11. Hukuk Dairesi 2013/7591 E. , 2013/21443 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.01.2013 tarih ve 2012/43-2013/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, lay…
**11. Hukuk Dairesi 2013/7591 E. , 2013/21443 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.01.2013 tarih ve 2012/43-2013/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "GAC" ibare ve biçimli 12 ve 37. sınıflardaki mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun Markalar Dairesi tarafından “GAC+ŞEKİL” ibare ve biçimli 6, 12 ve 16.sınıf ürünleri içeren ve “GAC+ŞEKİL” ibare ve biçimli 36, 37 ve 39.sınıf hizmetleri içeren markalar mesnet alınarak 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesi uyarınca reddedildiğini, itirazlarının nihaî olarak YİDK kararı ile reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira başvuru konusu işaret ile redde mesnet alınan markalar arasında 556 sayılı KHK'nin 7/b maddesi kapsamına girebilecek bir benzerlik bulunmadığını, sunulan ürün ve hizmetleri tercih edecek kişilerin niteliği ve satın alma için ayıracakları süre, gösterecekleri dikkat ve özen nazara alındığından iltibas doğmasının olanaksız bulunduğunu ileri sürerek, başvurularının reddine dair YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ret kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı TPE'nin redde mesnet aldığı markaların özgün bir şekille ayrılmaz biçimde bir araya getirilmiş "GAC" ibaresinden oluşturulduğu, işarete, şeklin düzenlenme biçimi, renk kombinasyonu ile birleştirilmesi ve sözcüğün de bu şekil ve renklerle birleştirilmesiyle özgünlük katıldığı, yargılama konusu marka tescil başvurusunun konusu olan işaretin ise yalnızca “GAC” sözcüğünden oluştuğu, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında sözcükten kaynaklı kısmen sesçil ve anlamsal bir benzerlik olmasına rağmen, içerdikleri diğer biçimler ve renklendirmeler itibariyle görsel olarak birbirlerinden oldukça farklı oldukları, bu sayede ayrı işaretler olarak ortalama tüketiciler ve yararlanıcılar tarafından anlaşılabilir hâle geldikleri, 12 ve 37.sınıf ürün ve hizmetlerden yararlanacak veya satın alacak olan kişilerin normalden daha fazla dikkat ve özenle bu ürünleri tercih edecekleri, yararlanma veya satın alma için ayıracakları sürenin oldukça uzun olduğu, zira pahalı ürünler olduğu, yararlanıcı ve alıcı kitlesinin yetişkin ve belli bir seviyede aydınlanmış kişilerden oluştuğu, ürün ve hizmetlerin de bire bir aynı olmadığı, bu sebeple başvurunun ilâna çıkarılmasının ve redde mesnet marka sahibinin itirazına açılmasının makûl ve zorunlu olduğu, 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesi uyarınca bir ret kararı verilebilmek için önemli olanın herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeyecek derecede işaret ve redde mesnet markanın ve kapsamlarındaki ürünlerin benzer sayılması gerektiği, oysa yargılama konusu olayda bu hâlin bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kabulü ile, TPE YİDK'nın 2011/M-4811 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu işaretlerin 556 sayılı KHK'nın 7/1-(b) maddesi anlamında aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.