11. Hukuk Dairesi 2016/9819 E. , 2018/3312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/12/2015 tarih ve 2013/10-2015/838 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.05.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinleni
**11. Hukuk Dairesi 2016/9819 E. , 2018/3312 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/12/2015 tarih ve 2013/10-2015/838 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.05.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 37.000 DM verdiğini, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bugüne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, davalıların izinsiz mevduat topladıklarını, müvekkili ile davalı şirketler arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek, 37.307,79 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... İht. Paz. ve Tic. A.Ş adlı şirketten 10.08.2000 tarihinde 33.000 DM bedelle ve ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketlerden 19.10.1999 tarihinde 4.000 DM bedelle hisse senedi satın aldığı, ancak bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının şirkete para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığının belirtilmiş olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davacının zararından davalı şirketlerin ve şirket yöneticisinin haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, 33.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden dava tarihindeki kur üzerinden 33.282,95 TL'nin davalılardan tahsili gerektiği, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden ise davacının dava konusu ... Gıda San.Tic. A.Ş’deki payının bir kısmını dava dışı Ahmet İleri'ye devrettiği, yapılan pay devrinin pay defterine kaydedildiği, davacının söz konusu şirketteki ortaklık durumuna -zımni- onay verdiği, davacının ... Gıda Sanayi Tic. A.Ş'deki paylar yönünden ortaklık sıfatını kazandığından ... Gıda Sanayi Tic. A.Ş. yönünden açılan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.08.2000 tarihli hisse devir kabul sözleşmesi ile yapılan sözleşmenin geçersizliği nedeniyle davacıyla davalı .... arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 33.282,95TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'ye ... İhtiyaç Pazar. Mad. Tic. A.Ş, ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Mahkemece verilen ilk kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiştir. İlk kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalılar vekilinin temyizi üzerine karar, eksik araştırma gerekçesiyle bozulmuştur. Bu durumda, bozma ilamı öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Böylece mahkemece, alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken avans faiziyle tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir. 3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalı tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Davacı, 10.08.2000 tarihli 33.000 DM bedelli ve 19.10.1999 tarihli 4.000 DM bedelli hisse senedi devir ve kabul sözleşmelerine dayalı olarak dava açmış olup, mahkemece, 4.000 DM bedelli hisse devir sözleşmesi yönünden, davacının dava konusu payının bir kısmını dava dışı Ahmet İleri'ye devrettiği, bu nedenle davacının şirketteki ortaklık durumuna -zımni- onay verdiği gerekçesiyle, bu bedele ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere ... Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Nitekim mahkemece de taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, olayın haksız fiil olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davacıyla ... Gıda A.Ş arasında yapılan 19.10.1999 tarihli 4.000 DM bedelli ... İhtiyaç Mad. Paz. Tic A.Ş. hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi adlı belgede davacının hisse devraldığının gösterilmesi karşısında, bu belgede belirtilen hisse devirleri yönünden de davacı ile davalı ... İhtiyaç Mad. Paz. Tic A.Ş. arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı kabul edilerek ve davacının ödediği bedeli talep edebileceği ve hisselerin bir kısmını 2000,00 DM karşılığı devrettiği de nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle 19.10.1999 tarihli 4.000 DM bedelli hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi adlı belge yönünden isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA,(3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.