12. Hukuk Dairesi 2021/1272 E. , 2021/2248 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu h…
**12. Hukuk Dairesi 2021/1272 E. , 2021/2248 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yasal süresi içerisinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, kooperatif üyesi iken verilen imza beyannamesinin sonradan yazıcı ile borç metnine eklenerek sahte evrak düzenlendiğini, takibe konu bononun türetilmiş bir belge olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece davanın reddine ve taraflar arasındaki alacağın varlığı yargılama gerektirdiğinden borçlu aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, tarafların istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, alacaklının istinaf talebi kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddi ile takip konusu asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak olan tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verildiği, anılan karara karşı borçlu tarafından temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan 07/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda, takip dayanağı belgenin yazıcı aracılığı ile sahte oluşturulduğu tespit edilmiş ise de, imza itirazı dışındaki bu sahtecilik iddiasının dar yetkili icra mahkemesinde incelenmesi mümkün olmadığından borçlunun borca itirazının reddine karar verilmesi yerindedir. Ancak takip dayanağı senedin sahte olup olmadığı ve alacağın varlığı genel mahkemede yargılamayı gerektirdiğinden ve borçlunun itirazının esasına girilmediğinden borçlunun tazminatla sorumlu tutulması isabetsizdir. O halde, bölge adliye mahkemesince, alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.