7. Hukuk Dairesi 2013/470 E. , 2013/8521 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 30.04.2013 günü belirlenen saatte taraflara tebligat yapıldığı halde gelmedikleri görülerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü; Kadastro sırasında dava konusu 114 ada 32, 41 ve 74, 115 ada 4 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı t
**7. Hukuk Dairesi 2013/470 E. , 2013/8521 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 30.04.2013 günü belirlenen saatte taraflara tebligat yapıldığı halde gelmedikleri görülerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü; Kadastro sırasında dava konusu 114 ada 32, 41 ve 74, 115 ada 4 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ayrı ayrı davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak her taşınmaz için ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 115 ada 4, 114 ada 32, 41 ve 74 parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu 114 ada 32, 41 ve 74, 115 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyedi davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tesbitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında da taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki dosya içeriğine göre yerel bilirkişi beyanları ve tanık sözleri soyut nitelikte, gerekçesiz, olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi birbiriyle de çelişkilidir. Öte yandan zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir. Ayrıca tespitte saptanan hukuksal olgu ile yargılama sırasında saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde, tespit bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında dinlenerek çelişki giderilmemiştir. Böylesine yetersiz, araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davada yararı bulunmayan komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu, tarafların aynı nitelikteki kişiler arasından bildirecekleri tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, önceki keşifte dinlenilmiş yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları, uzman fen bilirkişi ve uzman ziraatçi bilirkişi ve bir fotoğrafçı bilirkişi ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazlar ile dava konusu taşınmazların sınırları içinde bulunduğu 114 ada ve 115 adadaki taşınmazlar bütününün öncesinin ne olduğu, kim ve kimler tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldıkları hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz, bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, refakate alınan fotoğrafçı bilirkişiye taşınmazın keşif günündeki, fiziksel yapısını varsa komşu taşımazlarla arasındaki farkı gösterecek biçimde fotoğrafları çektirilmeli, dava konusu taşınmaza sınırda komşu tüm taşınmazların tespit tutanağı ve varsa dayanağı belgeler getirtilmeli, tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınan komşu taşınmazlar varsa sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği yönü üzerinde durulmalı, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmamışsa tutanak içeriği dikkate alınarak yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitte saptanan türleri ve eylemli durumları incelenip irdelenmeli, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu taşınmazların hangi köy sınırları içinde kaldığı değil, kim veya kimler yararına edinme koşullarının oluştuğu hususu olduğu gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalılar ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalılara iadesine, 9.5.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.