T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:05/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/10/2022 DAVANIN KONUSU:Tapu İptali Ve Tescil GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:05/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerl…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:05/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/10/2022 DAVANIN KONUSU:Tapu İptali Ve Tescil GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:05/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının kooperatif üyesi olduğunu, davacı kooperatif adına 2016 yılında banka kredisi kullanılarak edinilen Antalya İli, ... İlçesi ... Mahallesi ... ada 3 parsel sayılı arsa üzerine 109 adet Villa+AVM yapılmasının projelendirildiğini, projeye göre yüklenici firma tarafından inşaatın belirli aşamaya getirildiğini, bağımsız bölümlerin inşa edilmekte olduğunu, kooperatif adına arsa edinilmesi için kullanılan kredi geri ödemesinin kooperatif üyelerinin mali yükümlülüğü olarak her bir hisse bedeli olarak ferdileştirildiğini, davalı ... ...'nin mali yükümlülüklerini süresi içinde tam ve eksiksiz yerine getirmediğini, bu nedenle davalıya kooperatif hissesi karşılığında tapu devrinin düşünülmediğini, buna rağmen davalı ... ...'nin de içinde yer aldığı kooperatif yönetim kurulu kararı ile noter kura çekilişi yapıldığını ve davalıya isabet eden "BN" nolu bağımsız bölümün 23/10/2018 tarihinde yolsuz olarak davalı adına tescilinin sağlandığını, bu şekilde tescili sağlanan bağımsız bölümün kooperatiften mal kaçırmak amacıyla davalının gayri resmi eşi olarak bilinen diğer davalı ... adına 24/10/2018 tarihinde muvazaalı olarak tescilinin yapıldığını, bu tescilin yolsuz olduğunu, 06/01/2019 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunda davalı ... 'nin mali yükümlülüklerini yerine getirmesi aksi halde üyelikten ihraç edilmesine dair karar alındığını, davalıya ihtarnameler gönderildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını, kooperatif kayyımının 05/03/2019 gün ve ... sayılı kararı ile davalı ... ...'nin kooperatiften ihracına karar verildiğini, davalının ihracına karar verilmesi nedeniyle davalının kooperatiften tapu alma hakkı kalmadığını belirterek, dava konusu Antalya İli, ... İlçesi, ... Mah. ... ada ... parsel üzerine inşa edilen ve davalı ... ... adına yolsuz olarak tescil edilip, muvazaalı şekilde diğer davalı ...'a devredilen "BN" nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı kooperatif adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde davacı kooperatife üyelikten doğan mali yükümlülüklerini tam ve süresi içinde yerine getiren üyenin ödemelerine göre, davalı ... ...'nin eksik ödemesi ile ödemenin süresi içinde yerine getirmemesi nedeniyle kredi kullanılan bankaca "mahrum kalınan kar payı" olarak işletilen ve davacı kooperatifin bankaya olan kredisi borcuna eklenen bedelin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen reeskont faizi ile birlikte tahsiline, dava konusu taşınmaz üzerine yargılama süresince 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için teminat aranmaksızın tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar vekili, Davanın tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, Harçlar Kanunu uyarınca tapusunun iptali istenen taşınmazın değeri üzerinden peşin dava harcının yatırılması gerektiğini, müvekkili ...'nin davalı kooperatifin üyesi olduğunu ancak davalı müvekkilinin kooperatife borcu bulunduğu iddiası gerçek dışı olduğunu, zira davalı müvekkilinin, davacı kooperatife bu güne kadar 500.000 TL aidat ödediğini, bakiye borcu içinde kooperatifin lehtar olduğu, 30.06.2019 vade tarihli 30.000 TL, 30.07.2019 vade tarihli 30.000 TL, 30.08.2019 vade tarihli 30.000 TL, 30.09.2019 vade tarihli 30.000 TL ve 30.10.2019 vade tarihli 45.000 TL bedelli bonoları düzenleyerek verdiğini, kooperatif tarafından da bu kambiyo senedi kooperatifin borçlu olduğu 3. kişiye ciro edilmek suretiyle kullanıldığını, davacı kooperatifin anasözleşmesi incelendiğinde, kooperatif üyelerinin ek ödeme yapmakla yükümlü olduğuna ilişkin hiç bir hüküm yer almadığı gibi, kooperatif anasözleşmesinde kooperatif genel kuruluna ek ödeme yapma yükümlülüğü getirebilme hakkı da tanınmadığını, dolayısıyla davacı kooperatifin anasözleşmede yer almayan ek ödeme yükümlülüğünü yapmadığı gerekçesiyle üyesini kooperatiften ihraç etme hak ve yetkisi bulunmadığı gibi, kurayla üyesine isabet eden bağımsız