11. Hukuk Dairesi 2011/15133 E. , 2012/21082 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/05/2011 tarih ve 2010/331-2011/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2011/15133 E. , 2012/21082 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/05/2011 tarih ve 2010/331-2011/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olduğunu, ...'nun Türkçe bilmeyen hissedarlara boş olarak imzalattığı geçersiz yetki belgelerine dayanarak bilgi vermeden, ilan ve çağrı da bulunmadan 21.10.2009 tarihinde Olağan Genel Kurul Toplantısı'nı yaptığını, alınan kararların müvekkilinin şahsi ve müteselsil sorumluluğuna yol açabileceğini, toplantıdaki tüm kararların A Grubu hissedarların iradesinin aksi yönde olup, o tarihteki istek ve iradelerini hiçe saydığını, toplantı öncesi ve sırasında ana sözleşmeyle oluşturulmuş A ve B hisse grupları mevcut bulunduğu halde imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu toplantılarının yapılmadığını, anılan genel kurulda sermaye artışına gidildiğini, ancak sermaye artırımı için gerekli koşulların yerine getirilmediğini, ...'nun kendi ibrasında oy kullandığını, TTK'nun 374. madde gereğince kendi ibrasında asaleten ya da vekaleten oy kullanamayacağını, yönetim kurulu üyelerinin ve denetçinin 3 yıl görev süresi için seçildiğini, fakat ana sözleşmeye göre yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin bir yıllık görev süresi için seçilebileceğini ileri sürerek, öncelikle davalı şirketin 21.10.2009 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının ve bu toplantıda alınmış kararların yoklukla malul olduğunun tespitini, kabul edilmeyecek olursa sermaye arttırım kararının, kendi kullandığı oylarla kendi kendisini ibra eden yönetim kurulu üyesi ...'nu ibrası hakkındaki kararın, 1 yıl yerine 3 yıl için seçim yapılmış olması nedeniyle yönetim kurulu ve denetçi seçimi hakkındaki kararların bütün sonuçlarıyla birlikte hükmen iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, genel kurul kararlarının iptal davası için 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığını, yönetim kurulu üye sıfatıyla dava açabilme için genel kurul kararlarının uygulanmasının davacı olarak kişisel sorumluluklarına yol açması koşuluna bağlı olduğunu, alınan kararların davacının kişisel sorumluluğuna yönelik olmadığını, rapor doğrultusunda mali durum gereği sermaye arttırışına gidildiğini, raporun da hatalı olduğuna dair iddiasının bulunmadığını, ...'nun ibrasında kendi ibrasında oy kullanmadığını, tacir olan paydaşların boş kağıda imza atılmaması gerektiğini bilebilecek olduklarını, davanın sadece kendisiyle ilgili işlemlerden dolayı iddiada bulunabileceğini, paydaşlar adına iddiada bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının davalı şirket hissedarı olmayıp, tüzel kişiliği temsilen seçilen yönetim kurulu üyesi olduğu ve bu sıfatla dava açtığı, dolayısıyla genel kurulda alınan kararlar nedeniyle doğabilecek şahsi sorumluluklarının neler olduğunu somut bir biçimde ortaya koyması gerektiği, ortakların yetki belgelerini boş olarak imzalayıp ...'na verdiği iddiasında beyaza imza iddiasını ileri süren şahsın bu iddiasının HUMK'nun 290. maddesi uyarınca ispat etmesi gerektiği, bu anlamda delil bulunmadığı, ...'nun kendi ibrası ile ilgili olarak toplantı tutanağında “yönetim kurulu üyelerinin her biri kendi ibralarında sahip oldukları paylardan doğan oy haklarını kullanmayarak toplantıya katılan diğer ortakların oylarıyla ayrı ayrı ibra edilmişlerdir” olup, kendi ibrasında oy kullanmaktan yoksun olan ...'nun vekil olarak oy kullanabileceği, davalı şirkette sermaye arttırımının gerekli olduğu, davalı şirkette imtiyazlı hisse bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin imtiyazlı pay sahipleri genel kurul toplantısı yapılmadığı yönündeki iddiasının dayanaksız kaldığı, şirket ana sözleşmesinde yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin bir yıl süre ile seçilebileceğinin düzenlendiği ancak genel kurulda alınan kararın ana sözleşmeye aykırı olmakla birlikte yasaya uygun olup, bu durumun genel kuruluna katılıp gerekçesini belirterek olumsuz oy kullanan hissedarlara iptal davası açma hakkı vereceği, kararın yoklukla malul olmasının söz konusu olmayacağı, hissedar olmayan olmayan davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifa ederek sorumluluğunu kaldırmasının mümkün bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-TTK.368. maddede anonim şirket genel kurul toplantısına davetin şekli belirlenmiştir. Ancak, TTK'nun 370. maddesindeki koşullar gerçekleştiğinde, TTK'nun 368. maddesindeki çağrı merasimine riayet etmeksizin genel kurul toplanabilir. Dava konusu genel kurulun TTK.'nun 370. maddesi gereğince toplanıp, kararların alındığı anlaşılmakta olup, TTK.'nun 370. maddesi uyarınca temsilcilerin de genel kurul toplantısında bulunması yeterli ise de, Komiserler Yönetmeliği 22. maddesine göre genel kurul toplantısına vekaleten katılıp oy kullananların vekaletnamelerinde bulunması gereken unsurlar ve geçerlik süresi belirtilmiştir. Komiserler Yönetmeliği 23/1-2. fıkraları “Vekaletnamede; şirketin unvanı, ait olduğu genel kurul toplantısının tarihi, vekilin adı soyadı, pay sahibinin pay adedi ile adı soyadı veya unvanı ve imzasının bulunması şarttır. Bu bilgilerden herhangi biri bulunmayan özel veya genel vekaletnameler geçersizdir. Vekaletnameler ait olduğu toplantı ve hukuken bunun devamı sayılan genel kurul toplantısı için geçerlidir” hükmünü haizdir. Mahkemece TTK.'nun 370. maddesine göre toplanan genel kurulda vekaleten oy kullanan “Timo Matthias Herbrand, Kent Stephen Hahne, Vapiano Operations Limited'in” vekaletnamelerinin Komiserler Yönetmeliği 23. maddesine uygun olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmiştir. Oysa dosyada bulunan dava konusu genel kurulda kullanılan vekaletnamelerin Komiserler Yönetmeliği 23. maddedeki unsurlar içermediği, genel kurul toplantı tarihinin belirtilmediği ve geçerlilik süresinin de bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararlar batıl olup geçersizdir. Bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.