11. Hukuk Dairesi 2024/4223 E. , 2025/2496 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak ince…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4223 E. , 2025/2496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkette genel müdür olarak olarak görev yapmış olan davalı ...’ın müvekkilinin Türkiye’de tek yetkili (münhasır) distribütörlüğünü yaptığı ... şirketini rakip firmalar ile müvekkilinden gizli şekilde görüştürdüğünü, daha sonra ... firması ile çalışmaya başladığını, davalının müvekkili şirketin müşteri portföyünü ele geçirdiğini, eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, men'ini ve portföy tazminatına ilişkin olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı şirkete 29.03.2013 tarihinde 5 yıllığına genel müdür olarak atandığını, müvekkilinin genel müdürlük vasfının uluslararası boyutta olduğunu ve çalıştığı davacı Şirket nezdinde 1 yıl içerisinde şirketin cirosunu ikiye katladığını, davalının şirketi bu duruma getirir iken kendisinin müşteri portföyünü kullandığını, davacının, müvekkilinin iş akdini haksız yere feshetmesinden 2 yıldan fazla zaman geçtikten sonra müvekkilinin Türkiye’deki başarılarından dolayı kendisini tanıyan ... firması ile anlaştığını, haksız fesih nedeni ile İş Mahkemesinde açılan davanın derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yapılmış rekabet yasağı kaydı içeren herhangi bir sözleşme olmadığı, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacı şirketi maddi yönden zarara uğrattığı iddiasını kanıtlayan delil sunulmadığı, davacının haksız rekabet iddiasının davalının iş akdinin sona ermesinden sonraki döneme ait olduğu, davalının iş akdinin bu gerekçe ile haklı nedenle feshine yönelik olarak İş mahkemesi dosyasında da herhangi bir delil bulunmadığı, davalının genel müdürlük görevinin sona ermesinden sona davacının brüt satışlarının düştüğü sabit ise de davalının haksız eylemi ile zarar olgusu arasında illiyet bağını kesin olarak ortaya koyan deliller bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF