11. Hukuk Dairesi 2010/5506 E. , 2010/9734 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.02.2010 tarih ve 2009/585-2010/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2010 gününde davacı asil ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada ha…
**11. Hukuk Dairesi 2010/5506 E. , 2010/9734 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.02.2010 tarih ve 2009/585-2010/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2010 gününde davacı asil ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, Essen Eyalet Mahkemesi’nin 12.01.2006 tarih 120244/05 sayılı kararı ile (421.690,54)Euro’nun temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini ileri sürerek, anılan kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Dairemize ait 22.05.2009 tarihli ilama dayanılarak, davacının temyiz aşamasında yabancı mahkeme kararının davalıya tebliğ edildiğine dair belgeler sunup bu usulü eksikliği giderdiği, dolayısıyla anılan kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, tenfize konu kararda davacının dolandırıldığı iddia edilse de kararda da kabul edildiği gibi yatırım anlaşması imzalandığı, davacının davalı şirketin ortağı olduğu, TTK.’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi ortakların sermayelerini geri isteyemeyeceği, Türkiye’de açılan benzer davaların da aynı gerekçelerle reddedildiği, yurt dışında yaşayan aynı şartlardaki ortakların aldığı yabancı mahkeme kararlarının tenfizinin kabulü halinde T.C.Anayasası’nın 10/3. maddesinde düzenlenen kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı bir durumun ortaya çıkacağı, bunun da mali yapıyı bozup kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturacağı, ayrıca hisselerin halen davacının elinde olduğundan mükerrer tahsile neden olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraflar temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan 2675 sayılı MÖHUK.’nun 38. maddesinin (c) bendi uyarınca, yabancı mahkeme hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.