Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/537 E. , 2024/2479 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/537 Karar No:2024/2479 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İthalat ve İhracat A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı ile faal
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/537 E. , 2024/2479 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/537 Karar No:2024/2479 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İthalat ve İhracat A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirkete, bayisine ait akaryakıt istasyonunda 04/10/2016 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon sistemine bağlı olmayan tank bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.026.994,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; otomasyon sistemi verilerine göre, davacı şirketin lisanslı bayisinin tank sayısının iki, toplam kapasitesinin 34.500 ton, pompa ve tabanca sayısının dört olduğu, ancak vaziyet planına göre 1 no’lu tankın 20 ton benzin, 2 no’lu tankın 15 ton kurşunsuz benzin, 3 no’lu tankın 35 ton motorin ve 4 no’lu tankın 30 ton motorin kapasiteli olduğu, dolayısıyla vaziyet planına göre lisans sahibine ait akaryakıt istasyonunda toplam akaryakıt depolama kapasitesinin 100 ton olduğu; Diğer taraftan, davacı şirketin lisanslı bayisinin akaryakıt istasyonunda 04/10/2016 tarihinde yapılan denetim neticesinde düzenlenen tutanakta, “İstasyonda beş adet tank kapağının bulunduğu, vaziyet planı incelendiğinde dört adet tankın gösterildiği, ancak otomasyon sistemine iki tankın yansıdığı, istasyon vaziyet planına göre dört no'lu tank içerisinde tahmini yarı seviyede motorin ürünü bulunduğu ve bu tankın otomasyon sistemine yansımadığı” tespitlerine yer verildiği, söz konusu tutanağın davacı şirketin bayisinin yetkilisi tarafından da imzalandığı; Bu durumda, davacı şirketin lisanslı bayisine ait istasyondaki akaryakıt alım satım hareketlerini otomasyon sistemi aracılığıyla etkin biçimde izlemediği, otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmasını sağlayacak gerekli tedbirleri almadığı ve söz konusu istasyonda otomasyon sistemine bağlı olmayan tank bulunmasına rağmen bayinin bayilik faaliyetine devam ettiği, dağıtıcı lisansı sahipleri bayilerinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı işletilmesinden sorumlu olduğu halde davacı şirketin bu yükümlülüklerini yerine getirmediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 14/02/2019 tarih ve 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32. maddesiyle değişik 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde idari para cezalarına getirilen asgari ceza oranları yükseltildiğinden bu hususun davacının lehine olmadığı, ayrıca mevzuata aykırı davranılması halinde Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller için aykırılığın giderilmesi, aksi halde hakkında geçici durdurma yapılabileceğinin ihtar edileceğine ilişkin düzenleme lehe olmakla birlikte 14/03/2019 tarih ve 8487-3 sayılı Kurul kararında davacının fiilinin düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayılmadığı, kaldı ki 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. madde uyarınca bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Kurulca verilmiş olan idari para cezaları yönünden ihtar yapılmasının da mümkün olmadığı belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu idari para cezasının soruşturma zaman aşımına uğradığı, söz konusu cezanın suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu ve cezanın ölçüsüz olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idari para cezası uygulanan kişiler yönünden 5015 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idarî para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usûl izleneceği öngörülmüş; ikinci fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idarî para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verilmiştir. Söz konusu Geçici maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idarî para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış olmakla birlikte, yeni düzenlemede yer alan ihtar müessesesi lehe kanun niteliğinde olduğundan, yargı aşamasındaki idarî para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin belirtilen kişiler hakkında da uygulanması gerektiği açıktır. Ancak, otomasyon sistemine bağlı olmayan tank bulundurulması fiili gerek 14/03/2019 tarih ve 8487-3 sayılı gerekse 20/05/2021 tarih ve 10222-22 sayılı Kurul kararlarıyla belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılmamıştır. Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile usul ve hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında yer verilen 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. madde uyarınca ihtarın yalnızca maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş fiiller bakımından uygulanabileceği yönündeki gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakla birlikte, davacının fiilinin "niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller" arasında sayılmadığı ve söz konusu fiil sübuta erdiğinden dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 30/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.