T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/77 KARAR NO : 2026/71 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/729 KARAR NO : 2021/694 KARAR TARİHİ: 12/10/2021 DAVA TARİHİ: 25/12/2020 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/77 KARAR NO : 2026/71 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/729 KARAR NO : 2021/694 KARAR TARİHİ: 12/10/2021 DAVA TARİHİ: 25/12/2020 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile hizmet, ticari ilişkisi bulunan davalı borçlu ... A.Ş.'nin (marka adı "...") 22.06.2020 tarihinde ... ...A.Ş. ile birleşerek infisah olduğunu, bu sebeple huzurdaki bu dava devralan şirket ... ...A.Ş.'ye karşı açıldığını, taraflar arasında verilen hizmete ilişkin yazılı bir sözleşme akdedilememişse de; taraflar arasındaki e-posta yazışmaları ve fatura bedellerine ve içeriklerine itiraz edilmemesi, hizmet ve hizmet bedeli konusunda tarafların mutabık kaldığını ve aradaki sözleşmesel ilişkiyi kanıtladığını beyanla İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline takibin devamına, %20’ den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesin talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş. ile davacı ... Ltd. Şti. arasında davacının bir kısım reklam işlemlerini yürütmesi konusunda görüşmeler olmuşsa da; dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine taraflar arasında herhangi bir iş ilişkisine girilmediğini, taraflarca herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, davacıdan hiçbir hizmet alınmadığını, bu nedenle de ... Yapının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, esasen söz konusu faturaların davacı tarafından davalı şirkete daha evvel e-fatura sistemi üzerinden gönderilmiş olup; bu faturalar içeriğinin müvekkili şirket yükümlülüğünde olmaması, meri mevzuat açısından davalı şirketin böyle bir ödeme yükümlülüğünün bulunmaması, bu nedenle iade faturaları düzenlendiğini beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince''...Davalı tarafından icra dairesine sunulan itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine karşı itirazda bulunulmuştur.Mahkememiz tarafından davacının takip tarihindeki yerleşim yeri adresi Beşiktaş / İstanbul olarak tespit edilmekle TBK'nın 89. md. gereği talep bir miktar para alacağına ilişkin ve götürülecek borç niteliğinde olduğundan davacının takip tarihindeki yerleşim yeri adresi Beşiktaş / İstanbul olduğundan İstanbul İcra Daireleri yetkili olacağından davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.Mahkememiz tarafından iddia, savunma ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller ile tarafların ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve dayanağı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacı yanın icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacağı varsa miktarın saptanması ve taraf defterlerinin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ayrıntısı açıklandığı üzere sonuç olarak "... Davacı ve davalı tarafın ticari defter ile belgelerinin kağıt ve e-defter yükümlülüğünde olması sebebiyle Yevmiye ve Defter-i Kebir defteri ve belgeler e-defter kapsamında incelenmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde, Ticari Defter ve Muavin Defter kayıtlarının delil olarak kabul edilip edilmeyeceğinin takdiri Sn. Mahkeme' ye ait olmak üzere,Davacı vekili 10.02.2020 tarihinde T.C. İstanbul 28. İcra Müdürlüğü ... sayı numaralı icra takibinde bulunduğu,Davacı tarafın yapmış olduğu iş ve işlemlerden dolayı 22.10.2019 tarihinde kesmiş olduğu 32.945,60 TL'lik faturaya ilişkin davalı tarafça 29.500 TL'lik iade faturası kesildiği görüldüğü, Davacı tarafın ticari defterlerinde, davalı adına işlemlerin takip edildiği 120.01.EB02 no'lu cari hesaba göre, 10.02.2020 tarihli takip tarihi itibariyle 32.945,60,- TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defterlerinde, davacı tarafın 10.02.2020 icra takip tarihi itibariyle 32.945,60 TL borçlu olduğu görüldüğü, Davalı tarafın 28.11.2019 tarihli ve 11.02.2020 tarihinde kesmiş olduğu iade faturalarının takdiri ise Sn. Mahkeme' ye ait bulunduğunu," tespit ve rapor edilmiştir.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunulmuştur. Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuş olup yeni bir rapor alınmasını talep etmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamında toplanan delillere uygun olması nedeniyle davalı vekilinin yeni bir rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir.Toplanan tüm delillere ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından 32.945,00 TL cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafça borca itiraz edildiği, davacı tarafından mahkememizde iş bu itirazın iptali davası açıldığı ve mahkememiz tarafından yapılan yargıla sırasında alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın ve davalı tarafından ticari defterlerinde, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 32.945,60,- TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davanın kabulü ile; davalının İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin koşulları ile devamına, alacağın likid olması nedeniyle davalının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle, herhangi bir hizmet alınmadığı için davalının borcunun bulunmadığı, iade faturası düzenlenmesinden sonra aynı içerikte fatura düzenlenerek icra takibi başlatılmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, bilirkişinin tespitinin hatalı olduğu belirtilerek davanın reddine dair karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili talepli davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının cari hesap alacağına dayalı olarak 32.945,00 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mali müşavir tarafından düzenlenen raporda özetle;Davacı ve davalı tarafın ticari defter ile belgelerinin kağıt ve e-defter yükümlülüğünde olması sebebiyle yevmiye ve defter-i kebir defteri ve belgeler e-defter kapsamında incelendiği, yapılan incelemeler neticesinde, ticari defter ve muavin defter kayıtlarının delil olarak kabul edilip edilmeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacı vekili 10.02.2020 tarihinde İstanbul 28. İcra Müdürlüğü ... numaralı icra takibinde bulunduğu, davacı tarafın yapmış olduğu iş ve işlemlerden dolayı 22.10.2019 tarihinde kesmiş olduğu 32.945,60 TL'lik faturaya ilişkin davalı tarafça 29.500 TL'lik iade faturası kesildiği görüldüğü, davacı tarafın ticari defterlerinde, davalı adına işlemlerin takip edildiği 120.01.EB02 no'lu cari hesaba göre, 10.02.2020 tarihli takip tarihi itibariyle 32.945,60, TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinde, davacı tarafın 10.02.2020 icra takip tarihi itibariyle 32.945,60 TL borçlu olduğu görüldüğü, davalı tarafın 28.11.2019 tarihli ve 11.02.2020 tarihinde kesmiş olduğu iade faturalarının takdiri ise mahkemeye ait bulunduğu görüşünde bulunulmuştur. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: Borçlu ... A.Ş.'nin (marka adı "...") 22.06.2020 tarihinde ... ...A.Ş. ile birleşerek infisah olduğunu, reklam sektöründe faaliyet gösterdiği anlaşılan davacı şirket ile ... A.Ş. arasında davalı tarafından digital mecralar, dergi ve benzeri basılı mecralar ile açık hava mecralarında yapılacak tanıtım kampanyalarında kullanılmak üzere bir adet konspet tasarım ve bu tasarım kapsamında yapılacak açık hava mecra uyarlamaları (Türkçe ve İngilizce), dijital prodüksiyonlar (Türkçe ve İngilizce banner seti, web slider, sosyal medya boyutlandırmaları ve reklam çalışmaları), İstanbul'da bazı billboard giydirmeleri, havaalanı giydirme gibi afiş, poster, pankart vb. basılı malzeme uyarlamalarını kapsayan işlerin, 25.000 TL + KDV hizmet bedeli karşılığında verilmesi ve davalı adına hizmete konu tasarımda kullanılan görsellerin kullanım, lisans bedeli olarak üçüncü tarafa ödenen 500$+KDV'nin davalı tarafından davacı şirkete ödenmesi konusunda mutabık kalındığı anlaşılmaktadır. Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 3 Temmuz 2020 tarih ve 10111 sayılı gazete örneğinde birleşme kararı ilan edilmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, Dava dilekçelerine ekli olarak sunulan mail yazışmaları incelendiğinde , 27.09.2019 tarihli e-postada "Bir aylık tam hizmet kapsamında 25.000 TL + KDV ‘lik teklifinizi onaylıyoruz" bildiriminin yer aldığı tespit edilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ticari kayıtlarda 120.01.E02 no lu hesapta 22/10/2019 tarihli 32.945,00 TL fatura nedeniyle 31.12.2019 tarihinde 32.945,00 TL borç kalanı verdiği belirlenmiştir. Davalı tarafa ait ticari defterler yönünden incelemenin ise, infisah olunan ... A.Ş. ve devralan şirket ... ...A.Ş.yönünden ayrı ayrı inceleme yapılmıştır. Her iki şirketin ticari defterleri (yevmiye defteri, defter-i kebir) e-defter olarak tutulduğu, ticari defter kayıt nizamının VUK m. 215-219 ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri hükümleri uygun olduğu belirtilmiştir. ... A.Ş. Kayıtlarında, 22/10/2019 tarihli 32.945,60 TL miktarlı gelen fatura, 28/11/2019 tarihli 29.500,00 TL bedelli iade faturası, 12/12/2019 tarihli 29.200,00 TL bedelli gelen fatura ve 11/02/2020 tarihli 29.200,00 TL bedelli iade faturası kaydı bulunmaktadır. ... ...A.Ş.nin ise 01/07/2020 tarihli ''...'' açıklamalı 3.445,60 TL bakiye vermiştir. Bu haliyle , davalı ticari defterlerinde infisah olmadan önceki dönemdeki ticari defter ve belgelerinde 31.12.2019 tarihi itibariyle 32.945,60 TL, 11.02.2020 tarihinde 3.445,60 TL davacı tarafa borcu olduğu anlaşılmaktadır.6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nin 222. (6762 sayılı TTK'nin 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyette olup, uyuşmazlıkta davalı tarafın ticari defterlerinde yapılan tespit uyarınca süresinde itiraz edilmediği anlaşılmakla, hizmetin verilmediği iddiasını ispatla yükümlü olan tarafın davalı olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay içtihatlarında da değinildiği üzere,TTK 152. maddesine göre, devrolunan şirketin, birleşmenin ticaret siciline tescili ile infisah edecek ve TTK'nun 153. maddesi uyarınca da bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirkete geçecektir. (bkz. Yargıtay 11Hukuk Dairesi 2012/4488 E 2013/5033 K. )Somut davada, taraflar arasında yapıldığı anlaşılan reklam anlaşması ile davacının davalı şirkete ait reklamları yayınlamayı, davalının ise bu reklamların bedellerini ödemeyi üstlenmiştir. Hizmetin verilmediği iddiasında bulunan davalının iş bu iddiasını somut deliller ile kanıtlayamadığı, cari hesaba konu edilen faturaya (32.945,00 TL ) karşı süresinde sonra (29.500,00 TL ) iade faturası düzenlendiği nazara alınarak, yukarıda yer alan bilgi ve tespitler ışığında davanın kabulüne dair karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılarak aksi yöndeki istinaf sebebinin reddine dair karar verilmiştir. İş bu nedenle HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 562,61 TL'nin mahsubu ile bakiye 169,39 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/01/2026