T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1316 Esas KARAR NO: 2026/569 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2018/622 Esas - 2023/70 Karar TARİHİ: 23/02/2023 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1316 Esas KARAR NO: 2026/569 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2018/622 Esas - 2023/70 Karar TARİHİ: 23/02/2023 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine ......İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı takip dosyasında kambiyo senetlerine mahsus örnek 10 ödeme emri düzenlenerek gönderildiğinin öğrenildiğini, ödeme emrinin henüz müvekkiline tebliğ edilmediğini, takipten 01.06.2018 tarihinde .... İcra Müdürlüğü’nün ... talimat nolu dosyası ile uygulanan ihtiyati haciz nedeniyle haberdar olunduğunu ve icra takip dosyasında inceleme yapıldığını, icra takip dosyasının dayanağını oluşturan ... Bankası ... Şubesi’nin ve ... Bankası ...Şubesi’nin çeklerine bakıldığında her iki banka tarafından da ayrı ayrı çek üzerindeki imzanın hesap sahibine ait olmadığı tespit edildiğinden işlem yapılmasına yer olmadığına ilişkin şerh düşüldüğünü ve böylece kambiyo senedi vasfında bulunmadığını, karşılıksız kalmadığının anlaşılmakta olduğunu, icra memurluğunun takip talebinden sonra ödeme emri düzenlemeden önce takibin dayanağını oluşturan belge üzerinde inceleme yapması ve yasal koşulların mevcudiyetini araştırması gerektiğini, her iki çek yönünden de hesap sahibinin imzasının keşideci imzası ile örtüşmediği sabit olduğu gibi ... Bankası ... Şubesine ait olan ve 185.000 TL değerinde bulunan çekin üzerinde keşide tarihinin tahrifatlı bulunduğunun görülmekte olduğunu, 11.10.2014 olan keşide tarihinin üzeri çizilerek 15.05.2018 olarak düzeltildiğini ve bu düzeltmeye kim tarafından imza atıldığının tespit edilemediğini, diğer çek olan ...Bankası ...şubesine ait 130.980 TL lik çekte ise ilk tarihin 26.10.2014, ikinci tarihin 04.11.2014, üçüncü tarihin ise 15.05.2018 olduğunun açıkça görülmekte olduğunu, gerek keşide tarihindeki tahrifat ve gerekse hesap sahibinin imzası ile keşideci imzasının örtüşmediğine ilişkin banka şerhleri dikkate alındığında bu belgelerin kambiyo senedi vasfında olmadığını, sahte imzalar ve cirolar ile tedavüle sürüldüğünün tespit edilmekte olduğunu, bu nedenle icra memurluğunun keşideci imzasının hesap sahibi imzası ile örtüşmediği şerhinin yanı sıra tahrifatlı tarihleri dikkate alarak alacaklı yanın takip talebini reddetmesi gerekirken, kambiyo senetlerine mahsus ödeme emrinin tebliğe çıkarılması yasal olmadığından gerek takibin ve gerekse ödeme emrinin iptaline karar verilmesini, kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep etmek gerektiğini, müvekkili şirket ihtiyati haciz tehdidi altında kısmen ve 03.07.2018 tarihinde de haciz uygulanması nedeni ile dosyada takip çıkışı olan meblağı teminat mahiyetinde olmak üzere icra veznesine depo ettiğini, her ne kadar takibin dayanağı olan çeklerde müvekkili şirketin cirosu bulunuyor ise de çek iade bordrosu ile iade edilmiş ve hesap sahibinin imzası ile çek keşidecisinin imzasının tutmadığına dair bankadan bilgi alınması sebebi ile işleme alınmadığını, buna rağmen usulsüz bir şekilde ihtiyati haciz kararı verilerek devamında kambiyo senetlerine mahsus icra takibine girişilerek ödeme emri gönderilmesinin de tamamen hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, mağduriyet yaşanmaması için sözde alacaklı olarak görünen şahıs hiçbir şekilde aradaki cirantalar ile ticari bir ilişkide bulunmadığını, ... A.