2. Ceza Dairesi 2023/17516 E. , 2023/4115 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/375 E., 2015/602 K. ... SUÇLAR : Nitelikli mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma A.Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun
**2. Ceza Dairesi 2023/17516 E. , 2023/4115 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/375 E., 2015/602 K. ... SUÇLAR : Nitelikli mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma A.Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2-4. maddesinde tanımlanan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, 11.12.2014 olan sorgu tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması nedeniyle, Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/375 E., 2015/602 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, B. Nitelikli Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık Müdafî İle Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2014 tarih ve 2014/1319 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın olay gecesi itfaiye araçlarından bir miktar mazot çaldıktan sonra ... Mahallesi ve çevresindeki katılan ve şikâyetçilere ait eşyalara yakarak zarar verdiği ve bu şekilde üzerine atılı nitelikli mala zarar verme suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 152/2-a. maddeleri gereğince 6 kez cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/375 Esas, 2015/602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 152/2-a, 43/1, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 3. Hükümlerin, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ve sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2021/11601 Esas, 2022/8085 Karar sayılı ilâmı ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2022 tarih ve KD-2016/103786 sayılı itirazı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.01.2023 tarihli ve 2022/6-423 Esas, 2023/17 Karar sayılı kararı ile itirazın kabûlüne, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2021/11601 Esas, 2022/8085 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin süreden reddine, dosyanın, sanık müdafisi ile katılan ... vekilinin temyiz taleplerine ilişkin inceleme yapılması amacıyla Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın mala zarar verme suçu yönünden kastının olmadığına, şikayetçilerden 5 tanesinin zararının giderildiğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaat halinde ise teşdiden hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, eylemlerin ikisi dışındaki olaylarda sanığın bağlantısının tespit edilemediğine ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir. 2.Katılan ... vekilinin temyiz istemi; meydana gelen olayın tek bir eylem ile oluşmasının hayatın akışına aykırı olduğuna, yangın çıkan noktaların birbirinden tutuşmayacak kadar uzak mesafede olduğuna, hepsinin ayrı suç olarak kabûlü gerektiğine, sanığın meydana gelen zararlarını gidermediğine ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın olay gecesi saat 02.40 sıralarında itfaiye araçlarından bir miktar mazot aldıktan sonra alkolün de etkisi ile ... Mahallesi ve çevresindeki katılan ve şikâyetçilere ait eşyalara yakarak zarar verdiği, her ne kadar sanık hakkında yakarak mala zarar verme suçundan her bir şikâyetçiye karşı (6 kere) ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu dava açılmış ise de sanığın eylemini aynı zaman dilimi içerisinde ve aynı kasıtla işlendiği anlaşıldığından tek bir cezaya hükmedilerek sanığın cezasında zincirleme suç hükmü gereğince artırım yapılması gerektiği, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Sanığın kısmî ikrara yönelik beyanları, Olay Yeri İnceleme Raporu, Değer Tespit Tutanakları, 07.07.2014 tarihli ekspertiz Raporu, 09.07.2014 tarhli Ekspertiz raporu, 14.06.2014 Tarihli Tutanaklar dosya içerisinde mevcuttur. IV. GEREKÇE Olay tarihinde gece saat 02.40 sıralarında ... Mah. ... Caddesi üzerinde ve yakın çevresinde farklı noktalarda yangın olaylarının meydana geldiği, yangın olaylarının gerçekleştiği saatlerden kısa bir süre önce Ödemiş İtfaiye kurumundaki itfaiye araçlarından bir miktar mazotun çalındığının anlaşıldığı, yapılan inceleme ve araştırma neticesinde bahse konu mazotu sanık ...'in aldığının tespit edildiği, olay yerlerinde araştırma yapan kolluk görevlilerinin sanığı olay yeri yakınlarından aracıyla geçerken yakaladıkları, olay yerlerinde yapılan inceleme neticesinde itfaiye araçlarının bulunduğu arazide ve katılan ...'e ait yangın çıkan işyerinin hemen önünde sarı renkli boya benzeri maddenin tespit edildiği, aynı şekilde benzer boya maddesinin olaydan bir müddet sonra yakalanan sanığın ayakkabısında da görülmesi üzerine alınan ekspertiz raporunda sanığa ait ayakkabı ve katılan ...'in işyerindeki boya numunesinin benzer kimyasal ve fiziksel yapıda olduğunun tespit edildiği, yine itfaiye araçlarının bulunduğu hortumdan alınan svap ve şikâyetçi ...'in tarlasından elde edilen sigara izmaritleri üzerindeki DNA profilinin sanığın DNA'sı ile geneotipik olarak uyumlu olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinin 1. fıkrasına göre hakim, somut olayda; bu fıkrada yedi bent halinde sayılan hususları ve aynı Kanun'un 3. maddesinin 1.fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeleri gözönünde bulundurarak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. Cezanın iki sınır arasında tayin ve takdiri mahkemenin yetkisi içinde ise de, hakim bu takdir hakkını adalet ve nesafet kuralları ile sınırlı olarak kullanmalıdır. Somut olayda da Mahkemece suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın güttüğü amaç ve saiki nedeniyle temel cezadan uzaklaşıldığına dair gerekçesinin yerinde ve yeterli olduğu anlaşılmakla, hükümde alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininde hukuka aykırılık bulunmamış; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiî ve katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ; 1.Oluşa ve dosya içeriğine göre, suça konu eşyaların bulundukları yer, aralarındaki mesafe ve mağdurlarının farklı kişiler olduğu dikkate alındığında, olay gecesi sanığın, her bir şikâyetçiye yönelik farklı eylem ve kast altında nitelikli mala zarar verme suçunu işlediği gözetilmeden sanık hakkında, katılan ... ile şikâyetçiler ..., ..., ..., ..., ...’e yönelik 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 152/2-a maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, 2.Şikâyetçiler ..., ..., ..., ...'un duruşmadaki beyanlarında zararlarının karşılanmış olduğunu belirtmeleri karşısında; şikâyetçiler ..., ..., ..., ...'un zararlarının tam olarak ne zaman giderildiği sorularak sonucuna göre, kovuşturma başlamadan önce zarar giderilmişse 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi, kovuşturma başladıktan sonra zarar giderilmişse aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Sanığın şikâyetçilerin zararını gidermek istediğini belirtmesi ve şikâyetçi ...’in de duruşmada zarar talebinin olmadığını bildirmesi karşısında; sanık hakkında şikâyetçi ...’e yönelik eylemine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tevdi mahalli tayin edilerek sonucuna göre tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/375 Esas, 2015/602 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafî ve katılan ... vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, bozma sonrası şikâyetçiler ..., ..., ..., ..., ...’e yönelik kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.