İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalıya ait 1 adet konteyner yükün müvekkili şirket tarafından Ambarlı limanından Oran Port Cezayir limanına taşımasının üstlenildiğini, taşıma konusunda müvekkilince ... ... firması ile anlaşıldığını, ... numaralı konişmento ile 05/12/2018 tarihinde yükün Amb…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1521 KARAR NO : 2025/1506 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/05/2022 NUMARASI : 2020/468 Esas - 2022/261 Karar DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 22/06/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalıya ait 1 adet konteyner yükün müvekkili şirket tarafından Ambarlı limanından Oran Port Cezayir limanına taşımasının üstlenildiğini, taşıma konusunda müvekkilince ... ... firması ile anlaşıldığını, ... numaralı konişmento ile 05/12/2018 tarihinde yükün Ambarlı limanından alınarak 10/01/2019 tarihinde Cezayir'e götürüldüğünü, davalının alıcı ile arasındaki anlaşmazlığı nedeniyle yükün alıcıya teslim edilemediğini ve 109 gün varış limanında bekletildiğini,davalının müvekkilinden yükün Türkiye'ye geri getirtilmesini isteyerek tüm masrafların kendileri tarafından karşılanacağını ilettiğini, bununla ilgili olarak davalının ayrıca yazılı olarak da taahhütte bulunduğunu, müvekkili şirketin yükü 28/05/2019 tarihinde Oran Cezayir limanından aldırarak 16/06/2019 tarihinde İzmit Körfez limanında davalıya teslim ettiğini, taraflar arasındaki maillerden anlaşılacağı üzere tüm masraf ödemeleri davalı tarafça kabul edilmişken, limanda 109 günlük bekleme bedeli olan demuraj masrafının karşılanmadığını, asıl taşıyan sıfatında olan ... ... firması tarafından müvekkili şirkete 7.085-USD demuraj faturası yansıtıldığını ve bu durumun davalıya bildirildiğini, davalının indirim talebi üzerine asıl taşıyan firmanın demuraj bedelinden indirim yaparak 4.960-USD fatura düzenlediğini, bu bedelin müvekkili şirket tarafından ... ...'ya ödendiğini, akabinde müvekkili şirketin ödediği bu bedeli davalıya fatura ile yansıttığını, davalının faturaya itiraz ettiğini, bu nedenle davalı hakkında İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; müvekkili ile müşterisi arasında vesaik mukabili ihracat anlaşması olduğunu, 10/01/2019 tarihinde Cezayir Limanına götürülen mallara ilişkin müvekkilinin 22.03.2019 tarihinde davacıya ürünlerini geri getirmesini bildirdiğini, bu süreden sonra malları getirmeyen davacının tam kusurlu olduğunu, demurajı her ne kadar davacı ödediğini ifade etse de, müvekkilince taraflar arasındaki mail yazışmalarının da bunu doğruladığını, sonuç olarak taraflar arasında 16.05.2019 tarihinde kadar olan demurajı davalının ödediği, bundan sonraki demurajdan davalının sorumlu olmayacağı şeklinde yazışma bulunduğunu, bununla birlikte demuraj ödemesi alınmadan yükün geri getirilerek teslim edilmesinin mümkün olmadığını, Sarl New Fidelty Transit şirketince kesilen 08.05.2019 tarihli faturaya konu demuraj ödemesinin müvekkili tarafından yapıldığını, davacının hayali fatura keserek müvekkilinden haksız talepte bulunduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ... numaralı konşimento tahtında Ambarlı'dan Oran'a taşınan konteynerin alıcısı tarafından alınmadığı ve davalının talimatı üzerine konteynerin ... numaralı konşimento tahtında dava dışı ... firması tarafından Oran Liman'ından İzmit Limanı'na geri taşındığı, dosyada bulunan e-posta yazışmaları ile navlun faturasına göre, davacının dosya kapsamındaki taşımalara ilişkin olarak taşıma işini organize ederek davalı adına navlun faturası düzenlemekle akdi taşıyan sıfatını haiz olduğu, dosyaya davacı vekilince konteynerin varışına ilişkin varış ihbarnamesi ve dava dışı fiili taşıyan tarafından adına düzenlenen demuraj faturası ile ödeme belgelerinin sunulduğu, davalıya gönderilen varış ihbarnamesinde fiili taşıyan tarifesinin davalıya bildirildiği ve 24/04/2019 