Ş. ile diğer şahıslar ile alakalı ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde ortaya çıkacağından danışıklı bir şekilde el değiştiren çekten dolayı icra veznesine yatırılan paranın İİK’nun 72/3.maddesi uyarınca alacaklıya ödenmemesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, zira müvekkili şirket ile ticari alışverişte bulunan ciranta ... A.ş. yetkilisi nitelikli dolandırıcılık suçundan müvekkiline vermiş olduğu bir dizi çek nedeni ile İstanbul Anadolu 13.ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/292 esas sayılı dosyasında sanık olarak yargılanmakta olduklarını, müvekkilinin çok büyük bir dolandırıcılık olayı ile karşı karşıya kaldığını, ...... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı takip dosyasında takibin dayanağını oluşturan 15.05.2018 vade tarihli 130.980 TL tutarlı, 15.05.2018 vade tarihli 185.000 TL tutarlı toplamda 351.189 TL takip çıkışlı dosyada müvekkili şirket borçlu bulunmadığından borçsuzluğun tespitine, takibin iptaline, uygulanan hacizler sebebiyle mağduriyet yaşandığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve tensiben icra takip dosyasına bütün takip bedeli depo edilmiş bulunduğundan icra veznesinde bulunan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibi konusu çeklerin yasal süresinde ibraz edilmiş olduğunu, çeklerin kambiyo vasfında olmadığı iddialarının tamamen asılsız olduğunu, çek üzerinde keşide tarihinde yapılan düzenlemenin çek keşidecisi ... A.Ş. tarafından yapıldığını, bizzat çek keşidecisi tarafından paraf atıldığını, dava dışı icra dosya borçlusu ... A.Ş.'ne icra dosyasından gönderilen tebligat tebliğ edilmiş olup yasal süresi içerisinde herhangi bir imza itirazı bulunmadığı üzere haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, takip konusu çekin keşidecisi ... A.Ş. tarafından paraflanmış ve tarihi ileri alındığını, herhangi bir imza itirazı bulunmadığı, taraf sıfatı dahi olmayan davacı yanın ikame etmiş olduğu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, takip konusu çek bedelini ödememek adına ileri sürülen asılsız, dayanaktan yoksun itirazların reddine karar verilmesi gerektiğini,...... İcra Müdürlüğünün ...... E.sayılı dosyasından başlatılan icra takibine alınan haciz talimatı kararı ile ..........İcra Müdürlüğünün ... Tal .sayılı dosyasından davacı borçlu adresine haciz işlemlerine gidildiğini, haciz esnasında çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını bildirerek itirazda bulunduğunu, ancak yasal sürede herhangi bir dava ikame edilmediğini, davacı yanın ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacının dava dışı çek keşidecisi ... A.Ş. adına imza itirazında bulunmayacağı açık olduğu üzere hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddi ile davacı yanın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/02/2023 tarih ve 2018/622 Esas - 2023/70 Karar sayılı kararında;".......Bu nedenlerle davacının cirantaların aleyhine açtığı davalar yönünden; dava konusu çekin borç ödeme aracı olması ve çekten ötürü bu hakka dayanan davacının borcu sona erdiren sebepleri ispat edemediği, takip hukukuna ilişkin davacı ile keşideci arasında ileri sürülebilecek def'ilerin cirantalara karşı ileri sürme imkanı bulunmadığı, çeklerin şeklen yasal zorunlu unsurları taşıdığı ve keşidecinin imzası ve paraf imzalarının aynı elin ürünü olduğu anlaşılmakla davacı lehtarın açtığı menfi tespit davasının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Ayrıca davacının, dava konusu çeklerin icra takibine konu edildiği....