7. Hukuk Dairesi 2010/6082 E. , 2011/3867 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 118 ada 63 parsel sayılı 2.898,84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ... adına tespit edilmiş
**7. Hukuk Dairesi 2010/6082 E. , 2011/3867 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 118 ada 63 parsel sayılı 2.898,84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak 118 ada 63 parsel sayılı taşınmazın davalı ... ... ile kendisi adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece davacı ... ...’nin 118 ada 63 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının kabulüne, taşınmazın tespitinin iptaliyle uzman bilirkişinin 20.10.2009 havale tarihli rapor ve eki krokisinde (A) harfiyle gösterilen 1.449,80 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı ... ..., (B) harfiyle gösterilen 1.449,04 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 118 ada 63 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ... ... ...’den kaldığı, ölümünden sonra mirasçılar arasında usulüne uygun paylaşmanın yapıldığı, dava ve temyize konu taşınmazın davacı ... ... ile davalı ... ...’ye kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuşsa da; mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava ve temyize konu 118 ada 63 parsel sayılı taşınmazın Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, taraflar da yargılama sırasında bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Dava ve temyize konu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ... ... ...’den kaldığı, ölümünden sonra mirasçıları arasında usulüne uygun paylaşmanın yapıldığı tarafların da kabulündedir. Ne var ki; tespit tutanağı içeriğine göre taşınmazın paylaşmada davalının babası ...'ya isabet ettiği, bağışlama ile de davalıya intikal ettiği belirlendiği halde davacı taşınmazın paylaşmada davalının babası ... ile kendisine isabet ettiğini iddia ettiğine göre somut olayda kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, bir yerel bilirkişi dinlenilmiş, tesbitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde tutanak bilirkişileri taşınmaz başında dinlenilmemiş, ayrıca tanık da dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan tanıklarını liste halinde dava dosyasına ibraz etmeleri istenilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen, el verdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterdikleri tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, paylaşmanın nasıl yapıldığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, tutanak içeriği dikkate alınarak yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ... ...’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 07.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.