16. Ceza Dairesi 2019/5280 E. , 2019/5147 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Terörizmin finansmanı Hüküm : TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet ..., ... ve ... müdafiileri ile sanıklar ... ve .... Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanun ile değişik 8. maddesi…
**16. Ceza Dairesi 2019/5280 E. , 2019/5147 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Terörizmin finansmanı Hüküm : TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet ..., ... ve ... müdafiileri ile sanıklar ... ve .... Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanun ile değişik 8. maddesi delaletiyle TCK’nın 314/2. maddesinin ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6415 sayılı Kanunun 4. maddesinin ayrı ayrı somut olaya uygulanıp, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanun belirlendikten sonra durumun denetime açık şekilde gerekçeye yansıtılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kararın gerekçe kısmında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6415 sayılı Kanunun daha lehe olduğu değerlendirilerek sanıkların eylemlerinin 6415 sayılı Kanunun 4. maddesinde tanımlanan terörizmin finansmanı suçunu oluşturduğu kabul edilmesine karşın sanıklar hakkında TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle 314/2. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması, 3-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanıklar ..., ... ve ... ile ilgili olarak; Ceza muhakemesi hukukunda savunmanın ayrılmaz parçası olan “müdafilik” kavramı üzerinde durmak gerekecektir. Müdafi; şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı ifade eder (CMK m. 2/1-c). Müdafilik ihtiyari veya zorunlu olabilir. 1412 sayılı sayılı CMUK, kişisel savunmada kural olarak isteğe bağlı/ihtiyari müdafilik sistemini benimsemiş, sınırlı hallerde ise kişilerin kendilerini yeterince savunamayacakları ve kamusal bir kurum olan savunmanın zaafa uğrayacağı kabulünden hareketle zorunlu müdafilik sitemini getirmiştir. 5271 sayılı CMK ise zorunlu müdafilik sistemini, istisna olmaktan çıkararak adeta kural haline getirecek şekilde genişletmiştir(C.G.K. 17/12/2009 t. 2008/1-172 E. 2009/26 K.). Şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafinin yardımından yararlanabilir. Müdafiiyi kendisi ya da kanuni temsilcisi seçebilir. Müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. Bu haller isteğe bağlı müdafiliktir. Kanunumuz bazı hallerde ise zorunlu müdafiliği benimsemiştir. Bu durum Ceza Genel Kurulunun gündemine birçok kez gelmiştir. Ayrıntıları Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2016 tarih ve 2016/17-939, 2016/465 sayılı kararında açıklandığı üzere; “1412 sayılı CMUK, kişisel savunmada kural olarak ihtiyari müdafilik sistemini benimsemiş ve sınırlı bazı hallerde zorunlu müdafilik sistemini getirmişken; 5271 sayılı CMK zorunlu müdafilik sistemini, önemli ölçüde genişletmiştir.