T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1262 - 2026/414 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1262 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/414 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/01/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/171 E 2023/22 K DAVACI : VEKİLİ : DAVALI …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1262 - 2026/414 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1262 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/414 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/01/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/171 E 2023/22 K DAVACI : VEKİLİ : DAVALI VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 03/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 30 yıldan beridir devam eden bayilik ilişkisi bulunduğunu, bayilik sözleşmesi gereğince müvekkili şirketin davalının Isparta ilinde bayiliğini yaptığını, devam eden bayilik ilişkisinde önceki yıllarda müvekkili bayi tarafından verilen traktör ve ekipmanlarına yönelik siparişlerine istinaden satışların yapıldığını ve karşılıklı faturaların düzenlenerek satış primlerinin tahakkuk ettirildiğini, 2017 yılında davalı şirketin taraflar arasındaki çalışma ilişkisini değiştirdiğini, müvekkilinin sipariş etmediği traktör ve ekipmanları baskı ile müvekkiline göndererek satış yapılmışcasına kesilen faturaları gönderdiğini ayrıca fatura tarihinden itibaren haksız ve yersiz şekilde yüksek faiz oranları uygulayarak müvekkilini borçlandırdığını, yine davalı tarafından müvekkilinin siparişlerinin çeşitli bahanelerle yerine getirilmediğini, bu nedenle müvekkilinin bayi olarak davalı tarafa borçlarını ödeyemez durumuna getirilmesi sonrasında keşide ettiği noter ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesini tek taraflı ve haksız şekilde feshettiğini, fesih işlemi ile bayilik sözleşmesi teminatı olarak davalı tarafa verilen bir kısım banka teminat mektuplarının haksız yere nakde çevrildiğini belirterek öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin aynen ifasına, tedbiren Isparta ilinde dava sonuna kadar bayilik ilişkisinin oluşturulmasının engellenmesine, sözleşmenin aynen ifası imkansız hale geldiği takdirde bilirkişiler tarafından tespit edilecek miktara yükseltilmek üzere fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili tarafından davalıya verilen banka teminat mektuplarından halen davalı uhdesinde bulunan teminat mektuplarının iadesine, müvekkiline banka teminat mektuplarının süresinde iade edilmemesi sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararlara karşılık olarak 1.000,00 TL, davalı tarafından uygulanan ve sömürü niteliğindeki yüksek faizler nedeniyle 1.000,00 TL, banka teminat mektuplarının haksız yere nakde çevrilmesi nedeniyle uğranılan zararlara karşılık 1.000,00 TL müvekkili tarafından oluşturulan portföy nedeniyle 1.000,00 TL, bayilik sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle 1.000,00 TL yoksun kalınan kar kaybı ile müvekkili tarafından yurt dışına ihraç kaydıyla çalışılan ve müvekkiline tahakkuk ettirilmeyen prim alacakları tutarının 1.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve etmiş, ıslah dilekçesi ile 300.000,00 TL portföy tazminatı, 207.991,63 TL prim alacağı, 59.460,03 TL fazla tahsil edilen miktarı talep etmiş diğer taleplerin dava dilekçesindeki şekli ile aynen tahsilini istemiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davasının yasal koşullarının bulunmadığını, davacı iddialarının doğru olmadığını, bayilik ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara müvekkili tarafından fatura tarihinden itibaren 7-105 gün arasında vade tanındığı, faizin bu süre geçtikten sonra ödeme yapılmaması halinde uygulandığını, davacı tarafın tacir olarak basiretli davranması gerektiğini, bayilik sözleşmesi nedeniyle gabin iddiasına dayanmasının mümkün olmadığını, teminaten verilen banka teminat mektuplarının iadesi için davacının müvekkiline herhangi bir borcunun kalmaması gerektiğini, ancak davacının bayi olarak müvekkiline vadesi gelen borçlarını ödemediği için noter ihtarnamesi keşide edildikten sonra banka teminat mektuplarının nakde çevrildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle davalının portföy tazminatı talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 31/12/2017 tarihinde 1 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığı, davalı şirket tarafından keşide ve davacıya tebliğ edilen noter ihtarnamelerine rağmen davacının bayilik sözleşmesi kapsamında davalıdan satın aldığı traktör ve ekipmanlarının satış bedelini vadesinde ödemediği, bu nedenle davalı tarafından davacı ile imzalanan bayilik sözleşmesinin davacı bayinin fesih tarihi itibariyle mevcut ve anılan bilirkişi raporunda da tespit edilen borcuna istinaden sözleşme hükümlerine uygun olarak davalı tarafından haklı sebeple ve tek taraflı olarak feshedildiği, sözleşmenin feshinden sonra davacının bir kısım banka teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin ardından alacağının tahsil edilmekle sona erdiği, 31/12/2018 yıl sonu itibariyle davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarına göre 16/11/2018 tarihinden sonra tahakkuk ettirilen prim