TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025(Ara Karar) NUMARASI : 2023/485 Esas TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 01/07/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025 Taraflar arasındaki haklı nedenle limited şirket müdürünün azli istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yöne…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/1250 Esas 2025/996 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1250 KARAR NO : 2025/996 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025(Ara Karar) NUMARASI : 2023/485 Esas TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 01/07/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025 Taraflar arasındaki haklı nedenle limited şirket müdürünün azli istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Turizm ... Ltd. Şti'nde %50 hissedar olduğunu, davalının ise şirketin %49 hissedarı olup, 20/08/2019 tarihinden bu yana tek yetkili müdür olarak görev yaptığını, davalının müdürlük görevini kötüye kullandığını, şirket menfaatini zedelediğini, şirket genel kurullarının müdür tarafından gerçekleştirilmediğini, davalının şirketin herhangi bir hukuki veya ticari ilişkisi bulunmadığı kişilere şirket hesabından ödeme yaptığını, davalının kendi adına tescil ettirdiği marka için şirketten lisans bedeli aldığını, şirket ile rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini, şirket gelirlerini kendi menfaatleri için kullandığını, ortakların haklarını ihlal ettiğini, davalının şirket müdürlüğünden azli için gerekli şartların oluştuğunu belirterek davalının şirketi temsil yetkisinin kaldırılmasına, müvekkilinin şirkete müdür olarak atanması, aksi kanaat halinde ise şirket temsilinin müvekkili ve davalı tarafından müştereken gerçekleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca şirket müdürünün azli için gerekli şartların oluştuğunu, müvekkilinin paylarının yarısına sahip olduğu şirketle ilgili alınan kararlara iştirak edemediği gibi, şirket kar elde etmesine rağmen bundan fayda sağlayamadığını, bu durumun devam ettiği her gün şirket ve müvekkili açısından telafisi imkansız zararların doğmasına neden olduğunu belirterek tedbiren davalının şirketteki temsil görevinin kaldırılmasına, müvekkilinin şirkete müdür olarak atanması, aksi kanaat halinde ise şirket temsilinin müvekkili ve davalı tarafından müştereken gerçekleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı vekilince ileri sürülen iddialarının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirkette %49’luk pay sahibi ve aynı zamanda tek yetkili müdür davalı ...'nun, şirket ile ilgili tüm kararları diğer ortak müvekkil ...’e sormaksızın aldığını, şirketin tüm gelirlerini dilediği gibi kullandığını, herhangi bir hukuki veya ticari neden olmaksızın üçüncü kişilere düzenli olarak şirket hesabından para gönderdiğini, kendi adına tescil ettirdiği markalar için şirketten kendisine ödeme yaptığını, dosya içeriğine sunulan belgeler, davalı yanın kötü niyet doğrultusunda hareket ettiğini gözler önüne serdiğini, davalı ..., şirketin tek yetkili müdürü sıfatıyla müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın şirket gelirlerini kendi menfaatine kullanmakta, üçüncü kişilere hukuki dayanağı olmayan ödemeler yaptığını, şirket varlıklarını amacı dışında tasarruf ettiğini, bu durumun şirketin mali yapısını zedelediğini, müvekkilinin ortaklık haklarını fiilen ortadan kaldırdığını, telafisi imkânsız zararların doğmasına sebep olduğunu, şirket müdürünün azli için gerekli şartların oluştuğunu, müvekkilinin paylarının yarısına sahip olduğu bir şirket ile ilgili alınan kararlara iştirak edemediği gibi, şirket kar elde etmesine rağmen bundan fayda sağlayamadığını, bu durumun devam ettiği her gün, şirket ve müvekkili açısından telafisi imkânsız zararların doğmasına neden olduğunu, davalının tek başına yaptığı hukuka aykırı işlemlerin şirketi zarara uğrattığını, müvekkilinin paydaşlık hakları kullanılamaz hale geldiğini, davalının keyfi işlemlerine devam etmesi, şirketin mal varlığının azalmasına sebebiyet vereceğini, yönetim yetkisini kötüye kullanan davalı, işbu dava süresince şirket menfaatlerine aykırı davranışlarına devam etmekte ve müvekkilinin haklarının zedelenmesine sebebiyet verdiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep, HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. Davacı tarafından ... Turizm ... Ltd. Şti müdürü sıfatıyla davalıya gönderilen 27/01/2025 tarihli ihtarname, davalı tarafından ... Turizm ... Ltd. Şti müdürü sıfatıyla davacıya gönderilen 03/02/2025 tarihli cevabi ihtarname, davacı, davalı, dava dışı ... imzalı 01/09/2021 tarihli ibraname sureti, ... Turizm ... Ltd. Şti'nin 28/04/2025 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri, kurumlar vergisi beyannameleri, bilanço ve ayrıntılı gelir tablosu dosya içerisinde yer almaktadır. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili karşı taraf davalının limited şirket müdürlük sıfatından doğan temsil ve ilzam yetkisinin tedbiren sona erdirilmesini, müdür olarak davacının atanmasını, aksi kanaat halinde ise şirketi temsil anlamında davacı ve davalının müşterek karar almaları yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir. Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nun 1. maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. TMK'nun 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığı düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 426. maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-Mustafa Alper Gümüş-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D. 1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir. Mahkemece, 6102 sayılı Kanunun 630. maddesinde limited şirket müdürünün görevden alınması, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlanmasının düzenlendiği, haklı nedenin varlığında her ortağın şirket müdürünün görevden alınmasını, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınmasını ve sınırlandırılmasını mahkemeden istemesinin mümkün olduğu, somut uyuşmazlıkta da asıl davada birden ziyade vakıa ileri sürülerek şirket müdürünün azli veya yetkilerinin sınırlandırılmasının dava edildiği, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler gözetilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından karşı taraf davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 25/09/2025 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...