T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1862 - 2025/1325 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1862 KARAR NO : 2025/1325 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/10/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1862 - 2025/1325 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1862 KARAR NO : 2025/1325 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/10/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/136E., 2025/771K. DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 30/12/2025 YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: İhale sonucu taraflar arasında akdedilen cihaz sigortası kapsamında bulunan belirtilen cihazların hasarlandığını, davalının eksik sigortadan bahisle kısmi ödeme yaptığını, oysa Elektronik Cihaz Sigortası Genel Şartları ve Teknik Şartnamenin 9. maddesi gereğince eskime tenzili uygulanmayacağının ve sigorta bedelini geçmeyecek kısmi hasarlarda sigortacının onarımı müteakip fatura bedelini eksiksiz ödeyeceğinin kararlaştırıldığını öne sürerek şimdilik 133.947,21 TL'nin kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini dava etmiş; tefrik nedeniyle verdiği açıklama dilekçesinde 19987 sayılı hasar dosyasında ödenmeyen 2.428,25 TL'nin kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Davalının sorumluluğunun kanun, poliçe, genel ve özel şartlar uyarınca tespit edildiğini, davalının Türk Ticaret Kanununun 1462. maddesindeki eksik sigorta hükmüne göre sorumluluğunun bulunmadığını, hasar dosyasında cihazın onarımının tamamlandığını, hasarlı olduğu iddia edilip onarılan parçalardan biri olan hasarlı kartların teminat dışı bulunduğunu, davalının yaptığı ödeme ile borcunun sona erdiğini, elektronik cihaz sigorta poliçesi kapsamında sigortalının teminat altına alınan elektronik cihazının kullanım kılavuzu ve talimatları uyarınca koruyucu cihaz ve alarm sistemi ile kullanma yükümlülüğünün bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "dava dilekçesinde birden fazla hasar dosyasında ödenmeyen toplam 133.947,21 TL'nin davalıdan alınmasına karar verilmesinin talep edilmesi, ayırma kararından sonra davacı vekilinin açıklama dilekçesinde ayrılan davada 2.428,25 TL'nin davalıdan alınmasının talep ettiğini bildirmesi, dava konusu cihazların sayısının çokluğundan dolayı yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için her bir hasar dosyası ile ilgili davanın ayrı görülmesine karar verilmesi, davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlığın kaynağının aynı sözleşme ve poliçe olması, Yargıtay'ın kayıp-kaçak elektrik bedeline ilişkin davalarda yerleşmiş içtihatlarına göre davanın değerinin kanun yoluna başvurma parasal sınırının altında kalsa bile ortaya çıkan uyuşmazlığın ve verilecek kararın davacı ile davalı arasındaki kuralların tamamı ile ilgili olması, davacı ile davalı arasındaki sözleşme ve poliçelerden doğan ve doğacak uyuşmazlıkları doğrudan etkilemesi dolayısı ile art etkisinin bulunması gerekçeleri ile dava konusunun değeri 1,00 TL bile olsa kanun yolunun açık olması (Memiş, Yusuf, Bütün Yönleriyle Kayı-Kaçak, Terazi Hukuk Dergisi, Sayı 101, 2025, s. 89,90,91), aksinin kabulünün ayırma kararından önceki durumu göre karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma hakkı olan davacı ile davalının mahkememizin ayırma yönündeki takdirine bağlı olarak istinaf kanun yoluna başvurma hakkını olmaması anlamına gelmesi, Anayasa Mahkemesine göre Anayasa’nın 36. maddesi ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü kapsamında olan mahkemelerce verilen hükmün bir başka yargı mercii tarafından denetlenmesini talep etme hakkının ihlali anlamına gelmesi, Anayasa’nın 13. maddesi gereğince hükmün denetlenmesini talep etme hakkına yönelik sınırlamaların kanunla yapılmasının, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun olmasının ve ölçülü olmasının zorunlu olmaları nedenleri ile davanın konusunun miktarına bakılmaksızın karara kaşı istinaf kanun yolunun açık olduğu kabul edilmiş" davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davanın yetkili mahkemede açılmadığı, poliçe kapsamında müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı, eksik sigortada sigorta bedelinin sigorta menfaat değerinin altında kaldığı, sigorta edilen menfaatin kısmen zayi olması halinde sigortacının sigorta bedelinin sigorta ettirilen menfaat değerine olan oranını hesaplamak suretiyle bu oranda indirim yaparak ödemede bulunacağı, taraflar arasındaki teknik şartname içeriğinde ve genel şartların 2. maddesinde eksik sigorta uygulanmayacağına dair bir hüküm bulunmadığı, arabuluculuk ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebep Ve Gerekçe: Dava, elektronik cihaz sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak taleplidir. Ön sorun: Mahkemece verilen kararın miktar itibariyle kesin olup olmadığı, istinafı kabil olup olmadığı değerlendirilmelidir. Kanun koyucu dava değeri itibariyle belirli bir miktarın altında kalan malvarlığına