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında mahkememizce verilen ihtiyati tedbirin infaz edilmesi sebebiyle İİK 72/3 maddesi gereğince icra dosyasında yatan paranın takip alacaklısı Şerafaettin Onur...'ya ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile haksız olarak geciktirildiği anlaşılmakla, paranın ödenmesinin gecikmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini bakımından İİK 72/4 maddesi gereğince, 70.237,80 TL icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile işbu davalı takip alacaklısı ... ...'ya ödenmesine karar verilmesi gerektiği mahkememizce benimsenmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Davacının davalılar aleyhine açtığı davanın dava konusu çekle ilgili hakların icra takibi yoluyla üçüncü şahıs niteliğindeki ... ...'ya intikal etmiş olduğu, çeklerle ilgili davacı yanın davalılara borçlu olmadığının tespitinin esasen keşideci yönünden temel ilişkiye dayandığı anlaşılmakla, temel ilişki dışında borç ödeme aracı olan çekten ötürü tedavül eden hakka yönelik davacının menfi tespit davası açtığı anlaşılmakla, davacının çekten ötürü borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasının sübuta ermemiş olması nedeniyle REDDİNE, 2-Dava konusu çeklerin icra takibine konu edildiği....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında mahkememizce verilen ihtiyati tedbirin infaz edilmesi sebebiyle İİK 72/3 maddesi gereğince icra dosyasında yatan paranın takip alacaklısı .........'ya ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile haksız olarak geciktirildiği anlaşılmakla, paranın ödenmesinin gecikmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini bakımından İİK 72/4 maddesi gereğince 70.237,80 TL icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalı ... ...'ya VERİLMESİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu çeklerin zamanaşımına uğradığını, davalılardan ... ...'nın 2014 yılında keşide edilen ve müvekkil tarafından iade bordrosu düzenlenen çekleri, 2018 yılında tekrar cebri icra yoluyla müvekkilden tahsil etmeye çalışmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin borçlu olduğu iddiasını kabul etmemekle birlikte, 01.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere ...Bankası'na ait çek ile ilgili 26.10.2014 tarihinde alınan çekin ön ve arka yüzlerine ait görüntüler birlikte değerlendirildiğinde müvekkil şirketin imzasının bu tarihte çekin arka yüzünde mevcut olduğunu, müvekkil yönünden çekin düzenleme tarihinin 26.10.2014 olarak kabulünün gerektiğini, ... Bankası'na ait çek ile ilgili ise 11.10.2014 tarihinde alınan çekin ön ve arka yüzlerine ait görüntülere bakıldığında müvekkil şirketin imzasının bu tarihte çekin arka yüzünde mevcut olduğu, müvekkil yönünden çekin düzenleme tarihinin 11.10.2014 olarak kabulünün gerektiği, hem ibraz hem de zamanaşımı süreleri bakımından her çek için bu tarihlerin dikkate alınması gerektiğinin belirtildiğini, 185.000,00 TL bedelli çek ile ilgili müvekkil yönünden 26.10.2014 tarihi, 130.980,00 TL tutarındaki çek ile ilgili ise müvekkil yönünden geçerli olan 11.10.2014 tarihleri dikkate alındığında müvekkil aleyhine başlatılan icra takibinin takip tarihi olan 31.05.2018 itibariyle dava konusu çeklerin, 3 yıllık zamanaşımı süresini doldurduğunu, müvekkil aleyhine başlatılan haksız icra takibine konu borcu kabul etmemekle birlikte, çeklerin 3 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması yönüyle dahi müvekkile yöneltilen alacak talebinin hukuka aykırı olduğunu ve söz konusu takibin iptalinin gerektiğini, zamanaşımına dair taleplerinin mahkemece değerlendirmeye alınmadığını ve eksik inceleme ile müvekkil aleyhine hüküm tesis edildiğini, Davalılar hakkında