bölümün tapusunun da iptalini talep edemeyeceğini, müvekkili hakkında kesinleşmiş bir ihraç kararı bulunmadığını, ...'nin kooperatif kayyımının 05.03.2019 gün ve ... sayılı kararı ile ihraç kararına karşı Antalya 1. Noterliğinin 219.03.2019 gün, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile Kooperatifler Kanunun 16/3 maddesi ve kooperatif anasözleşmesinin 14/2 maddesi uyarınca, kooperatif genel kuruluna itiraz ettiğini, henüz kooperatif genel kurulunda bu konuda alınmış bir karar bulunmadığını, dolayısıyla davalı müvekkilinin halen kooperatifin üyesi olup, davacının halen üyeliği devam eden müvekkiline karşı bu gerekçeyle tapu iptal ve tescil davası açmasının kanuna aykırı olduğunu, diğer davalı ...'ın ise dava konusu bağımsız bölümü 3. kişi sıfatıyla satın almış olup, davacı ile üyesi arasındaki ihtilaflar bu müvekkilini ilgilendirmediğini, davalı ...'a yönelik davanın dinlenilebilirliğinin bulunmadığını ve sair nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dosyaya alınan kök ve ek bilirkişi raporunun tetkikinden; davacı kooperatifin ticari kayıt ve defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ... Bankası A.Ş'nin cevabi yazısı ve eklerine göre, 08/01/2016 tarihinli ... TL genel kredi sözleşmesinde davacı kooperatifin imzası bulunduğu, kefil sıfatıyla atılmış imzaya rastlanılmadığı (kooperatifin 24.1.2015 tarihli genel kurul kararı doğrultusunda imzalanan kredi sözleşmesi), 15/01/2016 tarihinde davacı kooperatif tarafından bankadan 25.000.000,00 TL'lik kredi kullanıldığı, bu kredinin 8 taksitle ödeneceği, ilk 7 taksitin 140.000,00 TL, son ödemenin balon ödeme olarak 15/02/2017 tarihinde ... TL olarak belirlendiği, toplam kredinin kar payı ve vergiler dahil maliyetinin ise ... TL olduğu, kredinin çekildiği tarihte kooperatifin 70 üyesinin olduğu, ödemelerde gecikme olması nedeniyle kredinin sıklıkla yeniden yapılandırıldığı, davacı kooperatifin krediyi yapılandırması sonucu 04/01/2019 tarihi itibariyle banka riskinin ... TL olduğu, Antalya 1. Noterliğinin 31/10/2019 tarihli ihtarnamesindeki keşidecinin ... Bankası A.Ş. olduğu, 47 kişiden oluşan muhataba çekilen ihtarnamede davalıların bulunmadığı, ihtarnamede özetle, ... TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihinden 2 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, davalı ... ...'nin banka nezdinde bulunan hesabının açılış tarihinden itibaren herhangi bir kredi kullanmadığı, davacının ise bankaya 12/03/2019 tarihi itibariyle ... TL borcunun bulunduğu, 66 üyeden 49 üyenin her birinin ayrı ayrı 645.000,00 TL civarında ödeme yapmış olduğunun belirlendiği, davalı ... ...'nin aidatlarını düzgün yatıran 49 üyeye göre eksik ödeme yaptığı, dava konusu taşınmazın 23/10/2018 tarihi itibariyle davalı ... ...'ye devredildiği, davalı ... ...'nin 645.000,00 TL villa bedeline karşılık 410.575,00 TL geri ödeme yaptığı ve 01/08/2018 tarihinde kalan ana para borcunun 234.425,00 TL olduğu, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamaya göre; davalının ödeme yaptığı tutarlar düşülerek, kooperatif kayyumu tarafından gönderilen 20/12/2018 tarihli ihtarname tarihine göre, davalının yasal yükümlülüğünün 245.425,00 TL ana para, 231.396,78 TL işlemiş faiz (kar payı) ve 11.569,84 TL gider vergisi, toplamı 477.391,62 TL olduğu, zira bankanın krediyi işlettiği kar payına ilişkin gider vergisini de talep etmiş olduğu, üyenin kar mahrumiyeti kadar yasal yükümlülüklerden de sorumluluğunun bulunduğu, sonuç olarak davalı ... ...'nin kooperatife olan mali yükümlülüklerini yerine getirmediği halde adına taşınmaz tahsis edildiği, davlının bakiye borcunu kooperatife senet vererek ödediğini iddia ettiği, anacak savunmasını ispatlayamadığı, yine davalı dışında eksik ödeme yapmasına rağmen tapu devri yapılan üyelerin olduğu, ancak davacı kooperatif tarafından bu üyeler hakkında da tapu tescil ve iptal davalarının açıldığının bildirildiği, kaldı ki eksik ödeme yapmasına rağmen adına tapu devri yapılan üyeler esasa alınarak, kooperatifin davalı ... aleyhine açmış olduğu bu tapu iptal tescil davasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılamayacağı, dolayısıyla sonuç olarak davalı ...'in kooperatife karşı yasal yükümlülüklerini yerine getirmediği halde adına taşınmaz kaydı yapıldığı, davaya konu taşınmazın, davalı ... tarafından diğer davalıya devredildiği, son tapu kaydı malikinin davalı ... ... olduğu, dinlenen tanık beyanlarına göre; ...'nın ...'in gayri resmi eşi olarak