tarihli davalı tarafından tanzim edilerek imzalandığı anlaşılan belgeye göre de MSKU4621784 numaralı konteyner ve ... numaralı konşimento ile alakalı oluşacak tüm masraf ya da ücretlerin ödeneceğinin taahhüt edildiği, bu kapsamda davacı ile davalı arasında demuraj ücreti bakımından bir anlaşma ve kabulün bulunduğu, davaya konu konteynerin 05/12/2018 tarihinde Ambarlı Limanında gemiye yüklendiği, Oran Limanına geminin 09/01/2019 tarihinde ulaştığı, dosyada mevcut demuraj tarifesine göre 15 gün serbest sürenin 23/01/2019 tarihinde sona erdiği, bu aşamada konteynerin alıcısı tarafından teslim alınmadığı, davalının talimatı üzerine konteynerin yeniden 25/05/2019 tarihinde gemiye yüklenerek 16/06/2019 tarihinde İzmit Limanına ulaştığı, bu kapsamda demuraj tarifesine göre konteynerin 24/01/2019-12/05/2019 tarihleri arasında 109 gün olarak demuraj hesabına dahil edildiği ve buna göre yapılan hesaplamada demuraj ücretinin 7.085-USD olduğu, ancak davacı ile dava dışı fiili taşıyan arasındaki ilişki kapsamında indirim alınarak nihayetinde 4.960-USD bedelin davacı tarafından dava dışı fiili taşıyan ödendiği, davalı tarafça bu bedelin davacıya ödendiğinin ispat olunmadığı, demurajın oluşmasına davacının sebebiyet verdiğine dair de dosyaya somut bir delil sunulamadığından, oluşan demuraj bedellerinden davalının TTK 1207 maddesi gereğince sorumlu olduğu, davalı vekilince demuraj bedelinin bizzat fiili taşıyana ödendiği ileri sürülmüşse de, davalı vekilince sunulan fatura ile ödeme belgelerinin davaya konu Cezayir Oran Limanında oluşan 109 günlük demuraj faturasına ilişkin olmadığı, konteynerin İzmit Limanı'na geri taşınması sonrası düzenlenen 5 günlük demuraja ilişkin olduğu, dosyada bulunan ödeme belgeleri ile faturaların demuraja ilişkin olmadığı, limanda oluşan ardiye vs. hizmetlere ilişkin yapıldığı, davalı delilleri arasında dosyaya sunulan e-posta yazışmalarına göre, davalı çalışanı tarafından davacı çalışanına gönderilen 22.05.2019 tarihli e posta ile "... 16'sında alınması gereken gemiye alınmadığından bahisle oluşan demurajın kabul edilmeyeceği" belirtilmişse de, 109 günlük demuraj hesabının yukarıda da açıklandığı üzere 24/01/2019-12/05/2019 tarihleri arasında hesaplandığı, 16'sından sonraki süreye ilişkin demuraj talep edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; davalı borca haksız olarak itiraz etmiş olup, davalının haksızlığının mahkeme kararı ile sabit olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı tarafından müvekkiline demuraj bedeline ilişkin bir bildirim yapılmadığını, fiili ve akdi taşıyan sıfatının davacıda olmadığını, davacının tek taraflı düzenlediği faturanın davacının demuraj alacaklısı olduğu sonucunu doğurmayacağını, müvekkilinin imzasının yer almadığı konşimentoya dayalı olarak müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, müvekkilinin giderleri ödeyeceğinin kabulünün demuraj borcunun kabul ettiği anlamına gelmediğini, taşıyıcının davacıya kestiği faturanın müvekkili ile ilgisi bulunmayıp davacı ile olan başka bir ticari ilişkiden kaynaklandığını, müvekkilince kabul edilmiş bir demuraj tarifesi bulunmadığını, adına 3. kişilere ödeme yapılması konusunda davacıya verilmiş bir talimatı da olmadığını, mahkemece e-posta yazışmalarının hatalı yorumlandığını ve taşıyıcının davacıya kestiği faturanın dayanağının araştırılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacı tarafından gerçekleştirilen taşımada emtianın alıcısı tarafından teslim alınmaması sonucunda ; gönderene iade edilen emtia nedeniyle oluşan konteyner demuraj bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan, öğretide hukuki niteliği bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için, öncelikle taraflar arasında bir anlaşmanın bulunması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez. Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir. Ancak TTK'nın 1203. maddesinde; "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmüne yer verilmiştir. Maddede bahsi geçen "navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir. Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez (Sami Aksoy Deniz Ticareti Hukukunda Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Sayı:1 - Mart 2017, s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. TTK'nın 1207/1 maddesi hükmüne göre ise, gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması halinde, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. Somut olayda; taşıtanı ve yükleteni davalı olan konteynerin Ambarlı Limanından Cezayir Oran Limanına taşınması işinin davalı tarafça üstlenildiği, konteynerin 05.12.2018 tarihinde Ambarlı Limanında gemiye yüklendiği, geminin 09.01.2019 tarihinde Oran Limanına ulaştığı, dosyada mevcut demuraj tarifesine göre 15 günlük serbest sürenin 23.01.2019 tarihinde sona erdiği, ancak konteynerin alıcısı tarafından teslim alınmadığı, davalının talimatı üzerine konteynerin yeniden 25.05.2019 tarihinde gemiye yüklenerek 16.06.2019 tarihinde İzmit Limanına ulaştığı, demuraj tarifesine göre konteynerin 24.01.2019-12.05.2019 tarihleri arasında 109 gün üzerinden demuraj bedeli hesaplandığı, 7.085-USD olarak hesaplanan demuraj bedelinin fiili taşıyıcı ... firmasınca 4.960-USD olarak 05.12.2019 tarihinde davacıya fatura edildiği, davacı tarafından dava dışı fiili taşıyıcıya 25.03.2020 tarihinde 4.960-USD ödeme yapıldığı, bu bedelin davacı tarafından 4.960-USD olarak 04.02.2020 tarihli fatura ile davalıya yansıtıldığı, bedelin ödenmemesi üzerine de dayanak icra takibinin başlatıldığı anlaşılmaktadır. Konteynerin iadesindeki gecikme sebebiyle bedel isteyebilecek kişi, navlun sözleşmesi uyarınca taşıma işini fiilen yerine getiren taşıyandır. Eldeki davada davacı akdi taşıyan sıfatını haiz olsa da, emtianın teslim alınmaması nedeniyle oluşan demuraj bedeli dava dışı fiili taşıyıcı ... firmasınca davacıya fatura edilmiş ve davacı tarafından bu bedel fiili taşıyıcıya ödenmiştir. Bu durumda davacının, dava konusu demuraj bedeli alacağı konusunda aktif husumet ehliyetinin bulunduğu sabittir. Cezayir'deki alıcının emtiayı teslim almaktan imtina etmesi nedeniyle de, davacının katlandığı demuraj bedelinden davalı taşıtan sorumludur. Davacı tarafça Cezayir'e yapılan taşımaya ilişkin düzenlenen konşimentoda demuraj tarifesi yer almaktadır. Taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında da; davalı çalışanının 11.04.2019 tarihinde davacıdan demuraj masrafını ...firmasından öğrenip en uygun rakamı almasını istediği, davacının 15.04.2019 tarihinde cevaben taşıyıcının talep ettiği demuraj bedelini bildirdiği, davalının ise aynı tarihli e-postada işlemlere başlamalarını ve ...den tekrar indirim yapılmasını talep etmelerini istediği görülmektedir. Bu haliyle demuraj tarifesinin davalının da bilgisi ve kabulünde olduğu sabit olup, hesaplanan demuraj bedelinin tarifeye uygun olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili tarafından demuraj bedelinin bizzat fiili taşıyana davalı tarafından ödendiği ileri sürülmüşse de, davalı tarafça sunulan belgelerin dava konusu demuraj bedeline ilişkin olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle mahkemece oluşan demuraj bedelinden davalının sorumlu olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Diğer yandan talep edilen alacak gecikme nedeniyle tazminat kabilinden olup, miktarı tarafların kusur durumları, taşıma kuralları, sözleşme hükümleri incelenerek belirlendiğinden, alacak likit değildir. Bu nedenle mahkemece davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 2.074,41-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 518,75-TL harcın mahsubu ile kalan 1.555,66-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına Taraflarca yapılan giderlerin kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2025