devam eden soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerekmesine rağmen aksi yönde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirketin hakkındaki icra takibi sürecinden davalı ... ... tarafından ihtiyati haciz talepli olarak şirkete gelinen haciz ile haberdar olduğunu, akabinde yasal sürede itirazlarını icra dosyasına sunmuş olmakla birlikte, davaya konu çekler yönünden de aynı zamanda resmi belgede sahtecilik ve buna bağlı olarak dolandırıcılık nedeniyle tüm davalılar hakkında Bakırköy Cumhuriyet Savcılığının 2019/11347 numaralı soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, görülmekte olan davanın konusunun ise davaya ve suça konu çekler üzerinde yapılan tahrifat nedeniyle ciranta olan müvekkilin borçlu olmadığının tespitine yönelik olduğunu, Savcılık tarafından resmi belgede sahtecilik veya dolandırıcılık nedeniyle yürütülen soruşturma sonucu şüpheliler hakkında ceza verilmesi halinde, davaya konu çeklerin tahrifat nedeniyle hukuken geçerli olmadıkları sonucunun ortaya çıkacağını, soruşturmaya ve icra takibine konu çeklerden dolayı müvekkilin borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, işbu davada ceza yargılamasında verilecek kararın doğrudan etkili olacağını, bu duruma ek olarak soruşturma evresinde talebe bağlı kalınmaksızın Savcılık aracılığıyla re'sen toplanılan delillerin, alınacak bilirkişi raporlarının hukuki uyuşmazlığın neticelenmesine katkı sağlayacağını, soruşturma dosyasında ifadesi alınan davalı ... A.Ş.'nin tek imza yetkilisi ve genel müdürü olan ...'un kollukta "... A.Ş. İsimli firma 14.01.2014 tarihinde ........ tarafından tek ortaklı olarak abisi ...'nun talebi üzerine kurulmuştur. Yaklaşık 15-20 gün sonra firmayı bana devretti, benim bu şirkette faal hiç bir işlemim olmadı. Hiçbir çek, senet imzalamadım. Tüm iş ve işleyişi ... yürütüyordu. Soruşturma konusu çekteki yazı ve rakamların hepsi ...'ya aittir." şeklinde beyanda bulunduğunu, ceza ve hukuk yargılamasındaki bu iki husus birbiri ile irtibatlı olduğundan, davalılar hakkında sahtecilik suçlamaları ile yürütülen Bakırköy Cumhuriyet Savcılığının 2019/11347 numaralı soruşturma dosyasının sonucunun yerel mahkeme tarafından beklenilmesi elzem iken aksi yönde yargılamaya devam edilerek aleyhe hüküm tesis edildiğini, buna ilişkin beyanları ve soruşturma dosyasının beklenilmesine dair taleplerinin dikkate alınmadığını, Yerel mahkeme ilamına konu gerekçenin beyanları ve dosya kapsamı ile ciddi çelişkili olduğunu, müvekkilden sonra cirosu bulunan ... ile müvekkil arasında ticari bir ilişki olduğu ve söz konusu borca istinaden müvekkil tarafından davayı konu çeklerin ciro edildiği yönünde hüküm tesis edildiğini, yerel mahkeme tarafından beyan edilen bu gerekçe içeriğinin dahi taleplerini ne kadar da eksik ve hatalı değerlendirildiğini ve hatta dikkate alınmadığını gösterdiğini, Davaya konu çeklerle ilgili müvekkil tarafından bankaya ibraz sonucu çek iade bordrosu düzenlenerek çeklerin keşideciye 13.01.2015 tarihinde iade edilmiş olduğunu ve bu hususun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, müvekkil tarafından iade edilen davaya konu çekler yerine yeniden çek alındığını ve bu çekin dahi karşılıksız çıktığını, söz konusu çek bilgisinin huzurdaki dava dosyasında mübrez olduğunu, keşideciye iade edilen çekler neticesinde müvekkilin söz konusu çeklere ilişkin ciro silsilesi bağı sona ermiş olmasına rağmen müvekkilden sonra tahrifata uğratılan çekler üzerinde ilk ciranta olan ... ile ilgili müvekkilin bir ticari bağının olmadığına dair ticari defterlerinin incelenmesinin talep