11. Hukuk Dairesi 2012/11370 E. , 2012/14491 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2012 tarih ve 2011/246-2012/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2012/11370 E. , 2012/14491 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2012 tarih ve 2011/246-2012/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı şirketin 2001-2002 yıllarına ait 31.01.2006 günlü olağan genel kurul toplantısının yetkisiz yönetim kurulu üyelerince yapıldığını, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 Esas 2003/915 K. sayılı ile kesinleşmiş kararıyla ortaklıkları tespit edilen kişilerin hazırun cetveline kaydedilmeyerek oy haklarının kullandırılmadığını, şirket merkezinin Ankara olmasına rağmen toplantının İstanbul'da yapıldığını, şirkete ait taşınmazların satışı için yönetime yetki verildiğini ileri sürerek, 31.01.2006 tarihli genel kurulun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket yönetim kurulu üyesi gerçek kişiler vekilleri, pay defterinde paydaşların tamamının sahip oldukları paylar oranında genel kurula iştirak ettiklerini, sahipsiz pay bulunmadığını, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi kararının icrası mümkün olmayan bir karar olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Davalı şirket vekili, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 Esas sayılı kararının bir tespit içerdiğini, mahkemece davacının pay defterine adının tesciline, hangi paydaşın payının iptali ile onun yerine davacının isminin kaydedilmesi gerektiğine karar verilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.