T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1666 KARAR NO : 2025/1128 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/226 KARAR NO : 2021/713 KARAR TARİHİ: 09/07/2021 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1666 KARAR NO : 2025/1128 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/226 KARAR NO : 2021/713 KARAR TARİHİ: 09/07/2021 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında kurulan ticari iş ilişkisi gereği müvekkili şirket tarafından davalı şirkete tamir, bakım, yedek parça satımı ve özel servis hizmetleri verildiğini, müvekkili davacı şirket tarafından sunulan tamir, bakım, yedek parça satımı ve servis hizmetleri nedeniyle davalı şirkete kesilen faturaların davalı şirket tarafından ödenmediğini, davalının icra ve haciz işlemlerinden geçici bir süre kurtulmak ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla borca ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, itirazın iptaline, davalının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine kati delil teşkil ettiği, takip ve dava konusu olan faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, sevk irsaliyelerinde ismi ve imzası bulunan ... ve ...'in davalı şirketin 2018 yılı sigortalı çalışan listesine göre davalı şirket çalışanı olduğu, bu durumda fatura konusu malların teslim edildiği ve hizmetin yerine getirildiğinin sabit olduğu, ancak davalı tarafça ödeme yapıldığının iddia ve ispat edilmediği anlaşılmakla icra takibine konu alacağın davacı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ile ispatlandığı, asıl alacağın hesabı ve tespiti bakımından hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi tarafından sunulan rapor da dikkate alınarak davacının, davalıdan 41.908,72 TL asıl alacak talebinde haklı olduğu, işlemiş faiz hesabı bakımından bilirkişi raporuna Mahkememizce itibar edilmediği, şöyle ki bilirkişi raporunda her bir fatura tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş faiz yönünden hesaplama yapılmış ise de Mahkememizce Bakırköy 54. Noterliğinin 00729 yevmiye sayılı davacı tarafından davalıya keşide edilen ihtarname tarihi esas alınarak davalının temerrüde düştüğü kabulünden hareketle Mahkememizce yapılan hesaplamaya göre davacının, davalıdan 447,79 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı değerlendirilerek neticeten açılan davanın kısmen kabul kısmen ile, Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından 41.908,72 TL asıl alacak, 447,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.356,51 TL üzerinden yapılan itirazın iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin reddine, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına ilişkin talebin kabulüne" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar bir malın teslimi ya da bir hizmetin verildiği konusunda tek başına ispata yeterli olmadığını, davacının alacağını ispat edemediğini, müvekkili şirketin ticari defterleri incelenmeksizin karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından defter inceleme günü yanlış bir tarihe kayıt edildiğinden inceleme gününde şirkete ait defter ve kayıtların hazır edilmediğini, yerel mahkeme tarafından defter incelemesi için oluşturulan ara kararda ticari defter ve kayıtların sunulması için verilen sürenin kesin bir süre olmadığını, emsal kararlara göre kesin süre verilmesi gerektiğini, 29/01/2021 tarihli celsede ticari defter ve kayıtların sunulması için süre verilmesi talep edilmiş ise de bu taleplerinin usul ve yasaya aykırı bir şekilde reddedildiğini, savunma haklarının kısıtlanmış olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesi kapsamında ödenmeyen fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargılama aşamasında yürürlükte olan hükümler incelendiğinde; ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir (HMK 222/2). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 12/09/2017 tarih, 2016/3858 E. 2017/2944 K. sayılı ilamında ticari defterlerin delil kabiliyeti "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." şeklinde açıklanmıştır. Mahkemece 03/07/2020 tarihli celsede bilirkişi incelemesinin 01/09/2020 tarihinde yapılmasına karar verilerek, defter ibrazına yönelik ara karar kurulmuştur. Davalı tarafça defterler ibraz edilmediğinden davalı defterleri incelenmemiştir. 29/01/2021 tarihli 3.celsede ise davalı vekili tarafından müvekkiline ait ticari defterlerinin incelenmesi talep edilmiş, mahkemece "İnceleme günü ticari defter ve kayıtlarını sunmaması bakımından kabul edilebilir bir mazeret ileri süremeyen davalı vekilinin müvekkili şirketin defterlerinin incelenmesi talebinin reddine" karar verilmiş ise de mahkemece defter incelenmesine yönelik oluşturulan ara kararın uyuşmazlık konusu alacağın dönemi belirtilmek suretiyle hangi yıla ait ticari defterlerin ilgili inceleneceği hususlarını içermediği gibi defterlerin ibrazı için kesin süre verilmediği anlaşıldığından ticari defterlerin incelenmesine dair oluşturulan ara kararın ve ihtarın usulüne uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu durumda adil yargılanma hakkı da gözetilerek, mahkemece davalıya HMK'nın 222/3.maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil kabul edileceği ihtarına havi aynı Kanun'un 94.maddesi gereğince kesin süre verilip, süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da ihtar edilmesi ve oluşacak sonucuna göre inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan, davalı vekilinin istinaf talebi kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/226 E. 2021/713 K. sayılı 09/07/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/10/2025