tanındığı, ...'nın ... ile birlikte kooperatif genel kurul toplantılarında da bulunduğu, kooperatif yöneticileriyle ...'in kooperatife olan borcu hakkında bir çok kez yüz yüze, telefonla ve WhatsApp yazışmaları ile görüşme yaptığı, davalı ...'in lehine tapu tahsisi yapıldığı tarihte aynı zamanda davacı kooperatifin yönetim kurulunda bulunduğu, sonuç olarak bu davalının taşınmazı devralırken davalı ...'in kooperatife olan borcunu ve taşınmaz kaydını hak etmediğini bildiği ve taşınmazı iyi niyetle devraldığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından; davacının davalılar aleyhine açtığı tapu iptal ve tescil davasının, kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin müvekkili ... hakkında tapu iptal ve tescile karar vermesinin hatalı olduğunu, zira müvekkilinin davacı kooperatife borcu olmadığına dair emsal mahkeme kararları ve bilirkişi raporları bulunmasına rağmen, tapu iptal ve tescil davasında alınan bilirkişi raporunun ihraç iptali dosyasındaki rapor ve kararlarla çelişki içermemesi yönündeki mahkeme talimatına aykırı hazırlandığını, bu raporun Kooperatifler Hukuku ve Yargıtay kararlarını göz ardı ettiğini, yerel mahkemenin bu çelişkili ve denetime elverişsiz raporu hükme esas alarak müvekkilin mali yükümlülüğünü yerine getirmediği sonucuna varmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı davrandığını, zira müvekkil ile aynı durumda olan, eksik ödeme yapmasına rağmen adına tapu tescil edilen veya borçlarını faizsiz, kâr paysız sonradan tamamlama imkanı tanınan diğer üyeler hakkında dava açılmamış veya işlem yapılmamışken müvekkil aleyhine tapu iptal ve tescil davası açılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, Yargıtay'ın da bu durumu eşitlik ilkesinin ihlali olarak kabul ettiğini, hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte müvekkilin mali yükümlülüğünü yerine getirmediği kabul edilse dahi, Kooperatifler Kanunu'nun 81/3 maddesi gereğince kooperatifin amacına ulaşmadığı ve üyelik devam ettiği süreçte tahsis edilen konutu borç gerekçesiyle geri alamayacağını, ...'ın ise taşınmazı iyiniyetle devralan üçüncü kişi konumunda olduğunu, yerel mahkemenin ...'ın iyiniyetli olmadığını taraflı ve husumet besleyen tanık beyanlarına dayanarak kabul etmesinin TMK 1023. maddesi ve iyiniyet karinesine aykırı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının adil yargılanma ve hukuki güvenliğe aykırı ve hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kooperatif hukukundan kaynaklanan tapu iptal tescil istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, bilirkişi raporuyla davalı ... ...'nin kooperatife olan mali yükümlülüklerini yerine getirmediği halde adına taşınmaz tahsis edildiğinin tespit edilmesine, Kooperatifler Kanunu 81. madde gereği henüz amacına ulaşmamış konut yapı kooperatiflerinde ortak adına kaydedilmiş taşınmazın geri alınmasının mümkün olmasına(Aynı yönde emsal karar için bakınız: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/1705 E.- 2022/2187 K. sayılı ilamı), somut olayda da kooperatif taşınmazlarının yapım aşamasında olduğunun sabit olmasına, davalı ...'in kooperatife karşı yasal yükümlülüklerini yerine getirmediği halde adına taşınmaz kaydı yapılmasının yolsuz olduğuna yönelik mahkeme değerlendirmesinin isabetli olmasına (Aynı yönde emsal karar için bakınız: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/23-1624 E.- 2013/839 K. Sayılı ilamı), davalı dışında eksik ödeme yapmasına rağmen tapu devri yapılan üyelerin olduğu, ancak davacı kooperatif tarafından bu üyeler hakkında da tapu tescil ve iptal davalarının açıldığının bildirildiği, kaldı ki eksik ödeme yapmasına rağmen adına tapu devri yapılan üyeler esasa alınarak, kooperatifin davalı ... aleyhine açmış olduğu bu tapu iptal tescil davasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılamayacağı şeklindeki mahkeme değerlendirmesinin de isabetli olmasına, tanık beyanları ve whatsapp kayıtları ile davalı ...'nın taşınmazı devralırken davalı ...'in kooperatife olan borcunu ve taşınmaz kaydını hak etmediğini bildiğinin dolayısıyla davalı ...'nın iyiniyetli malik olmadığının ispatlanmasına, tüm bu sebeplerle davanın kabulüne yönelik kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 28.369,53 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 7.092,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.277,15 TL istinaf karar harcının davalılardan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...