle şirketin taraf olduğu davanın derdest bulunduğu, kararın tebliği aşamasında terkin olduğu tespit edilen şirketin ihyasının sağlanması için 24/10/2024 tarihli ek karar ile davacı vekiline yetki ve süre verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davacı tarafından İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/338 E. Sayılı kararı ile ihyası istenen davalı şirket aleyhine menfi tespit, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olsa da davalı şirket tasfiye ve terkin edildiği için ilgili kararın tebliği mümkün olmamıştır. Bu sebeple ilgili dosyanın kanun yolu sürecinin tamamlanabilmesi ve dosyanın kesinleştirilebilmesi için şirketin ihyasının zorunlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... vekili tarafından ileri sürülen dosyanın kesinleşmemiş olması sebebiyle davacının alacaklı sıfatının bulunmadığı ve davada hukuki yararın mevcut olmadığı yönündeki istinaf sebebi; ihya talebine dayanak olan dosyanın, şirketin ihya edilmeksizin kesinleştirilmesinin mümkün olmaması ve 6100 sayılı HMK m. 350 ve 367 maddelerinde kanun yolu incelemelerinin kural olarak bir ilamın icrasına mani olmaması yani alacağın ilk derece kararı ile talep edilebilir hale gelmesi göz önüne alınarak isabetli bulunmamıştır. Yine davalı ... vekili tarafından ileri sürülen müvekkilinin tasfiye süreci ile ilgili bir kusurunun bulunmadığı ve diğer davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğu yönündeki istinaf sebebi, şirketin ihyası talebini yönünden tasfiye memurunun kusurunun bir şart olmaması ve ek tasfiyeye ilişkin davalarda yasal hasım durumunda olan Ticaret Sicili Müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedileme-yeceği yönündeki yerleşik uygulama dikkate alındığında isabetli görülmemiştir. Tasfiyenin tamamlanması nedeniyle tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında, terkinden önce açılan ve derdest olan dava dosyasının yürütülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası ve şirkete tasfiye memuru atanması zorunlu olduğu, davalı tasfiye memuru, ihyası istenen şirket aleyhine açılmış derdest dava mevcut iken tasfiyeyi usulsüz sonlandırarak ihya davasının açılmasına sebebiyet verdiğinden, yargılama giderlerinin ek tasfiye gideri olarak ihya edilen şirketten alınabilecek olduğu da gözetildiğinde, davalı tasfiye memurunun kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasının yerinde olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince hükmün 2. bendinde ek tasfiyesine karar verilen şirketin ticaret unvanının icrada tereddüt yaratacak şekilde eksik yazılmış olması, yine ihyanın anılan dosya ile ilgili yapılacak müteakip işlemleri de kapsayacağının belirtilmemiş olması yerinde olmamış ise de, bu eksiklik yeniden yargılamayı gerektirmemektedir. Sonuç itibariyle; davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusu -nun usulen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../09/2025 tarih ve 2025/.... Esas 2025/681 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Açılan Davanın TTK 547. Maddesi uyarınca KABULÜ İLE, 3-... ...sicil numaralı TASFİYE HALİNDE ..... ANONİM ŞİRKETİ'nin İstanbul Anadolu.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/.... esas sayılı dosyasında yargılamanın yürütülmesi ve müteakip işlemlerin gerçekleştirilmesi amacıyla sınırlı olarak ihyasına, 4-Tasfiye memuru olarak davalı ...'in atanmasına, 5-Karar kesinleştiğinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 6-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL peşin harç ve 732,00-TL başvurma harcı toplamı olan 1.464,00-TL harcın davalı tasfiye memurundan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan 3.900,00-TL posta/tebligat masrafının davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, 10-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran taraflara iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karar harcının talep halinde davalı tasfiye memuruna iadesine, 12-Davalı tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 13-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran taraflara iadesine, 14-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK.'nun 14/07/2025 Tarih ve 2024/251 Esas -2025/468 Karar sayılı kararı uyarınca HMK. 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere 09/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.