ilişkin uyuşmazlıklarda istinaf kanun yoluna başvurulmasına imkan vermemiştir. Kesinlik sınırına ilişkin hüküm kamu düzenindendir. Kesinlik sınırı davalı yönünden hüküm altına alınan, davacı yönünden reddine karar verilen miktara göre belirlenir. Miktar ve değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesin (HMK 341/2) olup 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 41. maddesi ile belirtilen rakamın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiş ve 04.06.2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik HMK'nin Ek madde 1/2 gereğince, HMK 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür. İstinaf incelemesine konu eldeki karar 7550 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 04.06.2025 tarihinden sonra verilmiş olduğundan kesinlik sınırının tespitinde davanın açıldığı 2024 yılında geçerli olan 28.250 TL esas alınmalıdır. Somut olayda dava dilekçesinde taraflarca akdedilen 2024 Yılı Elektronik Cihaz Sigortası Hizmeti Alımına Ait Sözleşme ve bu sözleşme gereğince düzenlenen poliçe kapsamında kalan, farklı hava limanlarındaki cihazlara ilişkin birden çok hasar dosyası nedeniyle toplam 133.947,21 TL talep edilmiş, mahkemece gerekçe belirtilmeksizin alacak taleplerinin her bir hasar dosyası yönünden tefriki ile ayrı esaslara kaydına karar verilmiş, 19987 sayılı hasar dosyasına ilişkin eksik ödendiği öne sürülen 2.428,25 TL'nin tahsiline ilişkin talep bu esasta incelenmiş, gerekçeli kararda tefrik nedeni cihazların sayıca çokluğu nedeniyle yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesi olarak açıklanmış ve yargılama sonucunda verilen davanın kabulüne dair karar, hüküm altına alınan miktar itibariyle HMK 341 madde gereğince kesinlik sınırının altında ise de, davacının akdedilen sözleşme ve bu sözleşme gereğince düzenlenen poliçe kapsamında yer alan cihazlarda oluşan hasarlara ilişkin olarak, diğer bir deyimle aynı hukuki ilişkiye dayanarak, bir davada talepte bulunmuş olması, uyuşmazlığın temelini teşkil eden eksik sigorta hususunda poliçede yazılı sigorta değerinin esas alınacak olması nedenleriyle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun davaların yığılmasında kesinlik sınırına ilişkin 20.12.2023 tarih, 775/1294 sayılı vb içtihatları da gözetilerek, miktar itibariyle kesinlik sınırının dava dilekçesinde talep edilen toplam alacak miktarına göre belirlenmesi gerektiği, hüküm altına alınan ve reddine karar verilen miktarlar itibariyle istinaf kanun yolunun açık olduğu kabul edilerek, istinaf başvurusunun esası incelenmiştir. Somut olayda arızalanan cihazın sigorta poliçesi ve hasarın sigorta teminatı kapsamında bulunduğu ile hasarın miktarı çekişmesizdir. Davalı tarafça kısmi ödeme yapılmış olup uyuşmazlık eksik sigorta bulunup bulunmadığı ve eksik sigorta hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarındadır. Sigorta değeri sigorta edilen menfaatin değeri iken, poliçede gösterilen sigorta bedeli, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödemekle yükümlü olduğu azami miktarı ifade eder. İlke olarak sigorta bedeli sigorta değerine eşit olmalıdır. Zira sigortanın amacı sigortalının gerçek zararının giderilmesi olup, sigorta hiç bir zaman haksız kazanç vesilesi olmamalıdır. Bununla birlikte, kimi zaman eşitlik ilkesi bozulur. Rizikonun gerçekleştiği tarih itibariyle sigorta bedelinin sigorta değerinden düşük olması halinde eksik sigorta, aksi halde aşkın sigorta söz konusu olur. Sigorta değerinin bilerek ya da hataen düşük gösterilmesi, diğer bir deyimle eksik sigorta halinde eğer tam zayi gerçekleşmiş ise sigortacı sigorta bedelini tam olarak öder. Eğer kısmi hasar sözkonusu ise, sigorta bedelinin sigorta ettirilen menfaate oranı nispetinde ödeme yapılır. Taraflar kısmi hasar durumunda sigorta bedelini aşmamak kaydıyla hasarın tam olarak giderilmesini kararlaştırabilirler. Somut olayda istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede, taraflarca akdedilen 2024 Yılı Elektronik Cihaz Sigortası Hizmeti Alımına Ait Sözleşmenin 8. maddesi gereğince sözleşmenin eki olan Elektronik Cihaz Sigortası Teknik Şartnamesinin (ECSTŞ) 9. maddesinde "...sigorta bedelini geçmeyecek kısmi hasarlarda sigortacı onarımı müteakip fatura bedelinin eksiksiz öder." hükmüne yer verildiği, belirtilen hükmü de içerir biçimde ECSTŞ'nin davalı tarafından düzenlenen poliçeye aynen aktarıldığı, kısmi hasar halinde fatura bedelinin eksiksiz ödeneceği belirlenmekle eksik sigorta hükümlerinin uygulanmayacağının kararlaştırılmış olduğu, yine sigortalının almadığı öne sürülen önlemlere ilişkin risklerin sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış riskler olduğu ve davalı mahkemenin yetkisini istinaf nedeni yapmış ise de, cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmış göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin olarak yatırılmış olduğundan ayrıca harç alınmasına yer olmadığına. 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 30/12/2025 Başkan Üye Üye Katip