11. Hukuk Dairesi 2016/3953 E. , 2016/4645 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2015 tarih ve 2014/1433-2015/1267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2016/3953 E. , 2016/4645 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2015 tarih ve 2014/1433-2015/1267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin davalıyla birlikte %50 hisse oranlarıyla davalı .... 'yi 11.06.2009 tarihinde kurduklarını, tarafların daha önceden tanışıyor olmaları nedeniyle duyulan güvene binaen müvekkilince ... Noterliği'nin 7.5.2009 tarih 10315 ve 10317 yevmiye nolu vekaletnameleriyle ... ve dava dışı ...'a geniş yetkiler verildiğini, ancak davalının bu yetkileri ve taraflar arasındaki güven ilişkisini kötüye kullanıp şirketi keyfi idare ettiğini, bunun sonucunda ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini, müvekkilinin bu nedenle ...'i azlettiğini, davalı şirketin devamlı kar sağlayamadığını, kurulduğundan beri kar dağıtımı yapmadığını, müvekkiline şirketin mali yapısına ilişkin bilgi verilmediğini, şirket müdürü ...'in şirketin faaliyet alanına giren başka bir şirketin ortağı olduğunu, bu şirketle yapılan ticari işlemlerle şirketin zarara uğratıldığını, usulle aykırı sermaye arttırımı yapılarak müvekkilinin hissesinin azaltıldığını ileri sürerek ... 'nin TTK 636/3. maddesi uyarınca haklı sebeplerle feshine, fesih kararı verilmemesi halinde davacının hisse payının ödenerek ortaklıktan çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı tarafından ileri sürülen hususların doğru olmadığını, şirketin serbest bölgede faaliyette bulunması nedeniyle çok sıkı denetlendiğini, davacının bilgi alma hakkının engellenmesinin söz konusu olmadığını, yurt dışında yaşayan davacının şirket işleriyle ilgilenmediğini, şirketin kuruluşunda beş yıl süreyle kar dağıtılmayacağı hususunda anlaşıldığını, bu nedenle kar dağıtımı yapılmayıp bu paranın yatırım ve şirketin büyütülmesine harcanıldığını, şirketin ayakta kalabilmesi açısından sermaye arttırımı yapıldığını, davacının bundan haberdar olduğunu, ilk etapta sermaye koymayı taahhüt etmesine karşın sonrasında bu karardan vazgeçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.