tutarı toplamından iptal edilen prim tutarının tenzilinden sonra davalı nezdindeki davacı alacak tutarının 31/12/2018 tarihi itibariyle 59.460,03 TL olduğu, davacının sözkonusu prim alacağı miktarını davalıdan istirdaden talep etmekte haklı olduğu, davacının dava konusu diğer tazminat ve alacak kalemlerine yönelik taleplerinin ve ayrıca portföy tazminatı talebinin ise; bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebeple feshedildiği ve 6102 sayılı TTK 112 m.gereğince portföy tazminatı talebinin yasal koşullarının oluşmadığından yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın 59.460,03 TL pirim alacağı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmenin davalı taraından haksız olarak feshedildiğini, portföy tazminatı talebinin reddine yönelik kararın yerinde olmadığın, taraflar arasındaki ilişkinin 30 yıldan fazla süredir devam ettiğini, müvekkilinin Isparta ilinde azımsanamayacak müşteri ağı oluşturduğunu ve davalının ürünlerini yıllarca tanıttığını, önceki bayilik sözleşmeleri ile son bayilik sözlemesinin kıyaslanarak müvekkili aleyhine getirilen hükümlerin kötüniyetli olarak davalı tarafından değiştirilip değiştirilmediğinin tespiti ile aleyhe hükümlerin yok hükmünde olup olmadığının değerlendirilmediğini, portföy tazminatı için feshin haklı olup olmadığının öneminin bulunmadığını, davalının yüksek faizlerle borç miktarını şişirdiğini, teminat mektuplarını nakde çevirerek müvekkilinin bankalar nezdinde itibarını zedelediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yanlış olduğunu, mahkeme ara kararında belirtilen hususların raporda karşılanmadığını, müvekkilinin itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının prim alacağının bulunmadığını, sözleşme feshedilinceye kadar davacının prim ödemesi yapılmadığı yönünde itirazının bulunmadığını, sözleşmelerdeki şartlar gerçekleştiğinde her zaman davacıya prim ödendiğini, bilirkişi raporlarında müvekkilinin ticari defterlerine göre davacıya 59.460,03 TL borçlu olduğu tespit edilmiş ise de bu durumun fazla tahsilattan kaynaklanmadığını, aksine fesih sonrası davacının yaptığı satış nedeniyle kazandığı pirim alacağı olduğunu, bu miktar pirim alacağının da davacıya ödendiğini, ödemeye ilişkin banka dekontu sunulmasına rağmen raporda dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davalı tarafından bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği sonucuna göre davacının zarar, pirim, portföy tazminatı taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacının istinaf itirazların yönünden yapılan değerlendirmede, mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle hükme esas alınan son bilirkişi heyet raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olmasına, davalının ihtarlarına rağmen davacının borcu ödememesi nedeniyle sözleşmenin 22/f maddesine göre davalının sözleşmeyi feshetmekte haklı olmasına, sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle davacının zarar ve portföy tazminatı taleplerinin yerinde olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalının istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise, davalının ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunda davalının 31/12/2018 tarihi itibariyle, 16/11/2018 tarihinden sonra tahakkuk ettirilen prim tutarı toplamından fesih tarihi önceki tahakkuk ettirilen ancak iptal edilen prim tutarının tenzilinden sonra davalıya 59.460,03 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece bu miktar prim alacağının kabul edildiği, son alınan bilirkişi raporundan sonra davalının rapora itiraz dilekçesinde bu miktarın davacıya ödendiğini beyan etmekle birlikte herhangi bir ödeme makbuzu sunmadığı, istinaf aşamasında ise 21/01/2019 tarihli makbuzla 59.983,43 TL, 10/12/2019 tarihli makbuzla 9.078,96 TL ödeme yapıldığına ilişkin banka dekontlarını sunduğu, sunulan ödemelere davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunmadığını, borcu sona erdiren belgelerin yargılamanın her aşamasında sunulabileceği, talebe konu alacağın dava tarihinden önce ödenmiş olması nedeniyle davanın tümden reddi gerektiği anlaşıldığından davalının istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 3-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/171 Esas, 2023/22 Karar ve 11/01/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 4-a-Davanın REDDİNE, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın peşin ve ıslah ile alınan toplam alınan 9.802,47 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.070,47 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, ç-Davalı tarafından yapılan 2.500,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen 119.318,08 TL ( ilk kararda red edilen miktar için hükmedilen vekalet ücreti 74.318,08+ istinaf aşamasında red edilen miktar için hükmedilen vekalet ücreti 45.000,00=119.318,08TL) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; 4-a-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 4.061,71 TL harçtan mahsubu fazla yatan bakiye 3.329,71 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 5-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 6-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 03/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."