2. Ceza Dairesi 2021/6762 E. , 2022/20255 K. MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak; 1. Müştekinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, motosikleti ikametinin önüne, direksiyon kilidinden kilitleyerek park ettiğini beyan ettiği, 14.05.2015 tarihli görgü ve tespit tutanağına göre müştekinin ikametinin giriş kapısı önünün kaldırım olduğu ve sok…
**2. Ceza Dairesi 2021/6762 E. , 2022/20255 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak; 1. Müştekinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, motosikleti ikametinin önüne, direksiyon kilidinden kilitleyerek park ettiğini beyan ettiği, 14.05.2015 tarihli görgü ve tespit tutanağına göre müştekinin ikametinin giriş kapısı önünün kaldırım olduğu ve sokağa baktığının belirlendiği, dosya içerisinde olay yeri inceleme tutanağının ve olay yeri krokisinin bulunmadığının, mahkemece de bu husus araştırılmadan suçun 5237 TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulü ile hüküm tesis edildiğinin anlaşılması karşısında; suça konu motosikletin park halindeyken çalındığı yerin binanın eklentisi olup olmadığı keşif yapılarak açıklığa kavuşturulduktan sonra suça konu yerin, ikametin eklentisi olması halinde suça sürüklenen çocukların eyleminin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı ve ayrıca TCK’nın 116. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçundan dava açılması gerekeceği, aksi halde ise aynı Kanun’un 142/1-e. maddesiyle uygulama yapılması gerektiği gözetilerek, bu yönde araştırma yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. 28.07.2015 tarihli yakalama, muhafaza altına alma, tespit ve teslim tutanağına göre, 27.07.2015 günü plakasız motosiklet kullanan suça sürüklenen çocuk ...’ın yaşanan kovalamaca neticesinde yakalandığı, ele geçen plakasız motosikletin çalıntı olduğunun tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğa yakın zamanda yaşanan motosiklet hırsızlığı olayları sorulması neticesinde, Şafak’ın diğer suça sürüklenen çocuklar... ile bir kısım olaylara karıştıklarını ve suça sürüklenen çocuk ...’ın, çaldıkları bir motosikleti tamirciye bıraktığını ikrar ettiği, suça sürüklenen çocuk ...’ın tamir amacıyla motosikleti bıraktığı tamirciyi kolluk görevlilerine göstermesi neticesinde, müştekiye ait motosikletin ele geçtiği, ancak üzerinde plakası olmayan ve hasarlı olan motosikletin bu hali ile müştekiye iade edildiği olayda, suça sürüklenen çocukların atılı suçu ikrar ederek müştekiye hasarlı bir şekilde motosikletin iadesinin sağlaması ve kısmi iadenin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı müştekiden sorulup sonucuna göre suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Müştekinin 17.12.2015 tarihli celsede, suça sürüklenen çocuk ...'ın babası tarafından, zararının 1/3 oranına tekabül eden 300 TL. yi teslim alması nedeniyle suça sürüklenen çocuk ... hakkında kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterdiği, ancak suça konu motosikletin soruşturma aşamasında hasarlı bir şekilde müştekiye iade edilmesi nedeniyle, soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade kapsamında, hırsızlık suçundan kurulan hükümde, TCK'nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk ... hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, 4. Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk ...’na zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla müdafii huzurunda savunması alınmadan hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiileri ile suça sürüklenen çocuk ...’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.