edildiğini, ancak bu yönde bir inceleme yapılmaksızın hüküm tesis edildiğini, tahrifata uğratılan çek üzerinde müvekkilden sonra ilk ciranta olan davalı ... hakkında şikayetleri üzerinde devam eden Bakırköy CBS 2022/124940 soruşturma numarası ile devam eden tahkikatta hali hazırda davalı şüpheliye ulaşılmaya çalışıldığını, müvekkilin diğer davalı tahrifatlı çekler üzerinde ilk ciranta olan ... ile ilgili bir ticari ilişkisinin bulunmadığına dair beyanları ve ciro silsilesinin koptuğuna dair bilirkişi raporu görüşü ve hatta davalı hakkında yapılan şikayete ilişkin soruşturma süreci devam etmesine rağmen yerel mahkemece müvekkilin 'çek niteliğindeki belgeyi ciro ederek cirantalara veren davacı lehtar çekin karşılıksız kaldığına ilişkin ilk cirantaya karşı herhangi bir iddiada bulunmamış' denmek suretiyle dosyaya ilişkin hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, müvekkil tarafından ciro edilerek cirantalara teslim edilmiş çeklerin söz konusu olmadığını, dava konu çeklerin çek iade bordrosu düzenlenerek keşideciye teslim edilmiş olduğunu, işbu nedenle hatalı ve hakkaniyete aykırı tesis edilen yerel mahkeme ilamının kaldırılması gerektiğini, Keşide tarihindeki tahrifat ve paraf imzasının keşideci hesap sahibine ait olmamasının mutlak def'i mahiyetinde olduğunu, müvekkil tarafından hamile karşı ileri sürülebilir nitelikte olduğunu, takip borçlusunun takip dayanağı kambiyo senedindeki imzayı reddetmese de tahrifata uğratıldığı itirazında bulunabileceğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda çek keşide tarihi üzerinde yapılan tahrifat ile keşideci ve paraf imzalarının davalı ... A.Ş.'nin imzaya tek yetkili genel müdürü diğer davalı ...'un el ürünü olmadığının belirtildiğini, Müvekkilin sorumluluğunun çek üzerindeki tahrifatın öncesi ve sonrası olarak değerlendirilmesi gerektiğini, TTK md748 hükmü gereği çek metni değiştirildiği takdirde, değiştirmeden sonra çek üzerine imza atan kişilerin değişmiş metne göre ve değişimden önce imzasını bulunanların ise eski metne göre sorumlu olacağını, 08.02.2022 ve 02.01.2020 tanzim tarihli raporlar birlikte değerlendirildiğinde davaya konu ... Bankası ... Şubesine ait olan ve 185.000,00 TL değerinde bulunan çekin üzerinde keşide tarihinin tahrifatlı bulunduğunu, 11.10.2014 olan keşide tarihinin üzeri çizilerek 15.05.2018 olarak düzeltilmiş olduğunu, ...Bankası ...Şubesine ait 130.980,00 TL'lik çekte keşide tarihinin tahrifatlı bulunduğunu, ilk tarihin 26.10.2014, ikinci tarihin 04.11.2014, üçüncü tarihin ise 15.05.2018 olarak çekte düzeltmelerin olduğu ve her iki çek yönünden, gerek keşide tarihindeki tahrifat ve gerekse hesap sahibinin imzası ile keşideci imzasının örtüşmediğine ilişkin banka şerhleri dikkate alındığında bu belgelerin kambiyo senedi vasfında olmadığının sahte imzalar ve cirolar ile tedavüle sürüldüğünün ilk bakışta görüldüğünü, tarafların ticari defter incelemesinin akabinde müvekkil şirket tarafından davaya konu çeklerin bankalara ibrazı sonrası, çeklerle ilgili iade bordrosu düzenlendiği bilgisinin dosya içerisinde mübrez olduğunu, Müvekkil şirketin davaya konu çekleri vadesinde ibraz etmiş olduğu ve ibraz tarihinde müvekkil harici bir ciranta bulunmadığının gelen banka kayıtlarında yer aldığını, akabinde müvekkilin 185.000,00 TL bedelli çek için 22.10.2014 tarihinde, 130.980,00 TL tutarındaki çek için ise 21.10.2014 tarihinde bankalardan çeklerin iadesini talep ederek, ... A.