10. Ceza Dairesi 2023/16894 E. , 2023/10995 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize…
**10. Ceza Dairesi 2023/16894 E. , 2023/10995 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2017 tarihli ve 2016/350 Esas, 2017/239 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2017/1511 Esas, 2019/148 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.05.2022 tarihli ve 2020/12089 Esas, 2022/6644 Karar sayılı kararı ile; "Sanığın 03.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu sabit ise de; zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için sanığın cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eyleminin bulunması gerekmektedir. Oysa Bursa Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesinin 14.07.2016 tarihli raporunda, sanık tarafından verildiği iddia edilen ve 30.04.2016 tarihinde inceleme dışı kullanıcı sanık ...'ın üst aramasında ele geçen FAMOTIDINE içeren 6 adet hapın uyuşturucu madde niteliğinde olmadığı belirtildiğinden, bu hapların; a) “Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran” bir madde olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulundan rapor alınması, b) "Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bir madde" olduğunun tespit edilmesi halinde, üretiminin resmi makamların iznine veya satışının yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olup olmadığının, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünden sorulması, Sonucuna göre sanığın eyleminin TCK'nın 188/6. maddesinde düzenlenen “uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran maddenin ticaretini yapma” suçunu oluşturup oluşturmadığı açıklığa kavuşturulmadan bu eylemin de zincirleme suç kapsamında kabul edilerek sanık hakkında TCK'nın 43. maddesi uygulanarak verilen cezada artırım yapılması," nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2022/402 Esas, 2023/213 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle: hükmün düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; 1. Hakkında verilen kararın adil olmadığına, 2. Lehine bozulması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 02.05.2016 tarihinde, İDK görevlileri tarafından sanık ... ve hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen temyiz dışı sanık Halis Köle'nin Bursa iline giderek uyuşturucu ve uyarıcı madde temin edip Eskişehir iline getirecekleri yönünde iletişimin dinlenmesi sonucunda değerlendirmeler yapılması üzerine aynı gün saat:12.10 sıralarında Halis Köle'nin ikameti olan Erenköy Mahallesi, Öztaş Sokak No. 16 sayılı adres çevresinde fiziki takibe başlanıldığı, saat:12.35 sıralarında ... ve Halis Köle'nin adresten çıkarak şehirler arası otobüs terminaline gittikleri, buradan Bursa yönüne giden yolcu otobüsüne bilet alarak bindikleri, yolcu otobüsünün Bursa ili İnegöl ilçesi girişinde jandarma kontrol noktasında durdurulduğu, sanık ...'ın yaptığı telefon görüşmelerinde Halis Köle'nin "hırsızlık" suçundan aranma kaydından dolayı jandarma görevlilerince yakalandığı, sonrasında sanık ...'in bir benzin istasyonunda saat:17.30'a kadar Halis Köle'nin yakalama işlemlerinin bitmesini beklediği, daha sonra tekrar buluşarak İnegöl dolmuşları ile hareket ettikleri, Bursa ilinde çeşitli ara sokaklarda fiziki takibin devam ettiği, fiziki takibin deşifre olmaması için bir müddet takibe ara verildiği, sonrasında her ikisinin de otobüsle Eskişehir iline döneceklerinin tespit edilmesi üzerine bindikleri otobüsün takibe alındığı, saat:01.05 sıralarında takibi yapılan otobüsün Eskişehir iline yaklaştığı sırada Çukurhisar bölgesi civarında her ikisinin otobüsten indikleri, sanık ...'in, hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen temyiz dışı sanık Sadık Köle ile telefon görüşmeleri yaparak bulundukları yerden araçla kendilerini almasını istediği, sonrasında Sadık Köle'nin, Tolga Duran' ın yönetimindeki araçla Çukurhisar bölgesine giderek Halis ve sanık ...'i aldıkları, Çukurhisar bölgesinden hareket ederek anayol dışında bağlantı yollarını kullanarak Satılmışoğlu ve Karagözler mahallelerinden geçerek Akdut Sokaktan Birlik Caddesine girdikleri sırada operasyon amaçlı bekleyen ekibin kendilerine müdahale ettiği, Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama kararıyla içerisinde bulundukları 26 RF 376 plakalı araçta yapılan aramada 500 adet MDMA