11. Hukuk Dairesi 2021/5674 E. , 2023/735 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1507 Esas, 2020/1285 Karar HÜKÜM : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/6 E., 2017/17 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Der…
**11. Hukuk Dairesi 2021/5674 E. , 2023/735 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1507 Esas, 2020/1285 Karar HÜKÜM : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/6 E., 2017/17 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı...'ın adi ortaklık kurduklarını, bu ortaklık nedeniyle düzenleme tarihi, lehdarı ve vadesi boş olan, 250.000,00 TL tutarlı bonoyu davacının dava dışı...'a teminat olarak verdiğini, ortaklık sona ermesine rağmen bononun iade edilmediğini, lehdar olarak davalı ...'ın adı yazılarak icra takibi başlatıldığını, davacının davalı ... ve dava dışı... Hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, davalı ...'ın daha sonra...'ın isteği ile 04.11.2013 tarihinde icra dosyasını dava dışı...'ın yanında çalışan diğer davalı ...'e muvazaalı olarak temlik ettiğini, soruşturma dosyasındaki ifadelerden davalı ...'a bono verilmediği, bononun bedelsiz olduğu, temlik işleminin muvazaalı olduğu ve davalıların kötü niyetli olduklarının açıkça anlaşıldığını ileri sürere, davacının bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin iptalini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının yazılı delille ispatlaması gereken iddialarını davalı ...'ın beyanlarına dayandırdığını, davalı ...'ın davacı ile işbirliği yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın ceza soruşturmasındaki ifadesinde özetle; "... Ancak ... ile herhangi bir ticari ilişkim yoktur ve buna mukabil kendisi ile aramızda herhangi bir borç senedi söz konusu değildir... Soruşturmaya konu 250.000,00 TL bedelli senedi...'dan aldım. Senedi aldığımda ödeme tarihi, lehdarı ve senedin bedeli ile malen olan kısmı boştu bu kısımları ben kendi yazımla doldurdum ve lehdar kısmına kendi adımı yazdım... daha sonradan bu senedi icra takibine koydum..." şeklinde beyanda bulunduğu, bu beyanının mahkeme dışı ikrar mahiyetinde olduğu, dava konusu bononun boş bir şekilde davalı ... tarafından doldurularak icraya takibine konu edildiği ve sonrasında icra dosyasının Kadir Gökalp'e temlik edildiği, davalı ...'ın bir alacağının olmadığını, var olmayan alacağın temlikinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasarrufun iptali dava dosyasının getirtilmeden sonucu beklenilmeden karar verildiğini, açığa imza atan davacının sonuçlarına katlanacağını, alacağını temlik etmiş davalı ...'ın İlk Derece Mahkemesince taraf kabul ettiğini, bu davalının beyanları müvekkilini bağlamadığı halde savcılık beyanı mahkeme dışı ikrar sayılarak karar verildiğini, davacının imzalayarak verdiği bonoyu davalı ...'ın takibe koymasında hukuki bir sakınca olmadığını açığa imza atanın sonuçlarına katlanması gerektiğini, ...'ın beyanlarında ikrar olmadığı gibi taraf sıfatı da olmadığını, Hukuk Genel Kurulu kararında şikayet yoluyla ceza yargılamasında alınacak beyanların hukuk mahkemesinde hükme esas alınamayacağı, tanık dinletme yasağının bu yolla delinemeyeceğini belirtildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanlarının ikrar olarak değerlendirilmesinde bir usulsüzlük olmadığı, keşideci davacı ile aralarında senet metnindeki malen kaydını doğrulayan bir ticari ilişki olmadığını beyan etmesi karşısında senedin bedelsiz olduğu, bedelsizlik iddiasının temlik alana karşı da ileri sürülebileceği davalı ...'ın davaya konu bonoyu dava dışı üçünü kişi...'dan alarak üzerini kendi yazısı ile doldurarak takibe konu ettiği, bonoyu kötü niyetli olarak takibe koyduğu anlaşıldığından, aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davalı ...'in bonoyu temlik aldığı, bononun bedelsiz olduğunu bilerek takibe koyduğu ve kötü niyetli hareket ettiği ispat edilemediğinden aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalı ...'ın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu bononun anlaşmaya aykırı düzenlenip düzenlenmediği ve bedelsiz olup olmadığı ve muvazaalı olarak temlik edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 778 inci maddesi yollamasıyla 6102 sayılı Kanun'un 680 nci maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun'un) 74 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Dava, takibe dayanak teşkil eden bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu, bedelsiz olduğu ve muvazaalı olarak temlik edildiği iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. 6102 sayılı TTK'nın 776 ncı maddesinde bononun unsurları belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 778 inci maddesi yollamasıyla 680 nci maddesi uyarınca açık düzenlenen bono eksik unsurları tamamlanınca sanki baştan beri doldurulan içeriği varmış gibi işlem görür, açık bonoda keşideci ile senedi elinde bulunduran arasında yapılan anlaşma ile eksik unsurların doldurulması senet teslim edilen kişiye bırakılmıştır. Tarafların anlaşmaları sonucu bononun lehdar hanesi açık bırakılarak bir başkasına tevdii mümkündür. Bu durumda, anlaşma uyarınca bonoyu alan kişi lehdar hanesine kendi adını yazabileceği gibi isterse bonoyu yine lehdar hanesi açık olarak başka bir kişiye vererek açık kısmının o kişi tarafından doldurulmasına imkan sağlayabilir. Başlangıçta, bazı unsurları açık olarak verilen bononun tedavüle konulurken unsurlarının tamam olması yeterlidir. Somut olayda, davacı tarafından bono lehtar hanesi açık bırakılarak imzalanmak suretiyle dava dışı...'a verilmiş, davalı ...'da bonoyu...'dan alarak lehdar hanesine kendi ismini yazmıştır. Tedavüle konulduğunda unsurları tam olduğundan bu husus bononun geçerliliğini etkilemez, davacı davalı hamile ancak 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesinde yazılı koşullarla def'ilerini ileri sürebilir. İspat külfeti davacıda olup, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu yolundaki iddianın da davacı keşideci tarafından yazılı delille kanıtlanması gerekmektedir.(Y.19.HD 2011/10933 E -2012/2657 K., 2016/4254 E-4849 K, 2014/3927 E-7238 K.) 2. Her ne kadar davalı ... ve dava dışı... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan soruşturma açılmış ise de soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda somut olay bakımından 6098 sayılı Kanunu'nun 74 üncü maddesi çerçevesinde hukuk hakimini bağlayıcı maddi vakıayı saptayan bir ceza mahkemesi kararından söz edilemez. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.