Ş.'ya iade bordrosu düzenlediğini, müvekkilin çekler üzerindeki tahrifattan önce imzasının olduğunu, çeklerle ilgili iade bordrosu düzenlediğinden müvekkilin herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkilin borçsuzluğunun tespiti gerekirken aksi yönde verilen hükmün kaldırılması gerektiğini, Müvekkil tarafından cebri icra tehdidi altında yapılan 50.000,00 TL'lik ödeme yönünden menfi tespit davalarının istirdat davasına dönüştüğünü, müvekkil şirketin borçlu olmadığı sabit hale gelen davaya konu çekler yönünden cebri icra ve ihtiyati haciz tehdidi altında kısmen ve 03.07.2018 tarihinde haciz uygulanması nedeni ile dosyada takip çıkışı olan meblağı teminat mahiyetinde olmak üzere icra veznesine depo etmek zorunda kaldığını, gelinen süreçte müvekkil tarafından teminat olarak depo edilen 50.000,00 TL'lik bedelin davalı ...... vekiline ödendiği 01.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ......'dan tahsilinin gerektiğini, bu nedenle davanın reddine dair ilamın kaldırılması ve haklı davalarının kabulü ile takip alacaklısına ödenen 50.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, Davalı ... müvekkil aleyhine kötü niyetli hareket ettiğini, müvekkil şirketin keşideci ile arasında bulunan def'ileri kötü niyetle çekleri iktisap etmiş olan ve elinde bulunduran hamil ... ...' ya karşı ileri sürebilecek durumda olduğunu, zira her iki davalının müvekkil aleyhine kötü niyetle hareket ettiklerine şüphe bulunmadığını, Müvekkil şirket ile davalılardan ... A.Ş.'nin uzun yıllar ticari ilişki içerisinde bulunduğunu, mezkur ticaret içerisinde de çokça çek alışverişi yaptıklarını, ancak davalılardan ... A.Ş.'nin ekonomik dar boğaza girmesi neticesinde alacaklılarını zarara uğratmak, borç alacak ilişkisini ortadan kaldırmak için haksız ve mesnetsiz olarak bir kısım davalar ikame ettiğini, Bankalar tarafından tanzim edilen çeklerin bir koçan halinde, birbirine yapışık ve sıralı düzen şeklinde olması gerektiğini, tacirler tarafından da sıra ile keşide edilerek çek koçanından kopartılıp teslim edilmekte olduğunu, ancak davalı beyanına göre sıralı halde bulunan çeklerden yalnızca... A.Ş'ye ait... seri nolu, 185.000,00 TL bedelli 11.10.2014 keşide tarihli çekin de davalılardan ... A.Ş. tarafından keşide edilerek müvekkile teslim edildiğini, ancak daha sonra 15.05.2018 keşide tarihli olarak davalılardan ... ... uhdesinde iken ihtiyati haciz ve icra takibine konu edildiğini, davalı ... ... vekili, yine müvekkilllerinden biri olan ancak huzurdaki davada vekilliğini yapmadığı ... A.Ş.'ye ait boş şekilde çalıntı iddiasında ki çekler ile ilgili suç duyurusunda bulunan aynı vekilin bu kez çalıntı olduğu iddiasındaki çekleri icra takibine konu ettiğini, müvekkil tarafından iade bordrosu ile keşideciye iade edilerek yeni çekler alınan ve tüm bu sürece hakim olarak müvekkil aleyhine takibe girişen keşideci ve hamil vekili nedeniyle söz konusu her iki davalı yönünden müvekkilin zararına hareket etme niyetinde olduklarına dair bir şüphe bulunmadığını, Bir an için dava konusu çeklerin müvekkil uhdesinden rızaen ciro edilerek çıktığını düşünsek dahi çeklerin keşide tarihleri arasında 4 yıla yakın bir süre olduğunu, bu durumun ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, gerek müvekkil şirket gerekse de herhangi bir basiretli tacirin bir çeki 4 yıl gibi bir süre uhdesinde tutmayacağını, yahut 4 yıl sonrasına keşide edilmiş bir çeki ödeme aracı olarak almayacağını, bu durumun bile davalı tarafların danışıklı dövüş halinde olduklarını, müvekkil şirketi zarara uğratmak gayesi ile hareket ettiklerini sübuta erdirdiğini, Davaya konu çeklerin müvekkil tarafından ciro edilerek, kedeciye teslim edildiğini ve alacağa istinaden ... Bankasına ait başka bir çek alındığını, davaya konu çekler yönünden müvekkilin ciranta bağının sona erdiğini, tahrifata uğratılan çeklerde müvekkilden sonra ilk sırada yer alan ciranta ...'e müvekkil tarafından ciro edilmiş çek olmadığı gibi davaya konu çeklerin çek iade bordrosu sonrası müvekkilden teslim alındığını, hal böyle iken müvekkilde olmayan çeklerin davalı ...'e ciro edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkilin davalı ... ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, davaya konu çeklerin ...'e ne şekilde ulaştığı, kendisinden diğer cirantalara ciro edilme nedeni yerel mahkeme tarafından irdelenmediği gibi ciro silsilesindeki bu kötüniyetli eylem birliğinin müvekkil adına ceza yargılamasına konu edilmesi sürecinin akıbetinin de bekletici mesele olarak dikkate ve değerlendirmeye alınmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, İİK. 72 Madde uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece, davanın reddine,karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava konusu ...A Ş, ... Şubesine ait, davalı ... AŞ tarafından keşide edilen 26/10/2014 keşide tarihli,....... seri nolu, 130.980 TL bedelli çekin lehtar/ cirantası nın davacı .... A.Ş. Olduğu, çekteki keşide tarihinin çizilerek 04/11/2014 yazıldığı, onunda çizilerek 15/05/2018 olarak yazılıp paraflandığı görülmüştür.Dava konusu... A.Ş. ... Şubesine ait, davalı ... AŞ tarafından keşide edilen 11/10/2014 keşide tarihli, ......... seri no.lu, 185.000 TL bedelli çekin lehtar/cirantasının davacı .... A.Ş. Olduğu, çekteki keşide tarihinin çizilerek 15/05/2018 olarak yazılıp paraflandığı görülmüştür.Davacı taraf dava dilekçesi ve aşamalardaki beyan dilekçeleri ile; davaya konu çekleri vadesinde ibraz etmiş olduğu ve akabinde 185.000,00 TL bedelli çek için 22.10.2014 tarihinde, 130.980,00 TL tutarındaki çek için ise 21.10.2014 tarihinde bankalardan çeklerin iadesini talep ederek keşideci ... A.Ş.'ya iade bordrosu düzenlediğini, çekler üzerindeki tahrifattan önce imzasının olduğunu, çeklerle ilgili iade bordrosu düzenlediğinden herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürmüştür.Mahkemece bilirkişi heyetinden alınan kök raporda; Dava konusu çeklerin iade bordrosunun 22.10.2014 tarihinde tanzim edildiği ve kayıtlara alındığı, 13.01.2015 tarihinde ise ,... Kolcu isim ve imzası ile çeklerin iade edildiği belirtilmiştir.Mahkemece grafoloğ bilirkişi heyetinden alınan raporda; ''.... Çeklerin tarih kısmında yer alan düzeltme paraflarının tümünün birbirleriyle ve borçlu imzasıyla aynı elden çıkmış olduğu sonucuna varılmıştır." şeklinde rapor düzenlemişlerdir. Eldeki olayda davacı geriye ciro nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürmektedir. Senet metninden anlaşılan def'iler herkese karşı ileri sürülebilir. Yargıtay 11 HD. Nin 2024/108 Esas - 2025/801 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 11. HD.'nin 23/06/2021 tarih, 2020/6296 esas - 2021/5337 karar sayılı ilamı uyarınca, 6102 sayılı Kanun'un 788-(3) maddesi uyarınca, çeklerin geriye cirosunun mümkün olduğu, geriye ciro edilen çekin keşideci tarafından tekrar keşide edilmesi halinde lehtarın sorumluluk sınırı içerisinden çıkacağı ve bu hususun senet metninden anlaşılabilir olması ile eldeki davada da çeklerin keşide tarihleri keşideci tarafından değiştirildikten sonra tedavüle çıkarılması ve geriye cironun senet metninden anlaşılabilir olması nedeniyle davacının dava konusu çeklerden sorumlu olup olmadığının tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../02/2023 Tarih ve 2018/.... Esas - 2023/.. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.