içeren hap ve esrar maddesi ile yakalandıkları, uyuşturucu maddenin yakalandığı Çamlıca Mahallesi, Birlik Caddesi mevkinin Ptt Çamlıca Şubesine 190 metre mesafede olduğu, dosya içerisinde mevcut dinleme kayıtları, fiziki takip tutanakları, arama ve yakalama tutanak içeriklerinden, sanık ... ve Halis Köle'nin birlikte hareket ederek Bursa iline gittikleri, buradan temin ettikleri uyuşturucu ectasy maddelerini yolcu otobüsüyle Eskişehir iline getirdikleri, ancak Eskişehir otogarına girmeden önce Eskişehir il merkezi girişinde kontrol noktalarında yakalanmamak için inerek Sanık Sadık Köle ile telefon görüşmesi yaparak araçla kendilerini almalarını istedikleri, Sadık Köle'nin de Tolga Duran ile birlikte araçla Çukurhisar bölgesine giderek Halis ve sanık ...'i aldıkları, Çukurhisar bölgesinden Eskişehir il merkezine ana yol dışındaki bağlantılı yolları kullanarak döndükleri sırada yapılan fiziki takiple yakalandıkları, sanık ...'ın, haklarındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen yargılama dışı Halis Köle ve Sadık Köle ile birlikte 03.05.2016 tarihli olayda, arabada ticari miktarda uyuşturucu ile yakalandıkları, sanık ...'ın, Halis Köle ve Sadık Köle ile birlikte 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında iştirak halinde ticari amaçla uyuşturucu bulundurdukları, uyuşturucunun ...'dan alındığına dair sanık savunmaları var ise de, ...'ın talimatla alınan beyanında suçlamaları reddettiği, bu sebeple başkaca delil bulunmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma şartlarının bulunmadığı, sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği, 30.04.2016 tarihli olayda, sanığın, tanık ...'a uyuşturucu madde sattığı iddiası bakımından, sanığın tanık Hamza'ya verdiği haplara ilişkin aldırılan Bursa Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesinin 14.07.2016 tarihli kriminal raporuna göre, famotidine etken maddesi içerdiği, mahkemece famotidine etken maddesine ilişkin aldırılan Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesinin 01.02.2023 - 2023/759 karar nolu rapor içeriğine göre, famotidine (famatidin)'in gastointestinal sistem hastalıkları tedavisinde kullanılan ilaç etkin maddesi olduğu, bu etkin maddeyi içeren ilaçların satışının normal reçete ile yapıldığı, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesi kapsamındaki uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden olmadığının bildirildiği anlaşılmış olmakla, sanığın tanık Hamza'ya verdiği hapların uyuşturucu ve uyarıcı madde niteliğinde olmaması sebebiyle sanığın eylemi suç olarak düzenlenmediğinden 30.04.2016 tarihli eylemi hükme esas alınmadığı, her ne kadar sanık hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması talep edilmiş ise de, sanığın 03.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçu sabit ise de, zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için sanığın cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eyleminin bulunması gerekmektedir. Bursa Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesinin 14.07.2016 tarihli raporunda, sanık tarafından verildiği iddia edilen ve 30.04.2016 tarihinde inceleme dışı kullanıcı sanık ...'ın üst aramasında ele geçen famotıdıne içeren 6 adet hapın uyuşturucu madde niteliğinde olmadığının belirtildiği, bu nedenle 30.04.2016 tarihli olayın yukarıda anlatıldığı üzere hükme esas alınmadığı, sanığın tek bir eyleminin olduğu, sanık ...'ın üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1- Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra taksitlerden birinin süresi içerisinde ödenmemesi halinde "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı" yerine “ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen yönteme uygun biçimde infazına,” denilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması, 2- Dosya kapsamına göre, 03.05.2016 tarihli eylemde suç konusu uyuşturucu maddenin araç içerisinde PTT Çamlıca şubesine 190 metre mesafede ele geçirildiği ihtiyarı amacın dışında sanıkların kolluk görevlilerince durdurulmuş olduğu anlaşılmakla, kaldı ki PTT şubesinin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunması, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulları bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2022/402 Esas, 2023/213 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.